Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini delillerin hukuka uygunluğu ve yeterliliği nedeniyle onarken, Bylock raporunun beklenmemesinin sonuca etkili olmadığını vurguladı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet ve istinafın reddi kararına yönelik temyiz incelemesinde, dosyadaki diğer delillerin suçun sübutu için yeterli olduğu, ByLock raporunun beklenmemesinin hükmün sonucunu etkilemediği, yargılama sürecindeki tüm usuli işlemlerin ve delil elde etme yöntemlerinin hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandığı, eylemlerin kanunda öngörülen suç tipine uygun olduğu ve yaptırımların yasal çerçevede kişiselleştirildiği tespit edilerek, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığına karar verilmiş ve hüküm onanmıştır.
3. Ceza Dairesi         2023/25191 E.  ,  2026/9548 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/76 E., 2022/1226 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/111 E., 2021/493 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı yasanın 5/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca kurulan mahkumiyet kararına ilişkin
istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedeni bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosyada mevcut diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağı beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.