Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı maddi tazminatı istemine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Davacı, sigortalı bir aracın neden olduğu trafik kazasında kendi aracında meydana gelen değer kaybının sigorta şirketi tarafından eksik ödendiğini ileri sürerek bakiye tazminat talebinde bulunmuş; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna dayanarak ödenen 40.000 TLnin yeterli olduğunu ve başka bir zarar bulunmadığını belirterek davayı reddetmiş; bunun üzerine davacı, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini ve aracın gerçek değer kaybının daha yüksek olduğunu iddia ederek bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13.HUKUK DAİRESİTÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARIİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:DENİZLİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:15/09/2023DAVA:Maddi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:10/07/2026KARAR YAZIM TARİHİ:13/07/2026Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/07/2022 tarihinde, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olan sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davacıya ait ve sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacı aracında maddi hasar oluştuğu ve aracın değer kaybına uğradığı, davalı nezdinde sigortalı araç sürücünün tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi alındığı, ancak tediye tutarının gerçek zararı karşılamadığı ve bakiye değer kaybı zararı bulunduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 50,00 TL araç değer kaybı zararının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.DAVALI CEVABININ ÖZETİ:Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde tafik sigortası bulunduğu ve sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, genel şartlar kapsamında azami poliçe limitiyle sınırlı olduğu, dava öncesi araç değer kaybı zararıyla ilgili davacıya 40.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu tediye ile poliçeden kaynaklı yükümlülüklerinin yerine getirildiği, kusurun ve bakiye zarar iddialarının usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığı ve haksız fiilden kaynaklanan davalarda ancak yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.DELİLLER:Maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, tazminat bilirkişisi raporu, tüm dosya kapsamı.İDM KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; kaza tutanağı, taraf beyanları ve sair delillere göre park halindeki davacı aracına çarpmış olması nedeniyle davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu benimsenmiş, sigorta eksperi bilirkişisinden alınan raporda ise davacıya ait aracın trafik kazası sonucu oluşan hasarından kaynaklı olarak piyasa şartlarına göre 40.000,00 TL değer kaybına uğradığının belirtildiği, davalı sigorta şirketi tarafından daha evvel davacıya hesaplanan meblağın ödendiği, bakiye değer kaybı zararının bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hatalı değerlendirme yapıldığını, davacıya ait aracın piyasada rağbet gören ve tercih edilen bir marka ve yüksek model bir vasıta olduğunu, uyuşmazlık konusu kazanın da hasar geçmişine işlendiği, böylece hasar kaydının araçta değer kaybı oluşturduğunu, piyasa ederine göre davaya konu kazanın davacıya ait araçta yüksek miktarda değer kaybına sebebiyet verdiğini, ancak raporda emsal araçların piyasa bedellerinin yeterince araştırılmadığını, sadece yetkili servisten soruşturulduğunu ve hesaplanan 40.000,00 TL tutarındaki değer kaybı zararının yetkili servisin görüşü olduğunu, eksik inceleme ile zarar belirlendiğini, itiraza uğramış gerekçesiz rapora dayalı hüküm kurulduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.G E R E K Ç EUyuşmazlık, trafik kazası sonucu araç hasarından kaynaklı maddi tazminat isteğine ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.Davacı, davalının sigortaladığı aracın kedisine ait park halindeki araca çarpması sonucunda aracının hasarlandığını ve bu hasar nedeniyle değer kaybına uğradığını, bir miktar değer kaybı ödemesi aldığını ancak yetersiz olduğunu, bu kaza neticesinde husule gelen bakiye değer kaybından oluşan maddi zararının karşı aracın trafik sigortacısı olan davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Araç değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonraki ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.Somut dosyaya sigorta eksperi bilirkişi tarafından sunulan raporda, davacıya ait aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız ve kaza tarihinden sonraki hasarlı durumuna göre rayiç değerinin tespiti hususunda internette yer alan satış ilanları ile yetinilerek yeterli emsal piyasa araştırması yapılmadan, yine aracın kaza tarihinden sonraki hasarlı durumuna göre rayiç değeri tespit edilmeden ve ayrıca hasarsız haliyle rayiç değeri tespit edilirken de tespit edilen güncel rayiç değerin kaza tarihine nasıl uyarlandığı da raporda gösterilmeden, doğrudan değer kaybı miktarı konusunda yapılan emsal araştırması ile yetinilerek araç değer kaybı hususunda rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Oysa ki, aracın değer kaybı olup olmadığının tespiti için, aracın hasarlı-hasarsız durumuna göre rayiç değerinin tespiti hususunda emsal piyasa araştırması yapılması ve aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız ve kaza tarihinden sonraki hasarlı durumuna göre rayiç değeri belirlenerek sonucuna göre hüküm tesisi gerekir.Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş, taraflara davaya konu hasarlı araçla aynı niteliklere sahip aracın kaza tarihi itibariyle değerinin tespitine yarayacak emsal değerler ile ilgili delillerini dosyaya sunmaları için süre verilmesi, akabinde aracın özellikleri gözetilerek değer kaybının belirlenmesi ve bu kapsamda davacıya ait aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, önceki hasarları vs. gibi hususlar göz önünde bulundurularak kaza tarihi itibariyle, emsal satış bilgileri de içeren, 2. el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre piyasasındaki 2. el piyasa değerinin tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm tesisi amacıyla ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli şekilde sigorta eksperi bilirkişiden ek rapor alınarak veya yeni bir sigorta eksperi bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesidir.İlk derece mahkemesince, belirtilen hususlarla ilgili eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğundan, eksikliklerin giderilerek yeniden hüküm tesisi amacıyla kararın kaldırılması gerekmiştir.İlk derece mahkemesinin kabulüne göre ise; sigorta eksperi bilirkişinin raporunda değer kaybı yönünden yapılan emsal araştırmalarında iki ayrı yetkili servisten alınan miktarların (40.000,00 TL ve 42.000,00 TL) ortalaması 41.000,00 TL olmasına rağmen, bilirkişi tarafından sonuç değer kaybı miktarının 40.000,00 TL olarak belirlenmesinin sebebi açıklanmadığından, kendi içerisinde çelişki içeren rapora itibar edilerek hüküm tesisi hatalı olmuştur.Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin yukarıda gösterilen sebepler yönünden kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 inci fıkrasının (a-6) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeden kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE,2-Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 15/09/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,4-Davacı vekilinin diğer istinaf istemlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 427,60 TL istinaf karar harcının isteği halinde iadesine,6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 10/07/2026 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nın 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi....