Hırsızlık suçundan bölge adliye mahkemesince onanan mahkûmiyet hükmünün, sanık müdafiinin tanık iftirası iddialarına rağmen Yargıtay tarafından hukuka uygun bulunarak onanması.
Özet: Sanık müdafiinin, müvekkili hakkındaki hırsızlık mahkûmiyetinin esas ve usul açısından hukuka aykırı olduğu, önemli bir tanığın kişisel husumet ve borç ilişkileri nedeniyle sanığa iftira attığı, mağdurun kız kardeşi olan bu tanığın sanığa şifreleri vererek parayı almasını sağladığı ancak daha sonra reddettiği, tanığın sanıkla iletişim kurma çabasının sanığın masumiyetini gösterdiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunu değerlendiren yüksek mahkeme, bölge adliye mahkemesince kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek, sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının hukuka uygun olduğunu tespit etmiş ve temyiz talebini esastan reddederek bölge adliye mahkemesinin kararını onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/826 E.  ,  2026/5183 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/1519 E., 2023/2717 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; "sanık hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin açıkça esas ve usul hükümlerine aykırı olduğuna, beyanların yeterince değerlendirilmediğine, ilk aşamada şüpheli olarak daha sonra mahkeme huzurunda tanık olarak dinlenen H. U'nun sanığın eski eşi olduğuna, sanığa iftira atarak beyanlarda bulunduğuna, H. U. isimli kişinin aynı zamanda katılanın kız kardeşi olduğuna, sanığa olan kendi borçları nedeni ile para göndermek istediğine, bunun için de ablasının hesabını kullandığına, hatta şifreleri de sanığa kendisinin ilettiğine, sanığın bu durumdan katılan ...'nın haberdar olduğunu düşünerek parayı aldığına, H. U'nun sanık ile olan tartışmalarından sonra ise parayı alması için şifreleri kendisinin söylemediğini ve borçlarından dolayı parayı kendisinin göndermediğini iddia ettiğine, hayatın olağan akışına göre kendi ablasına karşı bu şekilde bir suç işlendiği ve dava aşamasına geçildiği süreçte, tanık olarak dosyada dinlenmesine rağmen sanıkla iletişime geçmeye ve konuşmaya çalışmasının, sanığın aslında bu suçu işlemediğini açıkça gösterdiğine, sanığın tüm bu olaylara rağmen, sabıkasız geçmişi nedeniyle zararı tazmin ettiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine", ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihlerinin 02.12.20 21... .12.2021 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar hukuka uygun bulunduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Alanya 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.