İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, fatura alacağı ve cari hesap uyuşmazlığı üzerine yapılan bilirkişi incelemesiyle 192.046,81 USD bakiye alacağın belirlenmesi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, iki faturadan doğan ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 180.000 USD alacağı için başlattığı icra takibine davalının haksız itiraz etmesi üzerine takibin devamını ve icra inkar tazminatı talep ederken; davalı, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi nedeniyle borcun kapandığını, hatta kendisinin alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini ve kötü niyet tazminatı istemiştir; yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 192.046,81 USD bakiye alacağı bulunduğu tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : 2022/893 KARAR NO : 2026/431DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 14/12/2022KARAR TARİHİ : 25/06/2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle; ... 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip dayanağı olan 2 adet faturadan kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibinde geçildiğini, müvekkilinin davalı taraftan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 180.000 USD alacağının bulunduğunu, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek usul ve yasaya uygun icra takibinin devamına, icra takibine haksız itiraz eden davalı borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davacı tarafın yurtiçi ve yurtdışında özellikle Moskova'da Antep fıstığı ticareti yaptığını, müvekkili şirket ile 2019 yıllarından beri kuruyemiş alış verişi ile ilgili ticari ilişki içinde bulunduğunu, bu sebeple taraflar arasında TürkTicaret Kanunu çerçevesinde cari hesap ilişkisinin mevcut olduğunu, bu cari hesap ilişkisi kapsamında davalının müvekkili şirket tarafından, davacıya ara ara ödemeler yapılmış olup, müvekkil şirketin davacıya borçlarının kapatıldığı gibi, müvekkil şirketin davacıdan alacaklı duruma geçtiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya gönderilen ödeme dekontlarının dilekçe ekinde sunulduğunu, ödeme dekontları dışında Taraflara ait ticari defterlerin bilirkişi marifeti ile incelenmesi sonucunda da müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığının aksine alacaklı olduğunun görüleceğini, işbu sebeplerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan işbu davanın reddi gerektiği gibi, müvekkili şirket borçlu olmadığı halde, hakkında icra takibi yapılması, sonrasında ise, müvekkili şirketin borçlu olmadığına ilişkin yapmış olduğu itirazın yine haksız olarak kaldırılması amacıyla işbu davanın açılması tamamen kötü niyet göstergesi olduğunu beyan ederek davanın reddini, davacı aleyhine davaya esas değerin % 20 sinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. Dava, icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında düzenlenen fatura konu alacağa konu edilen ... 11.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle alacağın oluşup oluşmadığı ile davalı tarafın söz konusu fatura bedellerini ödeyip ödemediğinin tespiti için öncelikle davacının ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu mahal mahkemesine talimat yazılarak görevlendirilen bilirkişinin hazırlamış olduğu 14/02/2023 tarihli raporda "davacının, dava dosyasına 2021 ve 2022 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerinden 2021 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini basılı defter olarak, 2022 yılına ait yevmiye ve kebir defterlerini ise e-defter olarak tuttuğu, basılı olarak tuttuğu 2021 yılı yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı gibi Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2021 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, ayrıca e-defter olarak tuttuğu 2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin noter açılış ve noter kapanış tasdiklerinin yerine geçecek olan e-defter beratlarını zamanında ve usulüne uygun olarak sistemden aldığı, tablo halinde detaylıca verilen davacı tarafa ait 2021 ve 2022 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının dava dosyasına konu icra takibine dayanak olan 12.04.2021 tarih ... seri numaralı 230.718,75 USD tutarlı ve 24.11.2021 tarih ... seri numaralı 68.400,00 USD tutarlı faturaları davalıya satış olarak kayıt ettiği gibi dava dosyasına konu icra takibine dayanak yapmadığı 03.03.2021 tarih ... seri numaralı 338.100,00 USD tutarlı ve 12.04.2021 tarih ... seri numaralı 331.200,00 USD tutarlı faturaları da davalıya satış olarak kayıt ettiği, davacının davaya konu icra takibine dayanak ettiği ve etmediği bu satış faturalarına göre davalıya 2021 yılında toplamda (230.718,75 + 68400,00 + 338.100,00 + 331.200,00) = 968.418,75 USD tutarında satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında davalıdan 2020 yılından 2021 yılına devir eden 100.667,43 USD fazla tahsilâtının olduğu, ayrıca 2021 yılında bankaya gelen havalelerle davalıdan toplamda 675.704,51 USD tahsilât yaptığı, böylece davacı tarafın incelenen bu 2021 ve 2022 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacının davalıdan [968.418,75 – (100.667,43 + 675.704,51)] = 192.046,81 USD bakiye alacağının kaldığı kaydının olduğu, davacının davalıya yaptığı bu 2021 ve 2022 yılları yasal defter ticari münasebet kayıtlarının özet icmal tablo sonucunda davacının davalıdan bakiye alacak tutarı 192.046,81 TL olarak tespit olunduğu" şeklinde görüş belirtmiştir. Tarafların rapora karşı sundukları itiraz ve beyan dilekçeleri karşısında ek rapor alınmasına karar verilmiş olup 10/01/2025 tarihli ek raporda "davacının, dava dosyasına 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, davacının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu yasal defterlerinin noter açılış tasdiklerini zamanında ve usulüne uygun yaptırdığı, Türk Ticaret Kanununda belirtilen 2018 ve 2020 yıllarının yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı ancak 2019 yılı yevmiye defterinin noter kapanış tasdikini yaptırmadığı, davacı tarafa ait 2020 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre, davacının davalıya 2019 yılından 2020 yılına devir eden 96.931,75 TL borcunun olduğu, davalıya yukarıdaki tabloda tarih ve seri numarası belirtilen faturalarla 15.150,00 TL ve 136.000,00 USD satış yaptığı, yaptığı bu satışların karşılığında yukarıdaki tabloda belirtilen bankadan gelen havalelerle 225.645,63 USD tahsilât yaptığı, ayrıca davacının TL cinsinden davalıya olan (96.931,75 – 15.150,00) = 81.781,75 TL tutarı 24.08.2020 tarihinde 11.021,80 USD olarak kayıt ettiği, böylece davacı tarafın incelenen bu 2020 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarına göre davacının davalıdan [136.000,00 - (225.645,63 + 11.021,80)] = 100.667,43 USD fazladan tahsil ettiği kaydının olduğu" şeklinde görüş belirtmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle atanan bilirkişi heyetinin 29/08/2024 tarihli raporda "taraflar arasında bahsi geçen yazılı sözleşmeye dosya kapsamında rastlanmadığı, davalı tarafından sunulan ticari defterlerin TTK ve VUK açısında delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafından sunulan ticari defterlere göre davalının takip tarihi itibariyle davacıdan 253.527,00 USD alacaklı olduğu, huzurdaki davaya konu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, talimat yolu ile incelenen davacı defterleri ile davalı defterleri karşılaştırıldığında taraflar arasında 445.573,81 USD tutarında farkın mevcut olduğu, bu farkın oluşmasının sebebi olarak davalının kayıtlarında olan ve rapor içerisinde detayı belirtilen ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olmaması ve 2021 yılı öncesinden gelen bakiye farktan kaynaklandığının tespit edildiği, ilgili ödeme kayıtlarına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir yazılı belgeye (Ödeme Dekontu, Çek, Senet vb.) rastlanılmadığından, ayrıca talimat yolu ile 2021 öncesi ticari defterler incelenmediğinden bu aşamada farkı oluşturun kayıtların ispata muhtaç olduğu, bu kapsamda; davacı tarafından faturalara konu ürünleri davalıya teslim ettiği değerlendirildiğinde, ilgili faturalar kapsamında davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir ödeme görülmediğinden davacının asıl alacak talebinin mümkün olduğu, bu tutarın taleple bağlılık ilkesi gereği 180.000 USD olabileceği, davacının işlemiş faiz talebinin şartları oluşmadığından bu aşamada mümkün olmadığı, 180.000 USD’nin takip tarihi 09.06.2022 itibariyle (180.000 USD x 16,7636 =) 3.017.448,00 TL olabileceği" şeklinde görüş belirtmişlerdir. Tarafların rapora karşı sundukları itiraz ve beyan dilekçeleri karşısında ek rapor alınmasına karar verilmiş olup 30/04/2025 tarihli ek raporda " davacı tarafından faturalara konu ürünleri davalıya teslim ettiği değerlendirildiğinde, ilgili faturalar kapsamında davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir ödeme görülmediğinden davacının asıl alacak talebinin mümkün olduğu, bu tutarın taleple bağlılık ilkesi gereği 180.000 USD olabileceği, davacının işlemiş faiz talebinin şartları oluşmadığından bu aşamada mümkün olmadığı, 180.000 USD’nin takip tarihi 09.06.2022 itibariyle (180.000 USD x 16,7636 =) 3.017.448,00 TL olabileceği" şeklinde görüş belirtmişlerdir. Tarafların rapora karşı sundukları itiraz ve beyan dilekçeleri karşısında ek rapor alınmasına karar verilmiş olup 02/02/2026 tarihli 2.ek raporda " sunulan dekontlara ilişkin tespit rapor içerisinde yer almakla önceki raporlardaki kanaatte herhangi bir değişikliğe gidilmediği, yani davacı tarafından faturalara konu ürünleri davalıya teslim ettiği değerlendirildiğinde, ilgili faturalar kapsamında davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin herhangi bir ödeme görülmediğinden davacının asıl alacak talebinin mümkün olduğu, bu tutarın taleple bağlılık ilkesi gereği 180.000 USD olabileceği, davacının işlemiş faiz talebinin şartları oluşmadığından bu aşamada mümkün olmadığı, 180.000 USD’nin takip tarihi 09.06.2022 itibariyle (180.000 USD x 16,7636 =) 3.017.448,00 TL olabileceği" şeklinde görüş belirtmişlerdir.Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, somut olayda davacı tarafından davacının dava dosyasına konu ... 11.İcra Müdürlüğünün ...E.sayılı icra takibine dayanak olan 12.04.2021 tarih ... seri numaralı 230.718,75 USD tutarlı ve 24.11.2021 tarih ... seri numaralı 68.400,00 USD tutarlı faturaları ticari defterlerinde davalıya satış olarak kayıt ettiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın ticari defterlerine göre de söz konusu faturaların kayıtlı olduğu görülmektedir. Davalının, faturaya konu malı/hizmeti almadığına ya da eksik aldığına dair bir itirazı da bulunmamaktadır. Dolayıısyla, davacının anılan faturaya konu malı teslim ettiği ve fatura bedelleri kadar alacaklı olduğunu ispat ettiği sabittir. Bu durumda, davalının söz konusu fatura bedellerini ödediğini ya da cari hesap ilişkisi kapsamında borcu bulunmadığını ispatlaması gerekmektedir. Dosya kapsamına yansıyan ve yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporları incelendiğinde, davalının anılan fatura bedelini davacıya ödediğini ispatlayamadığı görülmektedir. Bununla birlikte davacı, her ne kadar iki ayrı faturadan daha yüksek bedel için icra takibi başlatmış ise de, davasını 180.000 USD ile sınırlı olarak açmıştır. Taleple bağlılık ilkesi gereği 180.000 USD üzerinden takibin devamına karar verilmiş; takip tarihindeki yabancı para kuru üzerinden icra inkar tazminatı, karar tarihindeki kur üzerinden avukatlık ücreti hesaplaması yapılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalının ... 11. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 180.000,00-USD'lik kısım yönünden takip talebindeki şartlarda devamına, Hüküm altına alınan alacağın (takip tarihi olan 08.06.2022 1,00-USD=17.1489) %20'si üzerinden hesaplanan 617.360,4-₺ icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 206.121,87-TL harçtan, peşin alınan 36.105,62 TL harç ile 15.424,85 TL icra harcı toplamı 51.530,46 TL'nin mahsubu ile bakiye 154.591,41TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça harcanan 36.105,62 TL peşin harç ile 80,70 TL başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 530,00-TL, bilirkişi ücreti 16.500,00-TL'den oluşan toplam 17.030,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-Davalı tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 929.253,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Dair; tarafların yüzüne karşı verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026 Başkan e-imzalıdırÜye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır