Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirle öldürme suçunda bilinçli taksir hükmünün ek savunma hakkı tanınmadan uygulanmasıyla sanığın savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Taksirle öldürme suçundan yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince adli para cezası ve sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmişken, bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak sanığı bilinçli taksirle öldürme suçundan hapis cezasına mahkum etmiştir; ancak Yargıtay, iddianamede basit taksirle öldürme suçu belirtilmesine rağmen, bölge adliye mahkemesinin bilinçli taksir hükmünü uygularken sanığa ek savunma hakkı tanımamasını savunma hakkının kısıtlanması olarak değerlendirmiş ve bu usul hatası nedeniyle bölge adliye mahkemesinin hapis cezasını içeren kararını bozarak dosyayı yeniden incelenmek üzere alt mahkemeye göndermiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/6771 E.  ,  2026/3693 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/813 E., 2021/2112 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 63... /6. maddeleri uyarınca 16.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur tespitinin hatalı olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE VE KARAR
Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 20.12.2019 tarihli, 2018/58993 Soruşturma numaralı iddianamesiyle sevk maddeleri olarak 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6, 63. maddeleri gösterilmek suretiyle kamu davası açıldığı, Bölge Adliye mahkemesince sanık hakkında aynı Kanun'un 85/1, 22/3. maddeleri gereğince hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bilinçli taksir hükmüne ilişkin TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması yönünde sanığa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine uyulmaması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı olup sanık müdafiinin temyiz sebepleri "savunma hakkının kısıtlanması" yönünden yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2021/813 Esas, 2021/2112 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya 16. Asliye Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2026 tarihinde karar verildi.