Haksız koruma tedbirleri nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında, el konulan silah bedelleri ve malvarlığına ilişkin taleplerin yeniden incelenmesi gerekliliği.
Özet: Beraat eden davacının haksız gözaltı, tutukluluk ve koruma tedbirleri nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi maddi tazminat taleplerinin çoğunu reddedip sadece manevi tazminat hükmetmişken, temyiz incelemesini yapan yüksek mahkeme; davacının tüm malvarlığına ve banka hesaplarına hukuka aykırı el konulduğu iddiasıyla talep ettiği maddi zararların yeterince incelenmediğini, el koyma karar ve tutanaklarının dosyaya dahil edilerek bu hususların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2135 E., 2021/2674 K.DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiş olup işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız ve hukuka aykırı arama, el koyma, gözaltı, tutukluluk, adli kontrol tedbiri uygulanması nedeniyle 63.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin davacının tutuklandığı tarihte meslekten ihraç edilmeyen davacının maaşından kesinti yapılması halinde yapılan kesintilerin ödenmesi hususunda idari merciilere başvurulması gerektiği, yol masrafları, cezaevi harcamaları ve evi tahliye etmesi nedeniyle oluşan maddi zararların CMK’nın 141. ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamına dahil edilemeyeceği, beraat eden davacı lehine hükmolunan vekalet ücreti nedeniyle avukatlık ücretinin maddi tazminat kapsamında değerlendirilemeyeceği, 667 sayılı KHK ile görevlerine son verilenlerin silah ruhsatlarının iptal edileceği belirtildiğinden silahlara ilişkin maddi tazminata hükmolunamayacağı, CMK ilgili maddeleri gereğince arama, el koyma ve kopyalama işlemlerinin usulüne uygun yapıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 20.000,00TL'ye yükseltilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulan silah bedellerinin maddi tazminat kapsamında ödenmesi gerektiği ve manevi tazminata eksik hükmolunduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; malvarlığına, banka hesaplarına el konulduğuna, evi tahliye etmek zorunda kaldığı için yaptığı masrafların, avukatlık ücretinin, cezavinde yaptığı masrafların, yol masraflarının, cep telefonu ile silahlarının bedelinin maddi tazminat kapsamında hükmolunması gerektiğine hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğuna ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2018/153 Esas - 2019/100 Karar numaralı ceza dosyası kapsamında davacının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 17.07.2016-12.10.2016 tarihleri arasında toplam 87 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yürütülen yargılama neticesinde 26.02.2019 tarihinde beraat kararı verildiği ve verilen beraat kararının 24.11.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, Kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davacının maddi tazminat talebinin reddine manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarı yükseltilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;1- 5271 sayılı Kanunun 141/1-j bendinde ise "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının tazminat istemi arasında tüm malvarlığına, banka hesaplarına hukuka aykırı bloke konulması nedeniyle maddi zararı olduğunu belirtmesi karşısında Mahkemece el koyma karar ve tutanaklarının dosya arasına alınması ve talep yönünden değerlendirme yapılması, özellikle bloke konulan banka hesaplarına ilişkin tedbirin konulduğu ve blokenin kaldırıldığı aralık esas alınmak üzere bu döneme ilişkin faiz işletilip işletilmediği, faiz işletilmemiş olması halinde bilirkişi marifetiyle bu döneme ilişkin uygulanacak yasal faizin tespiti ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,2- 3713 sayılı Terör Mücadele Kanununa 25.07.2018 tarihinde eklenen Ek 4. maddedeki "26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar ile (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle kamu görevinden çıkarılanların silah ruhsatları iptal edilir. (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin 30/6/2022 tarihli ve E.: 2018/137, K.: 2022/86 sayılı Kararı ile.) Müsadere hükümleri saklıdır.Birinci fıkrada belirtilen sebeplerin ortadan kalkması hâlinde, mülkiyeti kamuya geçirilen silahlar sahibine iade edilir. İadesinin mümkün olmaması hâlinde rayiç değeri tespit edilerek sahibine ödenir" şeklindeki düzenleme uyarınca beraat eden davacıya ait ve mülkiyeti kamuya geçirilmesi kararı verilen silahlar bakımından mükerrer ödemeye sebebiyet verilmemesi bakımından idarece davacıya silahların ya da rayiç bedellerinin iade edilip edilmediği sorularak sonucuna göre silahların el koyma anındaki rayiç bedellerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek maddi tazminat miktarının faiz başlangıç tarihinin el koyma tarihi olarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.