Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, kat karşılığı inşaat kaynaklı sebepsiz zenginleşme ve haksız fiil tazminatı ile şirket hissedarları arasındaki taşınmaz tescili ve haksız müdahale önlenmesi uyuşmazlığı davası.
Özet: Bu hukuki evrak, şirketin bir ortağının, diğer ortağın şirketi terk etmesi ve şirketin finansal yetersizliği nedeniyle şahsi kaynaklarıyla yürüttüğünü iddia ettiği kat karşılığı inşaat projesinden kaynaklanan sebepsiz zenginleşme ve tazminat talepleriyle kendi şirketine karşı açtığı bir davayı ele almaktadır; davalı şirket ise karşı dava ile aynı ortağın ve eşinin haksız yere şirket adına tescil edilmesi gereken bağımsız bölümleri kendi adlarına geçirdiğini ve ortağın borçları nedeniyle bir dairenin icradan satılarak şirketin zarara uğratıldığını ileri sürerek müdahalenin önlenmesini ve daire bedelinin ödenmesini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/349 Esas - 2025/730

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ON İKİNCİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO : 2025/349
KARAR NO : 2025/730
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 24/10/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025
Mahkememizde açılan Sebepsiz Zenginleşme /Haksız Fiil Tazminatı (Şirket Yöneticisi Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl Davada;
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'nun davalı şirketin yarı oranında hissedarı olduğunu, şirketin temsil ve ilzamı çift imza ile müvekkili ... ile diğer yarı oranda pay sahibi olan ... .... .... .... .... .... Parsel adresinde bulunan arsa üzerinde konut yapımı için, arsa sahipleri ile... 11. Noterliğinin 19037 yevmiye numaralı 12/06/2000 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, davalı şirketin sermayesinin inşaatı tamamlamaya yeterli olmaması sebebi ile şirket giderleri ve inşaat maliyetlerini tamamen müvekkili tarafından karşılandığını, taşınmaz inşaatı başladıktan sonra Muhittin Işıldak'ın şirketi terk ettiğini, şirketin yönetim ve temsilinin tek başına müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkili ... kat karşılığı inşaat sözleşmesinin resmi olarak davalı şirket ile yapılmış olması sebebiyle inşaatı davalı şirket üzerinden yapmış olsa da aslında bütün ödeme ve giderler şahsı ve şahsına ait Topaloğlu İnşaat Nakliyat Turizm Petrol Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi üzerinden yapıldığını, davalı şirketin diğer ortağının ise, müvekkil tarafından inşaatın tamamlandığını öğrendikten sonra önce tapu iptali ve tescili davası açarak, müteahhit üzerine devri kararlaştırılan taşınmazların davalı şirkete tescilini sağladığını, akabinde de davalı şirkete karşı açtığı tasfiye davası ile taşınmazlar üzerinde pay almayı amaçladığını, öncelikle davalı şirket adına tescilli... İli Çankaya İlçesi Karapınar Mahallesi 27971 ada 4 parselde yer alan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı şirketin haksız yere elde ettiği menfaatlerin yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi sonrasında artırma haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL 'sinin avans faizi ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu davanın dava dışı Muhittin Işıldak'a açılması gerekirken müvekkili şirkete açıldığını, davacı, diğer ortağın eylemlerinden dolayı bir zararı olduğunu ileri sürüyorsa bunu o kişiye karşı ileri sürmesi gerektiğini, bu sebeple öncelikle husumet itirazında bulunduğunu, alacakların zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında görülüp sonuçlanmış ve kesinleşmiş mahkeme kararları varken, müvekkil şirketin tasfiye işlemlerini akamate uğratmak adına, hiçbir dayanağı bulunmayan davanın açıldığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığının asliye hukuk dava dosyaları ile kesin hükme bağlanmış olduğundan derdestlik itirazları ile davanın diğer ortak Muhittin Işıldak'a ihbar edilmesini, davanın öncelikle usulden, mümkün olmadığı takdirde esas yönünden reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
Karşı Davada;
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete verilmesi gereken Ankara İli, Çankaya İlçesi 27971 ada 4 parsel yapılan binanın 1, 2, 4 ,9, 11 ve 12 nolu bağımsız bölüm taşınmazların haksız şekilde davalı ... ve Eşi ... adına tescil edildiğin , iş bu işlemlerin... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin 2007/305 esas 2008/153 karar sayılı do
syasında iptal edilerek şirket adına tesciline karar verildiğini , yine 6 nolu taşımaz içinde işlemin... 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/299 Esas sayılı dosyasında verilen kararı ile iptal edildiğini, tapunun müvekkil şirket adına tesciline karar verilerek intikal işlemlerinin gerçekleştirildiğini, 1, 2, 4 ,9, 11, 12 nolu taşınmazlara yönelik haksız müdahalenin önlenmesi ve taşınmazların boş olarak müvekkile teslimine, ayrıca 6 numaralı davalı ... adına tescil edilen ve... 6. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı ile iptal edildiği halde davalı borçları sebebiyle... 13. İcra Dairesinin 2018/210 Esas sayılı dosyasında yapılan ihalede satıldığından dolayı mülkiyet intikalinin yapılamadığından bahisle taşınmazın güncel değeri kadar zarara uğrandığı belirtilerek; Ankara İli, Çankaya İlçesi 27971ada 4 parseldeki Öykü Apartmanında bulunan 1-2-4-9-11-12
numaralı taşınmazlara yönelik haksız müdahalenin önlenmesine ve taşınmazların "boş" olarak
müvekkiline teslimine, Yine fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla;
Mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup davalı ...' nun borcundan dolayı satılan
Ankara İli, Çankaya İlçesi 27971 ada 4 parseldeki 6 no.lu dairenin rayiç bedeline karşılık şimdilik
1.000,00 TL'nin ve bu taşınmazla ilgili olarak ilk hak kazanma tarihinden itibaren tahakkuk etmiş haksız
işgal tazminatına karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL'nin tahakkuk
tarihlerinden itibaren işlemiş avans faizleri ile birlikte tahsiline,
yine Mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup davalı ... tarafından işgal edilen 1-2-4-
9-11-12 numaralı taşınmazlarla ilgili olarak ilk hak kazanma tarihinden itibaren tahakkuk etmiş
haksız işgal tazminatına karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL' nin tahakkuk
tarihlerinden itibaren işlemiş avans faizleri ile birlikte tahsiline, Mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup davalı ... tarafından üçüncü şahıslara
kiralanan veya bedelsiz şekilde kullandırılan 1-2-4-9-11-12 numaralı taşınmazlar için uğranılan kar
kaybına karşılık belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL' nin tahakkuk tarihlerinden
itibaren işlemiş avans faizleri ile birlikte tahsili ile müvekkili
Haskam Ltd. Şti.ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davacı vekili 04/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile; davalı ...'nun borcundan dolayı satılan 6 nolu dairenin rayiç bedeline karşılık 2.620.000,00TL nin taşınmazın satıldığı 04.02.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, yine 6 nolu taşınmaz için, 09/10/2017 ile 04/02/2019 tarihleri arası tahakkuk etmiş olan toplam 42.964,00 TL ecrimisil bedeline her dönem için tahakkuk etmiş olan ecrimisil alacağına dönem sonlarından itibaren işlemiş kademeli avans faizleri ile birlikte, yine ... tarafından haksız işgal edilen 1-2-4-9-11-12 Nolu taşınmazlarla için 09/10/2017 ile 11/10/2022 tarihleri arası tahakkuk etmiş olan toplam 1.227.966 , 00 TL ecrimisil bedelinin, her dönem için tahakkuk etmiş olan ecrimisil alacağına, dönem sonlarından itibaren işlemiş kademeli avans faizleri ile birlikte, yine davalı ... tarafından üçüncü şahıslara kiralanan veya bedelsiz şekilde kullandırılan 1-2-4-9-11-12 No.lu taşınmazlar için uğranılan kar kaybına karşılık ve belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000 TL'nin ilk hak kazanma tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesinin talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi' nin 2007/305 esas 2008/153 karar sayılı dosyada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, şirket adına tesciline karar verilen 1-2-4-9-11-12numaralı taşınmazların tescilinden önceki eski maliki müvekkilinin olmadığını, bu aşamada haksız işgal iddiasının muhatabınında eski maliki olduğunu, numaraları belirtilen bağımsız bölümlerin müvekkili tarafından işgal edilmediğini, karşı davanın ancak asıl davanın davacısına karşı açılabileceğini, bu sebeple husumet yokluğundan davanın usulden reddine, zamanaşımı nedeniyle aksi halde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep ve cevap etmiştir.
İHBAR olunan Muhittin IŞILDAK vekili beyanında özetle; davalı Tasfiye Halinde Haskam Turizm-İnşaat Ltd.Şti iki ortaklı olarak... Ticaret Sicil
Müdürlüğü'nün 118392 sicil nosunda kayıtlı davacı ... ile % 50+%50 hisse sahibi
olduğunu , dava dışı şirket arsa karşılığı inşaatlar yapmakta iken davacı ortak-... şirkete ait olması
gereken taşınmazları, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında, muvazaalı işlemler ile gerek kendi adına
gerekse eşi ... adına tapuda devrini sağlayarak şirkete ve müvekkile zarar verdiğini, yapılan muvazaalı işlemlerin öğrenilmesine müteakip iptalleri ile taşınmazların davalı şirket adına
tescilinin sağlanması için müvekkili tarafından davacı ortak ... ve eşi ...’na karsı... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/305 Esas ve... 6. Asliye
Hukuk Mahkemesi'nin 2006/299 Esas sayılı dosyaları ile tapu iptal davaları açıldığını yargılama
sonucunda davalı ortak ve eşi adına olan tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar
verildiğini, Kararların kesinleşmesine müteakip taşınmazlar şirket adına tescil edildiğini , davacı ...’nun şirkete zarar verici işlemleri ve ortakların birlikte karar alamamaları
sebebiyle, şirketin tasfiyesi için müvekkil tarafından... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/47
esas sayılı dosyası ile tasfiye davası açıldığı ve yapılan
yargılama sonucunda şirketin tasfiyesine karar verildiğini belirtilerek asıl davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, asıl davada, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak, karşı davada ise; şirket yöneticisinin haksız fiilleriyle şirkete verdiği zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanarak yapılan yargılama neticesinde verilen 19/07/2024 tarih ve 2022/675. , 2024/458 K. sayılı karar da; "... davalı şirketin iki ortaklı, eşit paylı ve ortaklarının ... ile Muhhittin Işıldak olduğu, şirketin üçüncü kişilerle kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yaptığı inşaatta, sözleşme kapsamında şirkete verilmesi gereken 1-2-4-6-9-11-12 nolu bağımsız bölümleri şirket yöneticisi ve ortağı olan davacının şirket adına tapuya tescilini sağlamak yerine 6 nolu bağımsız bölümü kendisi, diğerlerini de eşi Nezaket Topaoğlu adına tapuya tescil ettirdiği, davalı tarafından açılan davalar neticesinde, mahkemelerce tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline karar verildiği, 1-2-4-9-11-12 nolu bağımsız bölümlerin davalı şirket adına tapuya tescilinin sağlandığı, ancak 6 nolu bağımsız bölüm davacı adına kayıtlı iken davacı aleyhine başlatılan takipte haczedilerek satıldığından davalı şirket adına tescil edilemediği, şirketin bu bağımsız bölüm yönünde zarara uğradığı, asıl davada, davacı ortak /yönetici ...'nun söz konusu taşınmazdaki binanın, yapımı için şirketin sermayesi olmadığından kendisinin sağladığı şahsına ait nakit para ve Topaloğlu...şirketi imkanları ile yapıldığını, bilahare bu sözleşme kapsamında kendilerin düşen taşınmazları için tapu iptal tescil davaları açılarak ellerinden alındığından bahisle sebepsiz zenginleşmeye bağlı tazminat isteminde bulunulmuş ise de; bu iddiayı ispata dair yeterli ve uygun delil sunmadığı, karşı davada ise, şirketin ortağı ve yöneticisi olan karşı davalı ...' nun, yönetici sıfatı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında karşı davacı şirket adına tescil ettirilmesi gereken bağımsız bölümleri kendi ve eşi adına tescil ettirerek, karşı davacı şirketin zararına neden olduğu, açılan davalar neticesinde 1-2-4-9-11-12 nolu bağımsız bölümlerin geri alındığı, bu dairelerin haksız işgali nedeniyle bilirkişilerce tespit edilen ecrimisil zararının oluştuğu anlaşılmış ise de, bu taşınmazların karşı davalı adına tescil edilmediği, dava dışı ... adına kayıtlı olduğu gibi karşı davalının üçüncü kişilere kiraladığı yada işgal ettirdiği hususunda dosyaya soyut iddialar dışında bir delil de sunulmadığı, meni müdahale ve ecrimisil taleplerinin karşı davalıya yönetilmesinin yerinde olmadığı, adına tapuda kayıtlı olan kişi ile işgal durumunun söz konusu olması halinde işgal edenlere yada kiraya verilenlere karşı yöneltilmesi gerektiği, bu talepler yönünden husumet bulunmadığı, 6 nolu bağımsız bölüm yönünden, karşı davalı ... adına tescil edildiği, kesinleşen mahkeme hükmü ile bu taşınmazın karşı davalı adına tescilinin haksız olduğu, borcu için icrada satılarak şirketin bu bağımsız bölüm değeri kadar zarara uğradığının anlaşıldığı, taşınmaz değerinin bilirkişiler tarafından 3.500.000,00 TL olarak tespit edilmiş ise de, bu rapordan önceki raporun davacı vekilince kabul edilerek o raporda belirlenen değer nazara alınarak ıslah dilekçesinde bu taşınmaz için 2.620.000,00 TL zarar talep edildiği, bu bağımsız bölüm yönünden ecrimisil olarak davacı vekilinin ıslah dilekçesindeki talebi nazara alınarak bu bağımsız bölüme ilişkin davasının ıslah dilekçesi dikkate alınarak kabulüne karar verilmesi gerektiği, karşı davada davacı vekilinin şirketin kardan mahrumiyet zararı talep edilmiş ise de, bu talebine ilişkin yeterli delil sunulamadığı, anılan talep yönünden zararın ispatlanamadığı, 6 nolu daire satış bedeli ve ecrimisil yönünden davadan önce temerrüte düşürücü ihtar bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, karşı davacının 6 nolu bağımsız bölüm nedeni ile uğranılan zarar talebine ilişkin olarak davasının kabulüne, 2.620.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'sine dava tarihi olan 29/12/2022'den, bakiyesine ıslah tarihi olan 04/04/2024'den itibaren avans faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davacının 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin kabulü ile 42.964,00 TL'nin dava tarihi olan 29/12/2022'den itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karşı davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin meni müdahale talebinin pasif husumet yokluğundan reddine, karış davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin ve karşı davacının kar mahrumiyeti talebinin reddine ...." şeklinde karar verilmiştir.
İş bu kararın, davalı karşı davacı vekilince istinafı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. HD nin 26/02/2025 tarih ve 2025/1 E., 2025/151 K. sayılı ilamıyla; "...karşı davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli dilekçesi ile birinci rapora göre karar verilmesini talep ettiği gerekçesiyle ıslah dilekçesi dikkate alınmadan hüküm kurulmuş ise de, anılan bedel artırım dilekçesinde karşı davacı yan fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu gibi, 6 nolu taşınmaz yönünden taşınmazın değerinin yaptığı hesaplamaya göre 3.251.399,53 TL'ye tekabül ettiği, taşınmazın değerinin tespitine yönelik itirazlarının bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını belirtmiştir. Bir başka anlatımla, karşı davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli dilekçesinde birinci bilirkişi raporundaki 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değeri açıkça kabul ettiğine ilişkin bir beyanı bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece karşı davacı vekilinin birinci bilirkişi raporunda 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değeri açıkça kabul etmediği, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğu, bu kapsamda karşı davacı lehine adli yardım kararı bulunduğundan harcı yatırılmayan ıslah dilekçesindeki talep edilen değer gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken taşınmaz değerinin tespitine ilişkin birinci raporun karşı davacı vekilince kabul edildiği, birinci raporda belirlenen değerin nazara alınarak bedelin artırılıp 2.620.000,00 TL zarar talep edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, yargılama aşamasında alınan birinci bilirkişi raporunda 6 nolu taşınmaz için 2.620.000,00 TL rayiç değer ile 204.661,00 TL ecrimisil bedeli tespit edilmiş, itiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi heyeti raporunda ise 6 nolu taşınmaz için 3.200.000,00 TL rayiç değer ile 210.625,00 TL ecrimisil bedeli tespit edilmiştir. Anılan raporlara karşı davacı vekilince gerekçeleri belirtilerek itiraz edilmiştir. Birinci ve ikinci bilirkişi heyeti raporlarında 6 nolu taşınmaz için tespit edilen rayiç değer ve ecrimisil bedeli çelişkili niteliktedir. Hal böyle olunca mahkemece yapılması gereken iş, karşı dava konusu 6 nolu taşınmaza ilişkin mahallinde keşif yapılarak keşfen 3 kişilik gayri menkul değerleme uzmanı/inşaat mühendisinden 6 nolu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri ile ecrimisil değerinin tespitine yönelik dosyada yer alan birinci ve ikinci bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkiyi giderir, taraf vekillerinin raporlara karşı itirazlarını da karşılayacak nitelikte bilirkişi raporu alınıp, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesinden ibarettir. karşı davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, karşı davacı karşı davalıya gönderdiği 25/07/2022 tarihli ihtarname ile karşı dava konusu 6 nolu taşınmazın rayiç değerinin ödenmesini talep etmiş, anılan ihtar 26/07/2022 tarihinde karşı davalıya tebliğ edilmiş ise de anılan taşınmaza ilişkin rayiç değer tespiti dava tarihi gözetilerek yapılmıştır. Karşı davalının eylemi haksız fiil olup, 6 no'lu taşınmazın satış tarihinin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği ileri sürülebilecek ise de, taşınmazın rayiç değeri dava tarihi esas alınarak tespit edileceğinden faiz başlangıç tarihinin geriye yürütülmesi söz konusu olamayacaktır. Bu durumda mahkemece 6 no'lu taşınmazın rayiç değeri yönünden faiz başlangıç tarihinin dava dilekçesi ve ıslah dilekçesinde yer alan miktarlar yönünden dava tarihi olduğu gözetilmeden ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinin esas alınmasında isabet görülmemiştir. kabul şekline göre de, karşı davacının yargılamanın bir aşamasında vekille temsil edilmiş olması, davada haklı çıkması durumunda lehine vekalet ücreti takdiri için yeterli bulunduğundan aksi yöndeki tashih kararı isabetsizdir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin karşı davanın kısmen kabulü yönündeki kararında 6 nolu taşınmaz yönünden isabet görülmediğinden karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının karşı davada 6 nolu taşınmaza ilişkin rayiç değer ve ecrimisil kısımları yönünden kaldırılmasına, karar kaldırıldığından tashihe ilişkin ek kararın kaldırılmasına ilişkin ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın 6 nolu taşınmaz rayiç değer ve ecrimisil talepleri yönünden yeniden görülmesi..." gerekçesiyle kararımız kaldırılarak, dosyamız geri çevrilmiştir.
Mahkememizce, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı gereğince 3 kişilik gayri menkul değerleme uzmanı bilirkişiden oluşturulan heyet ile keşif yapılarak 6 nolu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti istenmiş, heyetçe hazırlanan 16/09/2025 tarihli raporunda; Mahkemece dosyada alınan 1.heyet raporunda, 6 nolu bağımsız bölümün Merkez Bankasının... ili için yeni olmayan binalar yönünde tespit ettiği konut fiyat endeksleri kullanılarak Nisan 2023 itibariyle tespit edilen rayiş değeri 3.500.000,00 TL olarak belirlendiği ve dava tarihi 11/10/2022 ye uyarlandığı, bu şekilde dava tarihi itibariyle değeri 2.620.000,00 TL olarak tespit edildiği, yine 2. Bilirkişi heyeti raporunda Nisan 2023 tarihi itibariyle 6 nolu bağımsız bölümün değerinin 3.500. 000,00 TL olarak kabul edilip, bu kezde Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlanan Yİ-ÜFE ye göre dava tarihine uyarlanarak 11/10/2022 tarihinde değerinin 3.200.000,00 TL olduğu belirlenmiş ise de, birbirine yakın tarihli iki rapor arasındaki değer farkının %10 dan fazla olması nedeniyle makul sınırda olmadığı, bu nedenle heyetlerince dava tarihi itibariyle değerin... TR51 (Ankara )- dÜzey Konut Endeksi verileri ile yapılan değerleme ve de mahallide yapılan çalışmalar ile bölgede emlakçılık yapan firmalarda görüşler alınarak yapılan değerlendirmede; 6 nolu bağımsız bölümün eylül 2025 tarihi ile güncel fiyatın 6.750.000,00 TL, karşı dava tarihi 29/12/2022 itibari ile de 2.000.000,00 TL olarak hesap edildiği, taşınmazın ecrimisil değerin ise; 29/12/2017-29/12/2022 arasında toplam 122.485,18 TL olacağı tespit edilmiştir.
İşbu bilirkişi raporuna, karşı davacı şirket tarafından herhangi bir itiraz beyanında bulunulmamış, davalı ... vekili beyan ve itiraz da bulunmuştur.
Önceki kararımızın, karşı davaya ilişkin hükmünün yalnızca karşı davacı şirket vekili tarafından istinafa götürüldüğü, ... tarafından istinafa götürülmediğinden, aleyhe kazanılmış hak ihlal edilemeyeceği kuralı gereğince bilirkişi heyetinden ek rapor alınmamıştır.
Tüm dosya kapsamı, karşı dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kaldırma kararı öncesi verilen Mahkememiz hükmü ve kaldırma kararı ile 3 kişilik heyetten alınan rapor birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce asıl davaya ilişkin verilen red kararının istinaf edilmediğinden kesinleştiği, YİNE karşı davada "6 nolu taşınmaza ilişkin tazminat ve ecrimisil istemi" dışındaki kısımlar yönünde kaldırma kararının bulunmadığı, bu nedenle bu bölümlerin kesinleştiği, kaldırma kararından sonra yalnızca 6 nolu taşınmazın değeri ve ecrimisile ilişkin hususlarda inceleme yapıldığı ve alınan rapora karşı davacı tarafından itiraz edilmediği, bu bilirkişi raporuna göre 6 nolu taşınmaz değerinin 2.000.000,00TL, ancak kaldırma kararından önce mahkememizce kabul edilen değerinin 2.620. 000,00TL olduğu, istinafa gidenin aleyhine hüküm verilemeyeceği, yine 6 nolu bağımsız bölümün ecrimisil bedelinin son alınan raporda 122.485,18TL olarak belirlendiği ancak karşı davacı vekili tarafından buna ilişkin herhangi bir ıslah yada bedel arttırım dilekçesi sunulmadığı daha önce hüküm verilen bedelin 42.964,00 TL olduğu nazara alınarak bu bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-ASIL DAVADA; Daha önce Mahkememizce, "davacının davasının REDDİNE, A-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, 80,70 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, B-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
C-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00TL üzerinden takdir edilen 1.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, D-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki saatlik ücret tutarı karşılığı 1.560,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine," ilişkin verilen karar kesinleştiğinden yeniden hüküm verilmesine yer olmadığına,"
2-KARŞI DAVADA, davacının davasının kısmen kabulü ile;
A- "Davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin Meni Müdahale Talebinin " pasif husumet yokluğundan REDDİNE", B-Davacının 1,2,4,9,11,12 no'lu bağımsız bölümlere ilişkin Haksız İşgal Tazminatı Ve Kar Mahrumiyeti talebine REDDİNE ", dair Mahkememizce daha önce verilen hüküm kesinleştiğinden, bu hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
C- Davacının 6 nolu bağımsız bölüm nedeni ile uğranılan zarar talebine ilişkin olarak davasının kabulü ile; 2.620.000,00 TL'nin, dava tarihi 29/12/2022'den itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi kapsamında avans faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
D-Davacının 6 nolu bağımsız bölüme ilişkin haksız işgal tazminatı isteminin kabulü ile 42.964,00 TL'nin dava tarihi olan 29/12/2022'den itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi kapsamında avans faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
E-Kabul edilen 2.662.964,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 181.907,07 TL karar ve ilam harcından 85,39 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 181.821,68 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
F-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 85,39 TL peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 177,59 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
G-Davacının karşıladığı 1.030,00TL yazışma gideri, 9.750,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.780,00TL yargılama giderinin, kabul/talep oranına göre hesaplanan 8.970,86TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 1.809,14 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
H-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/talep oranına göre hesaplanan 523,61 TL'sinin davacıdan, 2.596,39 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
I-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 2.662.964,00 TL üzerinden takdir edilen 352.926,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
J-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 537.036,00TL üzerinden takdir edilen 84.555,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
K-Karşı davada adli yardım talebi kabul edildikten sonra devlet ödeneğinden yapılan, 2.275,00 TL ATGV araç ücreti, 45.000,00 TL bilirkişi ücreti, 4.361,50 TL keşif harcı olmak üzere toplam 51.636,50 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 42.970,67 TL'sinin davalıdan, geri kalan 8.665,83 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, hazineye irad kaydına,
L-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, karşı davada davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.24/10/2025
"Bu Evrak 5070 Sayılı Kanun Hükümlerine Göre UYAP Sistemi Üzerinden Elektronik Olarak İmzalanmıştır."