Muris muvazaası iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, mirasbırakanın mal kaçırma kastı ispatlanamadığından davanın reddi kararının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Mirasbırakanın mal kaçırma amacı güttüğü iddiasıyla açılan muris muvazaası kaynaklı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının, taşınmazın kredi çekme amacıyla devredildiği ve mirasçılardan mal kaçırma kastının mevcut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle kaldırılmasına ve davanın reddine karar veren bölge adliye mahkemesi hükmü, temyiz itirazlarının reddedilerek usul ve yasaya uygun bulunmak suretiyle Yargıtay tarafından onanmıştır.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1910 E., 2024/2514 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/531 E., 2024/518 K.Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir. Davacılar vekili; tarafların murisi ...'ün 1141 parseli ...'e devrettiğini, ...’ün kullanacağı kredi için dava konusu taşınmazı devraldığını, murisin mirasçılarından mal kaçırmayı amaçladığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payı oranında tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın değerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 08.10.2020 tarihli dilekçe ile davayı ... mirasçılarına yönelttiklerini, ... yönünden de velayeten annesi ...’ü dava dilekçesinde yazdıklarını ancak asaleten anılan davalıyı maddi hata sonucu yazmadıklarını belirterek ...’ün de davaya davalı olarak dahil edilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, ...’e husumet yöneltilmediğini, ... mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, temlikin gerçek satış olduğunu, murisin dava konusu taşınmazı Hazineden satın aldığını ancak daha sonra taşınmaz bedelini ödemekte sıkıntı yaşadığını ve çevresine borçlandığını, borçlarının ödenmesi karşılığında taşınmazı oğlu ...’a temlik ettiğini, ...’ın çiftçi olduğunu, maddi durumunun iyi olduğunu, taşınmazı 2007 yılında kredi çekip satın aldığını, taşınmazın ...’ın ölümünden sonra davalılar tarafından kullanıldığını, murisin dava konusu taşınmaz dışında da taşınmazları olduğunu, temlikin mal kaçırmak amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin sağlığında davacılara yapmış olduğu herhangi bir kazandırma bulunmadığı, devir işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dinlenen tanık anlatımlarına göre taşınmazın muris ... tarafından davalılar murisi ...’e kredi çekebilmesi için devredildiği, davacı tanıklarının beyanlarında temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı yönünde bir açıklama yer almadığı, murisin diğer mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir bir sebebin ortaya konulmadığı, satış bedeli ile gerçek değer arasındaki farkın tek başına muvazaa olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, davacıların mevcut deliller ile temlikin mirasbırakan tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı iddiasını kanıtlayamadıkları gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, gelen temyiz edilen davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.