Sağlık hizmeti alım sözleşmesi kapsamında yapılan fatura kesintilerinin hukuka aykırılığının tespiti ve tahsili talebiyle açılan davada kısmen kabul kararının temyiz incelemesi.
Özet: Sağlık hizmeti sunucusu şirket, kurum tarafından Mart ve Nisan 2021 faturalandırma dönemlerinde anesteziyoloji, beyin cerrahisi ve yurt dışı sigortalı branşlarında yapılan haksız kesintilerin iptali ve ödenen miktarların ticari temerrüt faiziyle tahsili talebiyle açtığı asıl ve birleşen davalarda, ilk derece mahkemesince bilirkişi raporları doğrultusunda Mart ayı faturalarından 5.941,73 TL, Nisan ayı faturalarından ise 17.759,61 TL tutarındaki kesintilerin haksız olduğuna karar verilerek yasal faiziyle davacıya iadesine hükmedilmiş; davalı kurumun istinaf başvurusu, kabul edilen miktarların istinaf sınırının altında kalması nedeniyle reddedilirken, davacının istinaf talebi ise hükme esas alınan bilirkişi raporlarının taraflar arasındaki sözleşme ve SUT hükümlerine uygun, denetime elverişli ve delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/6040 E.  ,  2026/2926 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2125 E., 2025/1457 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/303 E., 2023/516 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; taraflar arasında sağlık hizmeti alım sözleşmesi imzalandığını, davalı Kurum tarafından örnekleme yöntemiyle yapılan inceleme neticesinde müvekkili şirket hastanesine ait Mart 2021 faturalandırma döneminde kesilen faturalardan anesteziyoloji ve reanimasyon branşında 160.584,93 TL, beyin ve sinir cerrahisi branşında 5.776,71 TL olmak üzere toplam 166.268,87 TL kesinti yapılacağının bildirildiğini belirterek, davalı Kurumun 166.268,87 TL tutarlı işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kesinti yapılması halinde kesintinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilİni talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili; davalı Kurumun müvekkili şirket hastanesine ait Nisan 2021 faturalandırma dönemi için anesteziyoloji ve reanimasyon branşında 124.981,13 TL, beyin ve sinir cerrahisi branşında 16.729,37 TL, yurt dışı sigortalılar branşında (yoğun bakım branşı hastası) 26.769,60 TL olmak üzere toplam 168.480,00 TL haksız kesinti yapılacağının bildirildiğini belirterek, davalı Kurumun 168.480,00 TL tutarlı işleminin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile kesinti yapılması halinde kesintinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum işlemlerinin taraflar arasındaki sözleşme ve SUT hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporunda yersiz olduğu değerlendirilen asıl davada 5.941,73 TL ile birleşen davada 17.759,61 TL olmak üzere toplam 23.701,34 TL’nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği kanaatine varıldığının bildirildiği, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olduğu gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacının Mart 2021 yılı faturalarından yapılan kesintilerden 5.932,73 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum işleminin bu miktar yönünden iptaline, kesinti yapılan toplam 5.932,73 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davacının Nisan 2021 yılı faturalarından yapılan kesintilerden 17.759,61 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum işleminin bu miktar yönünden iptaline, kesinti yapılan toplam 17.759,61 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; 23.10.2023 tarihli tashih şerhi ile kararın hüküm kısmında asıl dava yönünden kesinti yapılan toplam tutarın 5.941,73 TL olması gerekirken 5.932,73 TL olarak sehven yazıldığı gerekçesiyle, kararın "1-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; Davalı Kurum tarafından davacının Mart 2021 yılı faturalarından yapılan kesintilerden 5.941,73 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile iptaline, kesinti yapılan toplam 5.941,73 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," şeklinde tashihine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, Mahkemece asıl ve birleşen davalarda kabulüne karar verilen miktarlar dikkate alındığında, davalı yönünden bu miktarların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341/2 maddesinde açıklanan 17.830,00 TL istinaf başvuru sınırının altında kaldığı anlaşıldığından, aynı Kanunun 352. maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf dilekçesinin miktar itibariyle reddi gerektiği, davacı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede, hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 12.04.20 23... .06.2023 tarihli ek raporlarını, taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve kesinti işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu, kararın dayandığı delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddi gerektiği, davacı tarafın tacir olup dava konusu alacağın ticari işletmesi ile ilgili olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece davacı vekilinin talebi doğrultusunda asıl alacağa avans faizi uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesinin doğru görülmediği, ayrıca davacı vekilinin dava dilekçesinde asıl alacağa kesinti tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi talebinde bulunduğu, Mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalı Kurumun haksız işlem niteliğinde olan davacıya fatura bedelinin tamamını ödemediği tarihte, başka bir deyişle kesinti tarihi itibariyle ödenmeyen kısım için temerrüde düştüğünün açık olduğu, hüküm altına alınan miktar için kesinti tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf dilekçesinin miktar itibariyle (usulden) reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacının Mart 2021 yılı faturalarından yapılan kesintilerden 5.932,73 TL kısmından borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum işleminin iptaline, kesinti yapılan toplam 5.932,73 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacının Nisan 2021 yılı faturalarından yapılan kesintilerden 17.759,61 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalı Kurum işleminin iptaline, kesinti yapılan toplam 17.759,61 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı olduğu yönünde itirazlarının değerlendirilmediğini, ödeme itibaren avans faizine hükmedilmesi gerekirken kesinti tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada taraflar arasındaki sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi uyarınca davalı Kurum tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun hak edişlerinden yapılacağı bildirilen kesinti işleminin iptali ile yapılan kesintinin iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, davacı şirket hakkında davalı Kurumca uygulanan kesinti işlemine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve davalı Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.