İcra takibine itirazın iptali davasında, ev dekorasyon ürünlerinin teslimatının ispatlanamaması, usulsüz tebligat ve kötü niyet tazminatı talepleri çerçevesinde temyiz incelemesi.
Özet: Bir ev dekorasyon firması, eski vekiline satıldığını iddia ettiği ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibi başlatmış; ancak ilk derece ve istinaf mahkemeleri, malların teslim edildiğine dair yeterli yazılı delil sunulmaması gerekçesiyle firmanın davasını reddederken, davalının kötü niyet tazminatı talebini de şartları oluşmadığı gerekçesiyle uygun görmemiştir. Hem davacı firma hem de davalı taraf, yargılama sürecindeki usul ve esasa ilişkin iddialarını sürdürerek kararın bozulması talebiyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.
3. Hukuk Dairesi         2025/3999 E.  ,  2026/2953 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/805 E., 2025/1136 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 4. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
SAYISI : 2023/355 E., 2024/287 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşma istemsiz temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalı asil ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Bodrum'da ev dekorasyon ürünleri satan bir firma olduğunu, davalı tarafından satın alınan toplam 11 adet ürünün bedeli olan 373.000,00 TL'nin müvekkiline ödenmediğini, müvekkili tarafından davalıya gönderilen 13.10.2022 tarihli ihtarname ile söz konusu ürünlere ilişkin düzenlenen 10.10.2022 tarihli takip konusu fatura tebliğ edilerek, ürünlerin satış bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, ancak ödeme yapılmayınca davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, bu sırada davalının 29.09.2022 tarihli azilname ile azledildiğini ve davalı aleyhine Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/678 E. sayılı dosyası ile alacak, maddi ve manevi tazminat talepli dava açıldığını, dava konusu satış işleminin ise davalının müvekkili şirkete gelerek takibe konu faturada belirtilen ürünleri ödeme yapmadan satın alıp aralarındaki ilişkiye istinaden ödeme yapacağı düşüncesi ile gerçekleştiğini, ancak aradan geçen zamana rağmen ödeme yapılmadığını davalıya ihtarname ile gönderilen faturaların cevabi ihtarname ile iade edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asil, davacı tarafından usulsüz işlemler yapıldığını, şirketin aslında başka bir şirketin mal varlığını alacaklılardan muvazaalı şekilde kaçırmak için kurulduğunu, davacının böyle bir satış işlemi yapılmadığı için malların teslim alındığını gösteren sevk irsaliyesinin olmadığını savunarak davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu faturadaki ürünlerin teslimine ilişkin olarak yazılı herhangi bir bilgi belge bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın yargılamanın tüm aşamalarında hukuki ilişkiyi kabul etmediği, fatura konusu malların tesliminin yapıldığı hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takip yapmasında haksız olması yanında kötüniyetli olmasının da gerektiği, somut olayda davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı; taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; dava konusu satış işleminin müvekkili ile davalı arasındaki vekalet ilişkisinin son dönemlerinde olduğunu, davalının takibe konu faturadaki ürünlerin bedelini ödemeden ürünleri satın aldığını, müvekkilinin aralarındaki ilişkiye istinaden ödeme yapılacağı düşüncesi ile ödemeye dair bir talepte bulunmadığını, müvekkili şirket çalışanları tarafından ürünlerin davalının ev ve ofisine teslim edildikten sonra çekilmiş fotoğrafların dosyaya sunulduğunu, Mahkemece ticari defterler üzerinde inceleme yapılması yönündeki ara karardan dönülmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı asil; aleyhine başlatılan icra takibine ilişkin tebligatın usulsüz şekilde tebliği sağlanarak itiraz süresinin kaçırılmasına neden olunduğunu, usulsüz tebliği mahalle muhtarının kendisine gönderdiği mesaj ile öğrendiğini, hemen borca itiraz ederek şikayette bulunduğunu, tebliğ işleminde yapılan usulsüzlüklerin davacının kötü niyetini gösterdiğini, davacının hakkında yaptığı şikayete ilişkin soruşturma izni verilmediğini, ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen kararın Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiğini, yapılan takibin ve açılan davadaki iddiaların gerçek dışı ve iftira niteliğinde olduğunu, taraflar arasındaki satış işleminin hiçbir şekilde ispatlanmadığını, icra takibine ilişkin tebligatın ... memuru ve husumetlisi olduğu komşusuna usulsüz olarak tebliğ edilmeye çalışıldığını ileri sürerek; kötü niyet tazminatına hükmedilmesi için kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle, faturanın tek başına alacağın varlığına delil olmadığı, icra takibine dayanak faturada yer alan ürünlerin davacı tarafından davalıya teslim edildiğinin ispatlanamadığı, alacağın icra takibine konu edilmesi haksız olmakla birlikte davacı alacaklının kötü niyetli olarak icra takibine giriştiği olgusunun davalı tarafça ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.