İstanbul Tahkim Merkezi hakem kararının iptali davasında, yasal tebligatla bildirilen karara karşı bir aylık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle davanın usulden reddi.
Özet: Bir hakem kararının iptali istemli davada davacı vekili, tahkimin elverişli olmadığını, arabuluculuk şartının ihlal edildiğini, hakemin tarafsız davranmadığını, delil toplanmadığını ve savunma hakkının kısıtlandığını iddia ederek kararın iptalini talep etmiş; ancak ilk derece mahkemesi, kararın davacıya usulüne uygun tebliğ edildiği ve iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş, temyiz incelemesinde ise İstanbul Tahkim Merkezi kuralları uyarınca kargo ile yapılan tebligatın geçerli olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını doğrulayarak ilk derece mahkemesi kararını onamıştır.
6. Hukuk Dairesi         2026/1626 E.  ,  2026/1671 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi(İlk Derece)

SAYISI : 2025/3 E., 2026/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin tahkime elverişli olmadığını, ayrıca arabuluculuk süreci sonunda tarafların anlaşmamaları halinde tahkime gidilmesi gerektiğini, hakem tarafından yargılamanın adil ve tarafsız yürütülmediği gibi tarafların eşitliği ilkesine de aykırı davranıldığını, tahkim yargılamasında toplanması gereken delillerin toplanmayarak bilirkişi incelemesi yapılmadığını, müvekkili şirkete ait kayıtların incelenmesi ve uyuşmazlığın çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, toplanması gereken delillerin tahkim yargılamasına etki edecek deliller olmasına rağmen bu hususun dikkate alınmadığını, sözleşme yapılması sonrası koşullarda ön görülemez ve olağanüstü değişikliklerin gerçekleşmesi nedeniyle edimler arasında aşırı dengesizliğin doğduğunu, savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini belirterek İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/IA-870 sayılı dosyasından verilen hakem kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın bir aylık süreden sonra açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davanın alacak davasının iptali niteliğinde olduğundan nispi harca tabi olması nedeniyle eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini, tahkim süresince karşı tarafın e-postalara cevap vermediğini, aynı zamanda gönderilen fiziki postalara da cevap vermediğini, tahkim sürecini takip etmediğini, tahkim süreci kapsamında karşı tarafa savunma ve dinlenilme hakkı tanındığını, davacı tarafın sadece soyut iddialarda bulunarak hiçbir iddiasını ispatlayamadığını, sözleşme yapılması sonrası öngörülemez ve olağanüstü değişiklikler ile edimler arasındaki dengesizlik durumunun oluşmadığını, davacının hakemin yargılamayı adil ve tarafsız yürütmediği, tarafların eşitliği ilkesine aykırı davrandığı iddiası bakımından da herhangi bir veri veya delil sunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/IA-870 sayılı dosyasında hakem kararının davacı vekiline 20.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve iptal davasının ise bir aylık hak düşürücü süreden sonra 10.02.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davanın HMK'nın 439/4. maddesi gereğince bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; iptali istenen hakem kararının 27.12.2024 tarihinde imza altına alındığını ve ihdas edildiğini, henüz yazılmamış, yazılsa bile tercüme edilmemiş, imzalanmamış ve hukuken varlık kazanmamış bir kararın, veriliş tarihinden tam 7 gün önce tebliğ edildiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, vekil varken asile yapılan ve resmi niteliği olmayan özel kargo teslimatının yasal tebligat sayılamayacağını, UYAP imkansızlığı sebebiyle görevsiz mahkemede 10.02.2025 tarihinde açılan davanın HMK’nın 20 . maddesi bağlamında hak düşürücü süreyi koruduğunu, sözleşmenin tahkime elverişli olmadığını, arabuluculuk süreci sonunda anlaşmamaları halinde tahkime gidilmesi gerektiğini, hakem tarafından yargılamanın adil ve tarafsız yürütülmediği gibi tarafların eşitliği ilkesine de aykırı davranıldığını, tahkim yargılamasında toplanması gereken delillerin toplanmadığını, bilirkişi incelemesi yapılmadığını, savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle HMK 438. maddesi gereğince taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılması gerekmekte olup taraflarca kurumsal tahkim olarak İstanbul Tahkim Merkezi seçildiğinden, tahkim merkezinin tahkim kurallarının seçilmiş olacağı ve İstanbul Tahkim Merkezi Tahkim Kuralları 5. maddesinin 2. fıkrasında tebliğ yöntemlerinden biri olarak belirtilen kargo yolu ile tebligatın yapıldığı ve geçerli bir tebliğ olduğu anlaşılmakla verilen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 372.maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesine gönderilmesine,22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.