Muris muvazaası sebebiyle açılan tapu iptali ve bedel talepli davada, taşınmazların muris adına tescil edilmediğinden davanın reddi ve bu kararın Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Davacılar, murislerinin kamulaştırma bedeliyle satın alıp mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla doğrudan erkek kardeşleri adına tescil ettirdiği taşınmazlar için, başlangıçta tapu iptali ve tescil, sonradan ise miras paylarına düşen bedelin tazmini talebiyle dava açmış; ancak mahkeme, taşınmazların muris adına hiç tescil edilmemiş olması nedeniyle muris muvazaasının uygulanamayacağı ve tenkis talebi de bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bu ret kararı istinaf ve temyiz aşamalarında hukuka uygun bulunarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1353 E., 2026/327 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/146 E., 2023/162 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris...'a ait ... ili, ... ilçesinde bulunan arsanın Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırıldığını ve 60.000-65.000 TL civarında para alındığını, baba... tarafından söz konusu arsanın kamulaştırılması sonucu elde edilen para ile ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1701 ada, 3 parsel, 2326.Sok. No:15, D:1-2-3-4 adresindeki dört daireli apartmanın satın alındığını, yapılan araştırmalar sonucunda söz konusu taşınmazların babaları adına tapuda tescilinin hiç yapılmadığını, tapuların erkek kardeşleri adına olduğunu hatta sonraki aşamada davalı .. ...'nin muvazaalı işlemi kötü niyetle bertaraf etmek için taşınmazlardan birini oğlu ...'a devrettiğini, yapılan tüm işlemlerin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile ilgili yasa hükümleri uyarınca davacılar adına tescilini istemiş, 24.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil talebini, taşınmazlarda davacıların miras payına düşen kısmın bedeline dönüştürmüştür.Davalılar vekili; davalıların dava konusu taşınmazı dava dışı şahıstan satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacıların muris muvazaası nedeniyle miras payı oranında tapu iptali ve tescil talebiyle dava açtıkları, dava dilekçesindeki anlatımda da taşınmazın bedelinin muris tarafından ödenmek sureti ile davalılar üzerine tescil edildiğinin iddia edildiği, dosya kapsamına göre taşınmazların muris adına kayıt görmediği, bu nedenle muristen intikal eden bir taşınmaz söz konusu olmadığından muris muvazaasının söz konusu olamayacağı, davacı tarafça ıslah dilekçesi ile bedel talep edilmiş olsa da davada tenkis talep edilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar tarafların istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.