Kadastro sırasında hatalı olarak yol gösterilen taşınmazın tescili davasında, istinaf kesinlik sınırı nedeniyle reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onandı.
Özet: Kadastro sırasında hatalı bir şekilde yol olarak tescil harici bırakıldığı iddia edilen, davacının taşınmazı içinde yer alan bir bölümün kendi adına tescili istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda bu alanın davacının kullanımında olduğunu ve yol olarak kullanılmadığını tespit ederek davayı kabul etmiş; davalı Hazinenin istinaf başvurusu, dava değerinin kanuni kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi tarafından reddedilmiş; Yargıtay ise bu kararı usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/190 E., 2026/287 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2024/100 E., 2025/233 K.Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Kadastro sırasında; Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan davaya konu taşınmaz yol olarak tescil harici bırakılmıştır.Davacı; Kastamonu ili, ... ilçesi, ... köy Mevkiinde bulunan 1 79... parsel sayılı taşınmazından önceki tarihlerde yapılan kadastro tespitine göre hatalı bir şekilde köy tüzel kişiliğine ait patika yol geçtiğinin gösterildiğini, söz konusu yolun genişliğinin normalde tahmini 1 metre 65 cm iken taşınmazının başlangıcından itibaren bu genişliğin 2 metreyi geçtiğini, taşınmazını geçtikten sonra ise yolun genişliğinin yine 1 metre 65 cm'e düştüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazın adına tescilini istemiştir.Davalı tarafa tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesi sunulmamıştır.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu edilen, 07.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda (T1) ve (T2) harfleri ile gösterilen kadastro tespitinde tescil harici yol olarak bırakılan 7, 78... ve 2, 21... toplamı olan 9, 99... 'lik taşınmaz bölümünün davacının taşınmazı içerisinde kaldığı, dava konusu yol olarak tespit harici bırakılan kısmın hiç bir zaman yol olarak kullanılmadığı, yolun genişliğinin hep aynı olduğuna yönelik mahalli bilirkişi beyanları, zeminde yapılan inceleme üzerine yine jeodezi ve fotogrametri mühendisi tarafından dava konusu yerin 1950, 1968, 19 83... yıllarına ait hava fotoğrafı değerlendirmelerinde taşınmazın ve yolun sınırının tespit edilemediği, dava konusu alanın mahalli bilirkişi beyanları ile eskiden beri önce davacının babası, sonrasında davacının kullanımında olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrası uyarınca dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile HMK'nın 341/2. maddesi gereğince kesinlik sınırı olarak belirlenen 17.830,00 TL'den aşağı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.