Yargıtay, belediyeye imar planında lise alanı olarak şartlı bağışlanan taşınmazın amacı dışında kullanılmaması üzerine bağıştan rücu kararını onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, davacının imar planındaki amacına uygun kullanılmak şartıyla davalı belediyesine bağışladığı taşınmazın uzun süre boş bırakılması ve bağış amacına uygun kullanılmaması nedeniyle açılan bağıştan rücu ile tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin bağıştan rücu şartlarının oluştuğu, davanın süresinde açıldığı ve idarece taşınmaz hakkında herhangi bir plan değişikliği yapılmadığı gerekçesiyle verdiği kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/461 E., 2025/1913 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/516 E., 2023/455 K.Dava, bağıştan rücu hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Davacı; dava konusu 41 51... parsel sayılı taşınmazdaki payını imar planındaki amacına uygun kullanılmak şartıyla davalı Belediyeye bağış suretiyle devrettiğini ancak aradan geçen zamanda davalının taşınmazda bağış amacına uygun hiçbir işlem yapmadığını ve taşınmazın boş bırakıldığını, bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tescilini talep etmiştir.Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, taşınmazın kayıtsız ve şartsız olarak hibe edildiğini, taşınmazın imar planında lise alanı olarak gösterildiğini ve plandaki amacına aykırı kullanılmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın imar planındaki amacı doğrultusunda kullanılması şartıyla bağışlandığı taşınmazın lise alanı olarak planlandığı ancak amacına uygun olarak kullanılmadığı ve boş olarak bırakıldığı, bu kapsamda bağıştan rücu şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının imar planındaki amacına uygun olarak kullanmak şartı ile hibe ettiği taşınmazda aradan geçen uzun süreye rağmen imar planındaki amaç doğrultusunda kullanılmak üzere herhangi bir yapılaşmaya gidilmediği, davacının taşınmazın bağış amacına uygun olarak kullanılmayacağını daha öncesinde öğrendiğine ilişkin davalı tarafça bir delil de sunulmadığından davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının kabulünün gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı ... ile ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünün cevabi yazılarından dava konusu taşınmaz hakkında idarece alınan herhangi bir plan ya da program değişikliğinin bulunmadığının anlaşılmasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 454.694,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.