Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda olağan dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kanun yararına bozma başvurusu üzerine kamu davasının düşürülmesine ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Yargıtay, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi üzerine, bir asliye ceza mahkemesinin trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verdiği mahkumiyet kararını incelemiş ve sanığın ilk mahkumiyet hükmünün ardından yeniden yargılama devam ederken 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğunu tespit ederek, kamu davasının düşmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulmasını hukuka aykırı bulmuş; bu nedenle ilgili kararı bozarak sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine hükmetmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/8632 E.  ,  2026/3725 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2023/64 E., 2024/636 K.
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/154 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3, 62/1. maddeleri uyarınca hükmedilen 25 gün hapis cezasının, aynı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 15.12.2022 tarihli ve 2020/7625 Esas ve 2022/10065 Karar sayılı kararı ile bozulması nedeniyle yeniden yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 179/3, 62/1, 251/3, 50. maddeleri uyarınca 360,00 TL adli para cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca, 04.12.2025 tarihli ve 94660652-105-34-2345-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19409 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.03.2024 tarihli ve KYB-2024/19409 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
''Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179/3 maddesi kapsamında sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl ve olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olacağı, suç tarihinin 14.12.2014 olduğu, sanığın savunmasının 02.06.2016 tarihinde alındığı, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2015/154 esas, 2016/287 sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün sanığın üzerine atılı suçlar yönünden zamanaşımı süresini kesen son sebep olduğu, Yargıtay bozma ilamı sonrasında yargılamaya devam edilerek İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli karara kadar geçen sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.''
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı TCK'nın 179/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğu aynı Kanun'un 67/3.maddesinde dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemesi gerektiğinin belirtildiği, sanığın İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/154 Esas sırasında kayden yapılan yargılaması sırasında 02.06.2016 tarihinde mahkûmiyet hükmünün kurulması ile zamanaşımının kesildiği, zamanaşımını kesen başka sebep bulunmadığı, 02.06.2024 tarihi itibariyle dosyada, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşıldığı, Yargıtay bozma ilâmı sonrasında yargılamaya devam edilerek İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli karara kadar 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, dosya içeriği itibariyle de, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d. maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2024 tarihli ve 2023/64 Esas, 2023/636 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi delâletiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, İstanbul Anadolu 59. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.