İflas tasfiyesinde iflas idaresince reddedilen cari hesap ve fatura alacağının iflas masasına kayıt ve kabulünü talep eden sıra cetveline itiraz davası.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının müflis bir şirketten ticari ilişkiden doğan ve iflastan önce icra takibine konu ettiği 72.703,53 TL tutarındaki alacağının, iflas idaresince hazırlanan sıra cetvelinde tamamen reddedilmesi üzerine, bu ret işleminin iptali ile söz konusu alacağın faiz ve ferileriyle birlikte iflas masasına kayıt ve kabulü talebiyle açılan bir sıra cetveline itiraz davasını özetlemekte olup, davacı taraf alacağının mevcudiyetini fatura ve cari hesap ekstresi gibi delillerle ispat etme yükümlülüğündedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/57 EsasKARAR NO : 2026/608DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))DAVA TARİHİ : 21/01/2026KARAR TARİHİ : 26/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 29/06/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından müflis şirket aleyhine 06/10/2025 tarihli Büyükçekmece İcra Dairesi ...... esas sayılı dosyası ile cari hesap bakiye alacağı ve faizine dayalı icra takibi başlatıldığını, taraflar arasındaki ticari işten kaynaklanan fatura ve cari hesap ekstresi uyarınca, müvekkili şirketin müflis şirketten alacağının doğduğunu, müvekkilinin müflis şirketten Büyükçekmece icra Dairesi .... esas sayılı dosyasından kaynaklanan 03.12.2025 tarihi itibariyle toplam 72.703,53 TL kesinleşmiş alacağının bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili için müflis şirketten alacağımızı bildirir dilekçe ve belgeler ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü ..... iflas dosyasına, alacağımızın iflas masasına kaydedilmesinin talep edildiğini, ancak iflas idaresi tarafından 12.01.2026 tarihli sıra cetvelinde alacağın tamamen reddine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle Bakırköy ..... İcra ve İflas Dairesi ..... İflas Masası’nın, davacıya ait 72.703,53 TL alacağın reddine ilişkin işleminin iptalini, müvekkili şirket alacağının (asıl alacak, faiz, fer’ileriyle birlikte) iflas masasına kayıt ve kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı iflas masasına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, yargılama sırasındaki beyanlarında davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile 02/09/2025 tarihinde iflasına karar verilen ..... Nakliyat ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'nden olan alacağına ilişkin alacak isteminin iflas masasında reddine karar verilen miktar yönünden İİK 235 maddesi uyarınca iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.-Davalı müflis şirketin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/09/2025 tarih ..... esas sayılı dosyasından ..... Nakliyat ve Taşımacılık Ticaret Limited Şirketi'nin saat 14.53 itibariyle iflasına karar verildiği görülmektedir. -Davacı tarafın iflas masasına sunduğu dilekçesinde 01/12/2025 tarihi itibariyle 72.503,53 TL alacağının bulunduğu iddiası ile alacak kayıt talebinde bulunduğu, Bakırköy ..... İcra Ve İflas Müdürlüğü’nün Sıra Cetveli İlanı, Bakırköy ..... İcra İflas Müdürlüğü’nün ..... iflas sayılı dosyası için verdiği kararında davacı tarafın alacak talebinin tamamını reddettiği görülmüştür. -Davacı tarafın davalı taraf aleyhin Büyükçekmece İcra Dairesi Müdürlüğü'ne 06/10/2025 tarihinde ..... Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibi başlattığı, takip talebinin 01.09.2025 tarihinden takip tarihine kadar işleyen yıllık reeskont avans faizi olmak üzere toplam 54.483,42 TL Toplam alacak olduğu, söz konusu ödeme emrinin dayanağının ise 01/08/2025 tarih ve ..... no'lu e-fatura olduğu görülmektedir.-Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK'nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK'nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir. -Kayıt kabul davalarında, ispat yükü, kural olarak, hakkının tanınmasını isteyen davacı alacaklıda olup, davacı alacağının mevcudiyetini gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerekir-Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddia ve savunmaları müflis şirketten fatura alacağı kapsamında alacağının bulunduğu hususuna dayanmaktadır. -Davacı tarafın iddialarının incelenmesinde ticari ilişki kapsamında fatura karşılığı mal ve/veya hizmetlerin eksiksiz yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerinde bulunmaktadır. Davacı taraf HMK 190. Maddesi gereğince faturaya konu hizmeti sunduğunu, sözleşme kapsamında yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini dava değeri de gözetildiğinde yazılı olarak ispat etmelidir. -Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). -Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.-Mahkememiz dosyası davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 03/05/2026 tarihli raporda özetle; davanın 52.205,02 TL asıl alacak ve 2.278,40 TL işlemiş faiz alacağı olduğu iddiası ile icra takibi başlattığı, takibin 21.10.2025 tarihinde kesinleştiği, borçlunun 02.09.2025 tarihinde iflasına karar verildiği, davalı müflis şirketi iflas dairesinde olan defterlerinin incelenmesinde; 2024 yılına ait Ticari defterlerinin yevmiye ve defteri kebir defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, defter kayıtlarının birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, ancak müflisin tasdikleterek tutmak zorunda olduğu Envanter defterinin iflas dosyasında bulunmadığından incelenemediğinden dolayı T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, Müflis ...... Ve Taş. Tic. Ltd. Şti şirketin ticari defterlerinin lehine delil niteliğine haiz olup olmadığı hususundaki takdirin Mahkemeye ait olduğu, müflis ..... NAK. VE TAŞ. TİC. LTD. ŞTİ. nin 2024 yılı ticari defterlerinde davacı ..... Motorlu Araçlar AŞ firmasına toplam 5 adet KDV dahil 177.600,00 TL topla tutarında alım yaptığı ve ticari defterlerine kaydettiği, bu alım faturalarına karşılık 2024 yılında davacıya 103.200,00 TL toplam tutarında ödeme yaptığı kayıtlı olduğu, davalının 2024 yılı defterlerinde davacının (177.600,00 — 103.200,00- ) 74.400,00 TL alacaklı olduğu, iflas dosyasında 2025 yılı ticari defterleri bulunmadığından 2025 yılı ile ilgili defter kaydı incelemesi yapılamadığı, iflas dosyasında bulunan Ağustos 2025 mizanına göre davacının 31.08.2025 tarihi itibariyle — 55.298,22 TL alacaklı olduğu, davacının İcra takibinde talep ettiği asıl alacak tutarının 52.205,02 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla davacının adresi itibariyle Ankara'da SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 20/05/2026 tarihli raporda özetle; davacı firmanın 2024 ve 2025 yıllarında davalı firma ile olan ticaretindeki borç-alacak kayıtlarının incelenmesinde, kurumlar vergisi mükellefi olan davacı şirketin 2025 yılı Aralık ayı (yıl sonu) yevmiye defteri ve defteri kebir kapanış beratları için yasal yükleme süresi, Gelir İdaresi Başkanlığı'nın (GİB) çıkardığı en son sirküler (198 Sıra No.lu VUK Sirküleri) uyarınca 15 Haziran 2026 Pazartesi günü sonuna kadar olduğundan (iş bu rapor tarihi itibariyle henüz süre dolmadığından) 2025 yılı yevmiye defteri ve defteri kebir kapanış beratları henüz bulunmadığı, davacı firmanın muavin defter ve yevmiye defteri kayıtlarına göre davalı firma adına ilki 29.06.2024 tarihinde, sonuncusu da 01.08.2025 tarihinde düzenlenen satış faturası olmak üzere bu süre içerisinde 11 ayrı satış faturası düzenlediği, 29.06.2024-01.08.2025 tarihleri arasında düzenlediği 11 adet fatura ile ilgili yevmiye defterinde yer alan kayıtların birbiri ile uyumlu olduğu, yine davalı firmadan 12.08.2024-13.08.2025 tarihleri arasında tahsil edilen tutarlara ait yevmiye defterinde yer alan kayıtların da birbiri ile uyumlu olduğu, tuttuğu yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin (2025 yılı Kapanış Tasdik Yasal Süresi Henüz Dolmadığından Takdir Sayın Mahkemenindir) usulüne uygun olduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ..... Nakliyat ve Taşımacılık Ltd.Şti hakkında Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı dosyası ile 02/09/2025tarihinde iflasına karar verildiği, takip konusu faturanın açıklama kısmına mal-hizmet yazıldığı, miktar ve birim fiyatlarının belirtildiği, faturanın e-fatura olduğu ve teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, faturanın davacı tarafın yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 25.09.2024 tarih ve 32673 sayılı Resmi Gazetesinde yayımlanan 565 sıra Nolu VUK Genel Tebliği gereğince davacı firmanın yapmış olduğu satışlar dolayısıyla bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü'ne Form Bs verme yükümlülüğü kaldırıldığından, davacı tarafın 2025 yılına ait takibe konu satış faturasından dolayı vermiş olduğu bir Bs formu bildiriminin bulunmadığı, iş bu raporun D/4-d bölümünde yer verildiği üzere davacının 2025 yılı yevmiye defterinde yer alan muhasebe kaydına göre, davalı firmadan takibe konu fatura ile ilgili tahsilatı yapamaması ve icra safhasına gelmesi sebebiyle alacağını 120-Alıcılar hesabından çıkarttığı, alacağına karşılık ayırdığı ve şüpheli ticari alacaklar hesabında takip ettiği yer aldığı, 31.12.2025 tarihi itibariyle şüpheli ticari alacaklar hesabında takip edilen tutarın 54.483,42 TL olarak kayıtlı olduğu, 2026 yılında da dava tarihine kadar bu tutarın kayıtlı olduğu, dolayısıyla 54.483,42 TL asıl alacağına istinaden davalı taraftan alacaklı olarak kayıtlı olduğunun yer aldığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. -Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. -Mahkememizce davacı tarafın sözleşme ve teslim iddiasını ispatlayabilmesi için ticari defterler üzerinden inceleme yapılmış, her iki tarafın ticari defterleri incelenmiş, takip tarihi itibariyle tarafların ticari defterlerinin dava ve takip konusu edilen asıl alacak tutarı olan 52.205,02 TL alacak yönünden uyumlu oldukları görülmüştür. Bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere tarafların ticari defterlerinde 52.205,02 TL yönünden bir uyuşmazlık bulunmadığı, işbu bedele dayanak faturanın uyumlu şekilde kaydedildiği görülmüştür. Davacı tarafın işbu bedel yönünden alacağının varlığını, bedele dayanak faturalar yönünden edimini eksiksiz yerine getirdiği hususlarını ticari defter kayıtlarıyla ispat ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir. -Bu kapsamda davacı tarafından kesilen faturanın yapılan işlemlere uygun olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan 01/08/2025 tarih ve ..... fatura bedelinin usulüne uygun olduğu hususlarının davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.-Yukarıdaki açıklamalarda yer verildiği davacı tarafın takipteki asıl alacak talebi 52.205,02-TL'dir. Davacı taraf takip talebinde işbu miktara takip tarihine kadar işlemiş faiz talep etmiş ve fakat dosyaya davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmüş olduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiştir. Bu nedenle davacının takip tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.-Yukarıda yer verilen nedenle, alınan rapor, dosyada mevcut icra kapak hesabı nazara alınarak davacı tarafın 52.205,02-TL asıl alacak, 6.538,01 TL icra vekalet ücreti ve masraflar olmak üzere tahsil - başvurma harçlarının düşülmesi akabinde iflas tarihi itibariyle 58.830,53-TL alacağının bulunduğu sabit olduğundan davanın kabulü ile işbu alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Davacı tarafın davalı müflis şirketten olan 58.830,53 TL alacağının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... İflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yargılama sırasında sarf edilen 732,00 TL başvurma harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 150,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 16.882,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2026 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ....e-imzalıdır