Bölge Adliye Mahkemesi, adres sorunları nedeniyle davalı adına tescil edilen aracın, davacının yaptığı ödemeler ve WhatsApp yazışmaları ile inançlı işlem olduğunu kabul ederek mülkiyetin davacıya ait olduğuna karar verdi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının ödemesini yaparak ancak ikametgah sorunu nedeniyle geçici olarak arkadaşı davalı adına tescil ettirdiği aracın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti ve tescili talebiyle açtığı davayı incelemektedir; ilk derece mahkemesi inançlı işlemin yazılı delille ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi, davacının araç bedelini satıcıya doğrudan ödediğine dair dekontlar, sigorta ödemesi ve davalının inkar etmediği "gel satışını al" içerikli WhatsApp yazışmalarını yeterli kanıt sayarak, inançlı işlem iddiasının ispatlandığına ve aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğuna karar vermiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1522 E., 2025/1241 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2023/108 E., 2024/244 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, tarafların birlikte müvekkiline araç almak için 02/12/2022 tarihinde...’e gittiklerini, müvekkilinin, ...'te faaliyet gösteren ve aracın satıcısı olan... isimli iş yerinde dava konusu ... marka, 1998 model, 3 00... aracı görüp beğendiğini, araç bedelinin 142.000,00 TL olduğu hususunda firma ile anlaştığını, aracın satışı için işlemlere başladıklarını, ancak aracın satışı esnasında müvekkilinin sistemde kayıtlı ikamet adresi görülemediğinden dava konusu aracın ikametgah işlemleri tamamlandıktan sonra müvekkili adına tescil edilmek üzere ortağı ve arkadaşı olan davalı adına kaydettirildiğini, müvekkilinin ödeme tarihi itibariyle 142.000,00 TL değerindeki araç bedelinin tamamını bizzat kendi hesabından... isimli iş yerinin sahibi olan satıcı ...'un hesabına göndererek ödemeyi yaptığını, davalı ile birlikte ...'na döner dönmez 05.12.2022 tarihinde ... İlçe Nüfus Müdürlüğü yerleşim yeri bilgisinde yaşanan sıkıntının düzeltilmesi hususunda başvurduğunu, ... Nüfus Müdürlüğü tarafından 05.12.2022 tarihli işlemle davacıya ait yerleşim yeri bilgisi kaydının yapıldığını, satış belgesinin dava konusu araç içerisinde bulunduğunu, ikametgah bilgilerinin düzenlendikten sonra noter vasıtası ile alım-satım yapmasının önünde engel kalmayan müvekkilinin dava konusu aracı kendi üzerine almak istediğini davalıya bildirdiğini ancak davalının kötüniyetle dava konusu aracı devretmek üzere müvekkilinden para talep ettiğini ileri sürerek, 09... plakalı ... Marka 3 00... ... - 1998 Model aracın aidiyetinin ve mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespiti ile müvekkili adına tesciline, mümkün olmaması halinde şimdilik 20.000,00.TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili, dava konusu aracın bedelinin tamamen müvekkili tarafından ödendiğini, davacının davasının iddia ettiği konu itibariyle inançlı işlem sözleşmesine dayandığını, müvekkili ile davalı arasında bu bağlamda herhangi bir sözleşme bulunmadığını, ancak dava konusu araç müvekkilinin satın aldığı günden itibaren müvekkilinin kullanımında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, inançlı işlem iddiasına dayalı araç mülkiyetinin tescili ve terditli olarak tazminat davası olduğu, inançlı işlemin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından yazılı delil sunulamadığı aracın satış sözleşmesi ile aynı tarihli davacı tarafından aracın önceki maliki ...'a yapılmış araç alım bedeli açıklamalı havale var ise de bu havalede gönderilen bedelin 142.040,74 TL olduğu, araç satış bedelinin 91.000,00 TL olduğu, havalenin tarafının davalı olmadığı, bu kapsamda yazılı delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sunulan watsap kayıtlarında da inançlı işlem iddiasına ilişkin bir konuşma yer almadığı, davacının hatırlatılmasına rağmen yemin deliline dayanmadığı bu kapsamda TMK 6 ve HMK 190 maddeleri gereği ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araç satışının 02.12.20 ... yevmiye numaralı noter satış sözleşmesi ile yapıldığı, satıcının ..., alıcının davalı ... olduğu, dosya içerisine ibraz edilen ... mobil bankacılık dekontundan davacı tarafından araç satıcısı ... hesabına gönderilen 142.000,00 TL bedelli "araç alım bedeli" açıklamalı 02.12.2022 tarihli ödeme dekontunun sunulduğu, yine 20.01.2023 tarihli davacının ... hesabından mobil bankacılık yolu ile "... Araç Sigortası" açıklamalı araç sigortası ödemesi yapıldığı, davacı tarafından dosya içerisine ibraz edilen ve davalı tarafından içeriği inkar edilmeyen "yarın gel Mercedesin satışını benden al" şeklinde taraflar arasında whatsapp yazışmasının bulunduğu, bu açıklamalar doğrultusunda davacının, taraflar arasındaki inançlı işlem iddiasını yasal ve yeterli deliller ile isbat ettiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne, dava konusu aracın mülkiyetinin davacıya ait olduğunun tespitine, idari işlem olduğundan tescil talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili, aracın müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.Davalı vekili, inançlı işlemin içtihadı birleştirme kararı gereği ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, istinaf mahkemesinde müvekkil tarafından davacıya atıldığı iddia edilen mesaj kayıtlarında ''yarın gel mercedesin satışını al benden'' şeklindeki mesajın davalı tarafından açıkça inkar edilmemesi gerekçe gösterildiğini, bu kayıtların, delillerin sunulması için verilen kesin süreden yaklaşık 1 yıl sonra dosyaya sunulduğunu ve dilekçeler aşamasında bahsedilmediğini, süresinde sunulmayan bir delil iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olup müvekkilinin açık muvafakati olmadıkça hükme esas alınamayacağını, muvafakatinin olmadığını 18.07.2024 tarihli celsede bildirdiklerini, yine süresinde sunulmuş olsaydı da tek başına hükme esas alınamayacağını, başka delillerle desteklenmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, inançlı işlem iddiasına dayanan mülkiyetin tespiti, olmazsa tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye göre ve özellikle davacı tarafından satış tarihinde araç satıcısı ... hesabına "araç alım bedeli" açıklamasıyla 142.000,00 TL para gönderildiğinin ve yine mobil bankacılık yolu ile "... Araç Sigortası" açıklamalı araç sigortası ödemesi yaptığının anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz eden taraflara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.