Konya BAM 5. Hukuk Dairesi tarafından, geçersiz taşınmaz satış vaadi sözleşmesi kaynaklı sebepsiz zenginleşme davasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi ara kararının istinaf yoluyla incelenmesi sonucu verilen karar.
Özet: Geçersiz taşınmaz satış vaadi sözleşmesi nedeniyle yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi talebiyle açılan alacak davasında davacı, taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir konulmasını istemiş, ilk derece mahkemesi hukuki nitelemenin alacak davası olduğunu ve ihtiyati haciz talep edilmesi gerektiğini, ayrıca ticari defterlerin incelenmeden verilecek kararın davalıya telafisi imkansız zararlar verebileceğini belirterek tedbir talebini reddetmiştir; davacı vekili ise mevcut sözleşme ve ödeme dekontlarının yaklaşık ispat sağladığını ileri sürerek bu ret kararına istinaf yoluyla itiraz etmiştir.

T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 29/04/2026
NUMARASI : ... Esas
DAVACI : ........
VEKİLLERİ : Av..... Av.....
DAVALI : ........
VEKİLİ : Av.....
DAVANIN KONUSU: Sebepsiz Zenginleşmeden Kaynaklanan Alacak
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 13/07/2026
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 13/07/2026
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle,davacı şirket ile davalı arasında 19/10/2023 tarihli adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu Konya ili Karatay ilçesi ........ Mahallesi ... ada ... parseldeki taşınmaz bedelinin 7.000.000,00 TL olarak belirlendiğini ve davacı tarafından 17/01/2024 tarihinde 500.000,00 TL, 30/01/2024 tarihinde 600.000,00 TL, 31/01/2024 tarihinde 150.000,00 TL, 08/08/2024 tarihinde 600.000,00 TL ve 07/10/2024 tarihinde 650.000,00 TL olmak üzere toplam 2.500.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalının bir süre inşaata devam ettikten sonra faaliyetleri durdurduğunu ve edimlerini yerine getirmeyeceğinin anlaşıldığını, yapılan görüşmelerden sonuç alınamadığını, 31/01/2026 tarihinde yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri ile denkleştirici adalet ilkesi kapsamında iadesi gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak zenginleştiğini, taşınmazın üçüncü kişilere devredilerek mal kaçırma ihtimali bulunduğunu ileri sürerek, dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazın devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.500.000,00 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.
İlk derece mahkemesi 29/04/2026 tarihli ara kararında,"...6100 sayılı HMK’nun 33. maddesine göre hâkim, Türk hukukunu resen uygulayacaktır. Maddedeki “Türk hukuku” terimi kanunların yanı sıra mevzuat ile örf ve adet hukukunu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri de kapsamaktadır. Davacı, dava nedenini yani dayandığı olayları bildirmekle yetinir. Bu olaylara uygulanacak hukuk kurallarını bulmak ve uygulamak, başka bir söyleyişle bu olayların hukuksal niteliğini ve nedenini tayin etmek Türk yasalarını kendiliğinden (re’sen) uygulamakla yükümlü olan (HMK.33) hakime aittir.
Tüm bu anlatılara istinaden; davacının davalının taşınır, taşınmaz ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İhtiyat-i Tedbir kararı verilmesini talep ettiği dava konusunun alacak olduğu, tedbirin dava konusu üzerinde verilebileceği böylece Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 33 gereği yapılan değerlendirmede davacının ancak İhtiyat-i Haciz talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Somut olayda; tarafların tacir oldukları, yapılan ödeme dekontları yönünden ancak defterlerin incelenmesi sonucunda değerlendirme yapılabilecek olup verilecek olan ihtiyati haciz kararının bu aşamada davalı yönünden telafisi imkansız zararlara sebebiyet verebileceği değerlendirilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davacı tarafın İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, yerel mahkemenin hukuki değerlendirmede bulunurken ticari defterleri diğer tüm delillerin önüne geçirdiğini ve ödeme dekontlarını ve diğer delilleri göz ardı ettiğini, ticari defterlerde diğer deliller gibi değerlendirilmesi gerektiğini, ticari defterlerin henüz dosyaya ibraz edilmemiş olmasının tek başına ihtiyati haciz talebimizin reddi için yeterli olmadığını, dosya kapsamında mevcut olan sözleşme ve bu sözleşmeye atıf yapılarak yapılan ödemelere ilişkin sunulan banka dekontlarının davayı yaklaşık olarak ispat ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin29/04/2026 tarihli ara kararının kaldırılmasını ve yeniden karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; geçersiz satım sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesine yönelik alacak, talep ise ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
HMK 389.maddesinde "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıdaki madde metninden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbir konusunun dava konusu uyuşmazlık olduğu görülmektedir. Bu nedenle ancak dava konusu uyuşmazlık hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmektedir.
Somut olayda ; davada talebin taşınmazın aynına ilişkin değil ödenen bedelin iadesi istemine ilişkin olduğu, taşınmaz aynına ilişkin bir talep söz konusu değil iken, başka bir ifadeyle taşınmaz aynı uyuşmazlık konusu değil iken para alacağı istemli davada taşınmazın devrine dair ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, bu haliyle mahkemesince tedbir talebinin reddine ilişkin verilen ara kararın yerinde olduğu, muterizin iddiasının aksine ihtiyati tedbir talebinin taleple bağlılık ilkesi gereği ihtiyati haciz talebi olarak da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Dosya kapsamından, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verdiği 29/04/2026 tarihli ara karar ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen 29/04/2026 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf karar tebliğ işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 13/07/2026
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸