Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinden, trafik kazası kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasında kusur oranı ve emniyet kemeri müterafik kusur itirazlarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 02/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün kırmızı ışık ihlali ve asli kusuru nedeniyle ağır yaralanan davacının, ilk derece mahkemesince %3 maluliyet ve 12 aylık iyileşme süreci dikkate alınarak 231.824,41 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat ödemesine karar verilen hükmün, davalı sürücü tarafından kusur oranları, müterafik kusur indirimi, maluliyet tespiti ve tazminat miktarı gibi gerekçelerle istinaf edilmesi üzerine, tarafların bu maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkin iddia ve savunmalarını özetleyen bir istinaf incelemesi belgesidir.

T.C.

ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:29/01/2024
DAVA:Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:08/07/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:10/07/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/09/2019 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, kaza ile ilgili olarak Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalıya taksirle yaralama suçundan ceza verildiğini, davalı sürücünün kırmızı ışık kuralını ihlal ettiğini ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini beyanla 2.000,00 TL maluliyete dayalı maddi tazminatın ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile davalı ...'den tahsilini talep etmiştir.
DAVALI CEVABININ ÖZETİ:
Davalı ... AŞ vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeden dava açtığını, davacının maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, kusur oranlarının tespit edilmesi için dosyanın ilgili Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, tazminat taleplerinin uzman bilirkişilerce hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete gerekli başvuru yapılmadığından müvekkili şirket açısından ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER:
Trafik kazası tespit tutanağı, aktüerya bilirkişi raporu, ATK raporu, tüm dosya kapsamı.
İDM KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; alınan kusur raporuna göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirildiğini, ATK'dan alınan rapora göre davacının tüm vücut engellilik oranının %3, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği görüşüne varıldığını, bu zarardan davalı sürücünün haksız fiil sorumluluğu, davalı sigorta şirketinin ise sigorta sözleşmeleri kapsamında sorumluğunun bulunduğu gerekçelerine dayanarak davanın kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalı ...'tan tahsiline, 231.824,41 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden 02/09/2019, davalı sigorta şirketi yönünden 12/03/2019 tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının saptanması gerektiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, söz konusu kaza esnasında davacının emniyet kemerinin bağlı olmadığı için meydana gelen zararın büyüdüğünü, dolayısı ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyetin kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan yönetmelik gereğince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin tedavi giderleri bakımından sorumluluğunun bulunmadığını, SGK tarafından geçici iş göremezlik tazminatının ödenip ödenmediğinin araştırılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat tutarının da fahiş olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunduğu, mahkemenin 17/04/2024 tarihli ek kararı ile istinaf harçlarını yatırmadığından istinaf edilmemiş sayılmasına karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinafa cevap vermemiştir.
G E R E K Ç E
Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Somut olayda; 02/09/2019 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile seyir halindeyken davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu davacının yaralandığı, maddi ve manevi tazminat istemli iş bu davanın açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maddi tazminat talebinin davalılar yönünden kabulüne, manevi tazminat talebinin davalı ... yönünden kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre mahkemece aldırılan ... tarihli trafik bilirkişisi raporunu davalının kırmızı ışığa riayet etmeden seyrine devam ettiği, kazanın oluşumunda kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise herhangi bir kusur ihlalinin bulunmadığı mütalaa edildiği görülmüş, Antalya 35. Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı ilamına göre davalı tarafın taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeden kesinleştiği, ceza dosyasında alınan trafik bilirkişi raporunda da kazanın oluşumunda davalı ...'ın asli kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı mütalaa edildiği görülmüş, böylece alınan kusur raporlarının kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğundan kusura ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Müterafik kusur yönünden ise davacının meydana gelen kazadaki yaralanmasının niteliğine göre emniyet kemeri takmaksızın motosikleti kullanması ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağının bulunduğu dosyadaki mevcut delillere göre kanıtlanamadığından, müterafik kusura dayalı indirim yapılmaması yerinde olup, davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince hükme esas alınan İstanbul ATK raporunda davacının maluliyet oranının %3 olduğu, iyileşme süresinin 12 ay olduğu belirtilmiş, söz konusu maluliyet raporunun da hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, geçici ve sürekli iş göremezlik yönünden aktüerya raporunun da denetime açık olduğu anlaşıldığından bu hususa ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminata yönelik istinaf itirazına ise olayda davalının tam kusurlu olması, davacının sağ bacakta kırık olacak şekilde ve hayati fonksiyonlarına ağır 4 derecede etkileyecek şekilde yaralanması, tarafların sosyo-ekonomik durumu dikkate alındığında, mahkeme hüküm altına alınan manevi tazminat tutarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... tarafından peşin yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (3.960,00 TL + 430,00 TL) 4.390,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 12.812,13 TL istinaf karar harcının bu davalıdan alınarak Hazineye verilmesine,
3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 08/07/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nın 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
...