Elektrik şirketinin kaçak kullanım iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptali davasında, şirketin kaçak elektrik kullanımını doğru belge ve bulgularla ispat edememesi nedeniyle davanın reddi kararı temyizde onanmıştır.
Özet: Bir elektrik şirketi, tarımsal sulama abonesine karşı kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı abone kaçak kullanım iddialarını reddederken, ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, davacı şirketin kaçak elektrik kullanımını yönetmeliklere uygun ve yeterli delillerle (görüntü kaydı, mühür numaraları, uyuşan endeksler gibi) ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Temyiz incelemesinde ise Yargıtay, ispat yükü davacıda olmasına rağmen kaçak elektrik kullanımının kanıtlanamadığını ve vekalet ücreti takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, bölge adliye mahkemesinin davacının temyiz itirazlarının reddi yönündeki kararını oybirliğiyle onamıştır.
3. Hukuk Dairesi         2025/5132 E.  ,  2026/2918 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1764 E., 2025/2147 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kızıltepe 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/2128 E., 2023/454 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarımsal sulama abonesi olan davalıya ait tesiste müvekkili şirket çalışanları tarafından yapılan kontrollerde, kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilerek kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, dosya kapsamında müvekkiline ait aboneliğe ilişkin elektrik kesme işleminin yapıldığına dair bir tutanağın bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı şirketin kesik olan elektrik enerjisinin ve pasif sayacın kaçak ve usulsüz şekilde aktif hale getirilip kullanıldığı iddiasını görüntü kayıtları ile açıkça tespit etme imkanı ve yasal külfeti varken bu tespit ile ilgili görüntü kaydı sunmadığı, kaçak kullanıldığı iddiasının görüntü kaydı dışında başka bir belge ve delil ile somutlaştırılmasının mümkün olmadığı, mühür numaralarını belirten belge sunulmadığı, elektrik kesme tutanakları ile kaçak elektrik tespit tutanaklarının ve elektrik faturalarının son endeks tarihlerinin uyuşmadığı, davacı şirketin tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığı, takibe konu tespitin mevzuata ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin (Yönetmelik) 43/5 ve 43/7 maddelerine aykırı olduğu, davacının alacağını ispat edemediği, davalının takibe itirazının yerinde olduğu, davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ispat yükü üzerinde bulunan davacının, dava konusu alacağın dayanağı olduğunu ileri sürdüğü kaçak tespitlerini doğru bulgu ve belgelere dayandırmadığı, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Mahkemece tüm deliller toplanmadan, yeterli ve gerekli değerlendirme yapılmadan soyut gerekçeler ile karar verildiğini, müvekkili şirket işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, icra takibine konu faturalar yönünden ayrı ayrı inceleme yapılmadığını, sırf görüntü kaydı alınmadı diye kaçak kullanımı yapılmadığı sonucunun çıkarılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, OSOS verilerinden usulsüz bir tüketim yapıldığının açıkça anlaşıldığını, davalının kesik olan enerjiyi yükümlülükleri yerine getirmeden açarak kaçak enerji tükettiğinin tespit edildiğini, kaçak tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge olduğunu, elektrik enerjisini ilgilendiren ve teknik bilgi gerektiren konuda keşif icra edilerek bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kaçak elektrik faturalarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, Yönetmeliğin 43. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi gerekmesine, ispat yükü üzerinde olan davacının davalının kaçak elektrik kullandığını ispat edemediğinin ve dava değerine göre belirlenen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.