5. Ceza Dairesi, tefecilik ve Vergi Usul Kanununa muhalefet suçlarında dava zamanaşımının dolması sebebiyle yerel mahkeme hükümlerini bozarak kamu davalarını düşürmüştür.
Özet: Temyiz incelemesinde, sanığın tefecilik suçundan mahkumiyetine, vergi usul kanununa muhalefet suçundan beraatine dair yerel mahkeme hükümlerine yönelik itirazlar değerlendirildiğinde, her iki suç için de suç tarihleri ile inceleme günü arasında, ilgili kanunlarda öngörülen lehe değişiklikler öncesindeki düzenlemelere göre, 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerinin dolduğu tespit edilmiştir; bu nedenle, yeniden yargılama gerektirmeyen bu durumda, sanık hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı düşmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/375 Esas, 2021/525 KararSUÇLAR : Tefecilik, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na (213 sayılı Kanun) muhalefetHÜKÜMLER : Mahkumiyet (tefecilik suçundan), beraat (213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan)TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesineMahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:Başvurularının kapsamına göre sanığın temyiz isteminin mahkumiyet hükmüne, katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin ise beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;Sanığın üzerine atılı 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun suç tarihi itibarıyla lehe olan 7394 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 213 sayılı Kanun'un 359/b maddesi ve tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1. maddesinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.