İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, aşırı yağış nedeniyle işyeri deposunda oluşan hasarın mal sigortası kapsamında sel mi yoksa izolasyon eksikliği mi olduğu konusundaki uyuşmazlığı inceleyen istinaf kararı.
Özet: Bir işyerinin deposunun şiddetli yağışlar sonucu su basmasıyla oluşan mal hasarının tazmini için açılan davada, davacı sigortalı, zararın poliçe kapsamındaki sel kaynaklı olduğunu ve sigorta şirketinin hasarı haksız yere izolasyon eksikliğine bağlayarak ödeme yapmadığını, önceki benzer hasarın karşılandığını ve bu durumun sigorta şirketi tarafından gerçeğe aykırı değerlendirildiğini belirterek 220.635 TL ana para ve faiz ile birlikte tahsilini talep etmektedir; davalı sigorta şirketi ise hasarın, sigortalı yerin yeraltı konumu, zemin izolasyonundaki kusurlar ve yanlış eğimden kaynaklanan izolasyon eksikliği olduğunu iddia ederek, hasarın poliçedeki izolasyon eksikliği teminatı kapsamında ve sınırlı bir bedelle değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1204
KARAR NO: 2026/721
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/02/2022
NUMARASI: 2017/872 Esas 2022/184 Karar
DAVANIN KONUSU: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: 13/05/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.07.2016 tarihinde şiddetli yağan yağmur neticesinde ... No:.../ İstanbul adresinde bulunan müvekkiline ait işyerinin deposuna su bastığını ve deponun kendisi ile birlikte o esnada depoda bulunan pek çok malzemesinin ve mobilyasının hasarlandığını, deponun ve depodaki malların ... no.lu işyerim Paket Sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığını, sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde ilgili ekspertiz sonrası hasarın sebebinin gerçeğe aykırı şekilde "izolasyon hasarı" olarak nitelendirildiğini ve davacıya hiçbir ödeme yapılmadığını, meydana gelen hasarın davalının iddia ettiği gibi izolasyon eksikliği sebebiyle gerçekleştiği iddiasının mantık ve gerçek dışı olduğunu, bunun aksinin hem davacı dilekçesinin ekindeki fotoğraflar ile hem de davacının talebi üzerine mahkeme kanalıyla yapılan tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda hem de aynı işyerinde bir başka çok şiddetli yağış sonrası gerçekleşen sel hasarı dosyasının aynı davalı tarafından karşılanması/ödenmesi ile ispat edildiğini, davacının davalı nezdindeki poliçenin yenilenmiş poliçe olduğunu, bir başka deyişle yıllardır aynı deponun davalı tarafından sigortalandığını, ilgili depoyu bu zamana dek sadece iki defa su bastığını, bunun da son dönemde İstanbul'da meydana gelen çok şiddetli yağışlardan ötürü olduğunu, davalı tarafin iddia ettiği gibi şayet yağmur sonrası izolasyon hasarı söz konusu oldu ise bunun her yağış sonrası olması gerektiğini, zira yıllardır sigortalı bu işyerinde yıllardır yağan yağmurlardan etkilenmediğini ve böyle bir olayın ne izolasyon ne sel gerçekleşmediğini, sadece bu hususun bile -afet denebilecek şekilde yağan yağmur - bu boyutta bir hasarın izolasyon eksikliği sebebiyle olmadığını ortaya koyduğunu, davaya konu hasar gerçekleştikten sonra davacının hasarlı mallarının bir kısmını hasar gören deponun bulunduğu apartmandan, apartman yönetiminin baskısı ile bir başka depoya taşımak zorunda kaldığını, bir kısmının ise hali hazırda su basan depoda kaldığını, taraflar arasında hem hasarın sebebi, hem hasarın tutarı, hem de hasarlı malların sovtaj bedeli konusunda uyuşmazlık mevcut olduğundan taraflarınca İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti yaptırıldığını, somut olayda davacının zarar gören mallara ilişkin detaylarının ve faturalarının ekte yer aldığını, ilgili belgelerin sayın mahkeme tarafından incelendiğinde de durumun ortaya çıkacağını, zarar gören malların sovtaj bedelinin de alınan teklifler doğrultusunda işbu davada davacı tarafından ortalama 15.000TL olarak belirlendiğini, firmalardan gelen tekliflerin ortalamasının yaklaşık olarak 15.000-TL olduğunu, davacının somut olay sebebiyle uğradığı emtia mal hasarı tutarının 277.895 TL olduğunu, poliçe kapsamında seylap hasarına uygulanacak olan muafiyet tutarının 42.260-TL olduğu,sovtaj bedelinin de takdiren/teklifler doğrultusunda 15.000-TL olarak kabul edilmesi halinde davacının 220.635-TL tutarındaki zararının hasarın oluş tarihinden itibaren işletilecek en yüksek avans faiz ile ödenmesi gerektiğini, fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalması kaydıyla,davanın kabulüne karar verilmesini ve davacının uğradığı 220.635-TL tutarındaki zararının hasar tarihinden itibaren işletilecek en yüksek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 05.07.2016 tarihli hasarın ihbarı üzerine yapılan ekspertiz incelemeleri neticesinde düzenlenen 30.09.2016 tarihli Ekspertiz Raporunda; hasarın sigortalıya ait poliçede 2.500,00 TL limitle teminat altına alınmış olan "İzolasyon Eksikliği" teminatı kapsamında değerlendirilebileceği hususlarının tespit edildiğini, dava konusu hasarın davacının iddia ettiği seylap nedeniyle meydana gelmemiş olduğunu, sigortalı işyerinin toprak zemin altında kalan bir alanda olması,ecza deposu önünde bulunan bu kısım üzerinde kırmızı beton uygulaması nedeniyle, kırmızı beton uygulaması üzerinde oluşan çatlaklar neticesinde zemin izolasyonunun büyük ölçüde kusurlu hale gelmesi, buradaki zemin eğiminin istinat duvarına doğru ve caddeye verilmesi gerekirken bina dış duvanna doğru verilmesi, beton tahliyeden geçen yağmur sularının, işyeri depo bölümü, beton tavan bölümünden sirayet etmesi neticesinde, tavan beton tahliyesinden ilerleyerek işyeri içerisine tavandan akma suretiyle sirayet ettiğini, hadisenin, giriş - çıkış bölümündeki kırmızı beton uygulaması yapılan alanda meydana gelen çatlamalar sonucunda oluşan izolasyon zayıflığı sonucunda vuku bulduğunu, davalının dilekçesinin ekinde bulunan fotoğraf ve sigortalı tarafından hasar sırasında çekilen video kaydında da açık bir şekilde suların duvar dibi ve tavandan akarak işyerine sirayet ettiğinin açık bir şekilde anlaşıldığını, zolasyon zayıflığı nedeniyle meydana gelen zararların dava konusu poliçede 2.500 TL limitle teminat altına alındığından, bu tutarın 03.10.2016 tarihinde sigortalı davacıya ödendiği ve davalının dava konusu hasardan doğan sorumluluğunun sona erdiğini, davacı tarafından yaptırılan tespit raporundaki değerlendirmelerin somut olaya uygun olmadığını, hatalı olduğunu, söz konusu tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun olaydan yaklaşık 10 ay sonra düzenlenmiş olup, keşif sırasında somut olayın meydana geliş şekli ile ilgili delillerin ortadan kalkmış olduğunu, yapılan tüm değerlendirmelerin somut olaya uygun olmadığım, tamamen varsayıma dayalı değerlendirmeler olduğunu, ayrıca hasar tespitini yapan eksperden rapora ilişkin beyan talep edildiğini ve 18.05.2017 tarihli rapora karşı beyanlarında, bina yan cephesinde bulunan ve depoya giden yol üzerinde zeminde yer yer ve binaya birleşim noktalarında aşın deformasyonlann ve dilitasyon boşluklarının oluştuğu, bu boşlukların izole edilmemiş olduğu net olarak görüldüğünü, bina yan cephesinde bulunan yolun ön cephesindeki ana yola meğilli olduğu tespit edildiği, bu bölümde oluşacak aşın birikmede suyun ana yola akmasında neden olacağı, aksi halde meğilli depoya doğru akması normal bir yağışta dahi depo önünde mazgal bulunsa da baskına neden olması kaçınılmaz olacağını, resimlerde de görüldüğü üzere yol üzerinde aşın bir izolasyon zaafi olduğu, yolun bazı bölümlerinde yama yapılmış olduğunun görülmesi üzerine bina zemin katındaki esnaflarla yapılan görüşmede, "yoğun yağışlarda bodrum kata su sızıyor o nedenlerle çatlaklara yama yapıldı" gibi bilgiler alındığını, hasarlı ürünler incelendiğinde, tamamının üstten akan sulara maruz kaldığının açıkça görüldüğünü, davacı tarafın da kabul ettiği üzere poliçedeki toplam muafiyet tutan 42.260,00 TL tutarında olduğunu, bu durumda kabul anlamına gelmemek kaydıyla, hasarın seylap olarak değerlendirilmesi durumunda, davacının talep edebileceği toplam hasar tutan en fazla 120.761,50-18.114,22-42.260,00= 60.387,28-TL 'den ibaret olduğunu, dolayısıyla davacının taleplerinin miktar bakımından da kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; " ...Alınan raporlarda özetle, davacıya ait iş yerinde oluşan hasarın, davalının tanzim ettiği, 21.10.2015-2016 tarihleri arasında geçerli ... nolu işyerim paket sigorta poliçesinde verilen 2.000.000 TL bedelli ''Yangın Teminat'' başlığı altındaki ''Sel ve Su Baskını'' klozu kapsamında kaldığı, ''Yangın Sigortası Genel Şartları'' ''Sel ve Su Baskını'' klozunda teminat dışı tutulan haller arasında davalının ret sebebi olarak ileri sürdüğü izolasyon eksikliği halinin yer almadığından teminat dahilinde olduğu, davacının meydana gelen zararının 114.512,00 TL olduğunun tespit edildiği, alınan işbu raporların alanında uzman bilirkişilerce dosyada mevcut poliçe şartları ve deliller ışığında hazırlanmış ve denetime elverişli olmaları nedeniyle raporlara itibar edilerek, davacıya ait işyerinde su baskını nedeniyle oluşan toplam 114.512,00 TL hasar bedelinin poliçe teminatı kapsamında kaldığından bahisle davanın kısmen kabulü ile 114.512,00 TL hasar bedelinin, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2.maddesi uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, “İşyeri Sigorta Poliçesi“ kapsamında sigortalanan işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacıya ait işyeri, 21/10/2015-2016 tarihleri arasında geçerli "İşyerim Paket Sigorta Poliçesi" ile davalı nezdinde % 8 enflasyon koruması ile 2.000.000,00 TL teminat bedeli ile "dahili su" ve "sel ve su baskını'' dahil çeşitli risklere karşı teminat altına alınmış olup davaya konu su baskını olayı 05/07/2016 tarihinde poliçe teminat süresi içerisinde meydana gelmiştir.
30.09.2016 tarihli Ekspertiz Raporunda;
"Sigortalı işyerinin bulunduğu bina etrafının beton istinat duvarı ile çevrildiği, işyerinin kot farkı ile toprak zemin altında kaldığını, bina yan cephesine bakan kısımda sigortalı işyeri girişinin olduğu, kot farkı sebebiyle de işyeri girişine yatay doğrultuya göre yokuş (rampa) yapıldığı ve bu bölümünden işyeri içerisine giriş çıkışın sağlandığı, sigortalı işyeri giriş - çıkış rampa bölümünde ecza deposunun bulunduğu, ecza deposu giriş - çıkış bölümü üzerine kırmızı beton uygulamasının yapıldığı, sigortalı işyeri depo kısmının bu bölüm altına kadar geldiği,yapılan uygulamada, zemin eğiminin bina dış duvarına doğru verildiği, (eğimin istinat duvarına doğru ve caddeye verilmesi gerekiyor) zemin beton uygulamasında yer yer çatlakların olduğu, sigortalı işyerinin bulunduğu bölge genelinde etkili olan kötü hava şartlarını takiben meydana gelen yoğun yağmur yağışları neticesinde, kırmızı beton uygulaması üzerinde oluşan çatlaklar neticesinde zemin izolasyonunun kusurlu hale geldiği, beton tahliyeden gecen yağmur sularının, işyeri depo bölümü, beton tavan bölümünden sirayet etmesi neticesinde, depo bölümünde duvara bitişik şekilde istiflenen 380 adet dolabın ve tavan beton tahliyesinden ilerleyerek işyeri içerisine tavandan damlama suretiyle sirayet eden sular sonucunda 74 takım (220 adet) koltuk takımının ıslanma neticesinde hasarlanmasına neden olduğu,
Sigortalı işyeri üst katında yer alan ecza deposu yetkilileriyle görüşülerek, durum hakkında bilgi talep edildiği, Ecza deposu yetkililerinden alınan bilgiler çerçevesinde, yoğun yağmur yağışının gerçekleştiği, giriş - çıkış bölümü kırmızı beton üzerinde yaklaşık 5 cm kadar suyun yükseldiği, ancak ecza deposu kapı eşiğini suların aşmadığı, bu sebepten ecza deposu içerisine su sirayetinin gerçekleşmediği, yapılan incelemeler sonucunda, hadisenin, giriş - çıkış bölümü, kırmızı beton uygulaması yapılan alanda meydana gelen çatlamalar sonucunda oluşan izolasyon zayıflığı sonucunda vuku bulduğu, -işyeri giriş - çıkış bölümünde mazgal olması nedeniyle yağmur sularının işyeri içerisine kapı bölümünden girmediği, hasarın sigortalıya ait poliçede 2.500,00 TL limitle teminat altına alınmış olan "izolasyon eksikliği" teminatı kapsamında kaldığı " tespiti yapılmıştır.
İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/41 D.İş sayılı dosyasından inşaat mühendisinden alınan 02/05/2017 tarihli tespit raporunda; "...05/07/2016 tarihinde meydana gelen şiddetli yağış neticesinde depoya dolan yağmur suyunun; depoya giriş, çıkışın sağlandığı yolun parselin arka cephesi tarafında kalan yaklaşık 10,00-12,00m uzunluğundaki son kısmının arka cepheye (depo girişine) doğru yaklaşık %12-15 eğimli olması, bu eğimli kısımdan itibaren parselin arka dar cephesinde iki kurplu (dönüşlü), depo giriş kapısına doğru yaklaşık %20-25 eğimli olan beton yol üzerinden gelmiş olduğu, parselin arka dar cephesindeki, iki kurplu (dönüşlü), depo giriş kapısına doğru yaklaşık %20- 25 eğimli, olan beton yol üzerinde, ikinci kurpun başladığı noktada bulunan yaklaşık 45 cm eninde, 50 cm derinliğinde, uzunluğu yol genişliğinde (6,00m) olan, üzerinde demir ızgara bulunan betonarme kanalın sağanak şekilde ani ve şiddetli yağışlarda yaklaşık %20-25 eğime sahip yol yüzeyinden akan yağmur suyunun tamamını toplayarak tahliye etmesinin söz konusu olamayacağı, kanalın kısa zamanda üst seviyesine kadar dolarak taşacağı ve yağmur sularının kanalı atlayarak depoya doğru akacağı,
Bodrum katta yer alan depo girişinin sol kısmında yol ve rampa tarafında kalan dış cephe duvarında dış izolasyonun kısmen sökülmüş olması nedeni ile izolasyon eksikliği bulunması, duvar ve tavan kısmında rutubet mevcut olması, tavanın tek bir noktasında aydınlatma armatürü kenarında üst kattan damlayan bir su sızıntısının olması, tavanın yer yer alüminyum sac levhalar ile kaplanmış olması dikkate alındığında bu bölümde su baskınına maruz kalmayacak şekilde bir su sızıntısının mevcut olduğu, deponun diğer kısımlarındaki duvar ve tavanlarda rutubet ve ıslaklık mevcut olmadığı hususu da dikkate alınduğında, su sızıntısının da tavan ve duvarlarda nemlenme ve rutubete neden olduğunun görüldüğü ve anlaşıldığı, bu bölümde her yağmur yağdığında su baskına neden olacak şekilde bir izolasyon eksikliğinin söz konusu olmadığı, aksi taktirde şiddetli yağış olan günlerde deponun defalarca su baskınına maruz kalmasının kaçınılmaz bir sonuç olacağı.." şeklinde kanaate varıldığı bildirilmiştir.
İç Mimar, İnşaat Mühendisi, Meteoroloji Mühendisi, Malu Müşavir ve Sigorta Uzmanı'ndan oluşan bilirkişi heyetinin alınan kök ve ek raporlarda özetle;
".. Temmuz 2016'da, dava konusu İstanbul ... bölgesinde 34,6 mm lik kuvvetli yağış meydana geldiği, bu yağış miktarının, İstanbul ve ...... bölgesinde daha önce de ölçülmüş, öngörülebilir bir yağış miktarı olduğu, dosyada ibraz edilen bilgi ve belgelere göre, bu kuvvetli yağış sonucu, dava konusu bölgede ev ve işyerlerinde su baskınlarının görüldüğü, trafik de aksamalar olduğu, bazı araçlarda su birikintileri sebebiyle hasarlar oluştuğu, ...Bölge Md. tarafından yayımlanan Fevk raporunda da belirtildiği, hasarın bir sel sebebi ile değil teknik bölümde açıklandığı üzere sigortalı deponun hemen üstünde bulunan beton zeminde su izolasyonunun teknik şartnamelere uygun olarak yapılmaması neticesinde bu beton yüzeydeki çatlaklar, bozukluklar ve soğuk derzlerden soğuk derzlerden aşağıya (sigortalı depoya) sızan sular sebebiyle oluştuğu tespiti yapıldığı,
30. 09. 2016 tarihli Ekspertiz Raporunda da hasarın oluş nedeni; sigortalı işyerinin giriş çıkış rampa bölümünde ecza deposunun bulunduğu, ecza deposu giriş-çıkış bölümü üzerine kırmızı beton uygulamasının yapıldığı, sigortalı iş yeri depo kışmının bu bölüm altına geldiği, yapılan uygulamada, zemin eğiminin dış duvara verildiği (eğimin istinat duvarına doğru ve caddeye verilmesi gerekiyor) zemin beton uygulamasında yer yer çatlakların olduğu, sigortalı iş yerinin bulunduğu bölge genelinde etkili olan kötü hava şartlarını takiben meydana gelen yoğun yağmur yağışları netiçesinde, binaya ait yağmur giderinden inen suyun ve yağmur sebebi ile kırmızı beton uygulaması üzerinde yağmur sularının biriktiği, kırmızı beton uygulaması üzerinde oluşan çatlaklar neticesinde zemi izolasyonunun kusurlu hale geldiği, beton tabiyeden geçen yağmur sularının, iş yeri depo bölümü, beton tavan bölümünden sirayet etmesi olarak açıklandığı,
Bu halde yağmur suları, sigortalı iş yerine, Yangın Sigortası Genel Şartları, Dahili Su Klozu 4. maddesinde tanımlandığı ve arandığı şekilde; binanın dış cephe veya terasından veya pencere, kapı ve pervazlarından (açıklarından) izolasyon yetersizliği ve/veya kaybı nedeniyle sızmamış ve/veya girmediği, araçlarn yükleme veya boşaltma yaptığı zemin üzerinde oluşan çatlaklardan sızdığı, araç trafiğine, dahası araç yükleme boşaltma ameliyesine açık olan bu zemin alanının, Yangın Sigortası Genel Şartları, Dahili Su Klozu 4.maddesinde tanımlanan binanın dış cephesi olarak kabulü mümkün görülmediği, buna göre; davacı ya ait iş yerinde oluşan hasarın, davalı ...' nın tanzim ettiği, 21.10.2015-2016 tarihleri arasında geçerli ... nolu İşyerim Paket Sigorta Poliçesi' nde "Sel ve Su Baskını" klozu kapsamında kaldığı, Yangın Sigortası Genel Şartları, "Sel ve Su Baskını" klozunda teminat dışı tutulan haller arasında davalı ...' nın ret sebebi olarak ileri sürdüğü "izolasyon eksikliği" hali yer almadığından teminat dahilinde olduğu ve Davalı ...'nın "izolasyon yetersizliği" nedeni ile teminatın 2.500,00 TL'sı ile sınırlı olduğu savının dayanaksız kaldığı sonucuna varıldığı,
Bunun yanı sıra, Eksper, tespit çalışmalarını takiben hasar gören emtialar ve muhteviyatları belirleyerek listesini çıkarttığı, buna göre gerek tespit raporunda ve gerekse dosya içeriği bilgi ve belgelerle beraber eksper, bilirkişi tespit çalışmaları incelendiğinde takiben sözü geçen mobilya emtialarda hasarlı mobilya emtiaların tamamının; Deri Kaplama Ofis Koltuk Takımı 74 Adet (220 Adete tekabül ettiği) ve Ofis Suntalam Dolap (Keson) 380 Adet olarak kayıt altına alındığı görüldüğü, dava konusu hasar yerinde yapıları tetkikte, temin edilen belgeler üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda tespit edilen hasar miktarı 119.400,00 TL tespit edildiği,
Somut olayın meydana geliş şekli ile ilgili delillerin ortadan kalkmış olduğundan, iş bu sovtaj bedelinin yukarıda izah edilen bilgiler ışığında eksper raporlarında mobilya emtiaların hasar durumları açıkça belirtilmediği için bu değerlendirmeye elverişli olmadığından hükme esas alınamayacağından sovtaja ilişkin değerlendirmeye girilemediği, Davalı ... Sigorta' nın, %2 muafiyet tenzili sonrasında sorumlu olduğu bedelden, davacıya ödediği 2.500,00 TL'nin tenzili sonrasında sorumlu olduğu nihai bakiye bedelin 114.512,00 TL olduğu " tespit ve görüşe yer verilmiştir.
Somut olayda; davalı, hasarın, "izolasyon eksikliğinden" kaynaklandığını, sel ve su baskını teminatı yönünden teminat dışı olduğunu, izolasyon eksikliği teminatı kapsamında ödeme yapıldığını savunmuştur, Yangın Sigortası Genel Şartları, Sel ve Su Baskını Klozu'nda teminat dışı tutulan haller arasında, davalı sigorta şirketinin ret sebebi olarak ileri sürdüğü izolasyon eksikliği hali yer almadığı, izolasyon eksikliğin hali Yangın Sigortası Genel Şartları, Dahili Su Klozu'nda yer aldığı görülmüştür. Görüldüğü üzere, uyuşmazlıktaki temel sorun, mevcut hasarın, "Sel ve Su Baskını" klozu kapsamında mı, yoksa "Dahil Su Klozu" kapsamında mı değerlendirileceği noktasında toplanmaktadır. Denetime açık hüküm kurmaya elverişli hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda ayrıntılı ifade edildiği üzere davacı ya ait iş yerinde oluşan hasarın, davaya konu poliçenin "Sel ve Su Baskını" klozu kapsamında teminat dahilindedir.
Su baskını nedeniyle sigorta işyerinde hasar gören emtealar tespit edilmiş olup hasar yerinde yapıları tetkikte, temin edilen belgeler üzerinde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar miktarı davalı sigorta şirketince yaptırılan ekspertiz raporunda belirlendiği üzere ( ekspertiz raporunda 119.400,00 TL emtea hasarı yanında dekorasyon ve bina sabitlerinde oluşan hasar da dahil toplam hasar miktarı 120.761,50 TL tespit edilmekle) 119.400,00 TL tespit edilmiş olup dairemizce de uygun bulunmuştur.
Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda sovtaj indirimi yapılmaması ve tenzili muafiyetin sigorta bedeli üzerinden değil hasar bedeli üzerinden yapılması hatalı olmuştur. Sigorta poliçesinin Ek teminatlar kısmında; sel/su baskının teminatında hasar olması halinde uygulanacak asgari muafiyet sigorta bedelinin %2'si olmamak üzere bu muafiyetin bina sabit tesisat ve dekorasyon, emtea ve makine teçhizat demirbaş ve diğer tesisat gruplarının her biri için, maksimum muafiyet tutarı 50.000 Euro ile sınırlı olmak üzere ayrı ayrı uygulanacağı kararlaştırılmıştır.
Davalı taraf, sigorta poliçesinin enflasyon klozlu olması dikkate alınarak hasar tarihindeki enflasyon dahil sigorta 2,117.850,37 TL olup bu tutarın %2'sinetekabül eden muafiyet tutarı 42.357,00 TL'den ibaret olduğunu belirtmiştir. Nitekim davacı vekili, dava dilekçesinde; Zarar gören malların sovtaj bedeli de alınan teklifler doğrultusunda işbu davada tarafımızca ortalama 15.000 TL olarak belirlendiğini, sovtaj bedelini takdiren ve teklifler doğrultusunda 15.000,00 TL olarak kabul ettiklerini poliçe kapsamında seylap hasarına uygulanacak olan muafiyet tutarının 42.260,00 TL olduğunu bildirerek kabul edilen sovtaj bedeli ile tenzili muafiyetin mahsup edilerek tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
O halde davaya su baskını neticesinde davacı işyerinde oluşan hasar nedeniyle sigorta poliçesi kapsamında ödenecek tazminat tutarı : 119.400,00 TL emtea hasarından % 8 enflasyon koruması da gözetilerek sigorta bedeli üzerinden % 2 muafiyet tutarı olan 42.260,00 TL (hasar tarihi itibariyle dairemizce belirlenen (2.000.000 TL x197gün x 8 / 36500 enflasyon bedeli + 2.000.000 TL) 2.086.356,16 TL sigorta bedeli üzerinden muafiyet tutarı 41.727,10 TL olarak hesaplanmış ise de taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı tarafça kabul edilen miktar dikkate alınarak) ile davacı tarafça kabul edilen 15.000,00 TL sovtaj bedeli ile davacıya öncesinde ödenen 2.500,00 TL'nin tenzili ile toplam 59.640,00 TL olarak hesaplanmış olup bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ..../02/2022 tarihli ve 2017/... Esas 2022/.. Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
2- DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İle
59.640,00 TL sigorta tazminatının 25/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli olan 4.074,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.767,90 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 306,10 TL 'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 3.767,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında davacı tarafından sarfedilen 36,00 başvuru ve vekalet harcı, ile 4.969,40-TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.005,40 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı ( %27,31) dikkate alınarak hesap olunan 1.353,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarife uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT tarifenin 13/3 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İstinaf giderleri yönünden;
1-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davalı tarafça yatırılan 1.955,60 TL harçtan, alınması gerekli 732,00 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 1.263,60 TL'nin ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70.TL istinaf başvuru harcı, 732,00 TL karar harcı ile 61,20 TL (posta - tebligat masrafı) istinaf yargılama gideri toplamı 1.013,90 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/05/2026