Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari hizmet sözleşmesinden doğan 200.000 TLlik bağlanma parasının iadesi talepli icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı, ticari nitelikteki bir kiralama sözleşmesinin tamamlanmaması üzerine ödediği 200.000 TLlik bağlanma parasının iadesi amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederken; davalı, bu bedelin verilen profesyonel aracılık hizmetlerinin karşılığı ve davacının kira işleminden tek taraflı vazgeçmesi halinde sözleşme gereği irad kaydedilmesi gereken cayma parası olduğunu savunarak davanın reddini ve karşı inkar tazminatı hükmedilmesini istemektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1279 EsasKARAR NO : 2026/603DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 30/12/2025KARAR TARİHİ : 26/06/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 10/07/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında 17/09/2025 tarihinde akdedilen sözleşme uyarınca; Ataköy ..... Mah. ..... Cad. ..... Konakları A2-8 Bakırköy/İstanbul adresindeki taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalanabilmesi işlemleri için 200.000 TL bağlanma parası verilmesi kararlaştırılmış ve müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödeme yapıldığı, söz konusu sözleşme ile kararlaştırıldığı üzere müvekkili şirketin herhangi bir kira sözleşmesi imzalayamamış olması sebebiyle, bir başka deyişle 17/09/2025 tarihli sözleşmede belirlenen şartların yerine getirilmemiş olması sebebiyle, ödenen 200.000 TL bağlanma parasının iadesi amacıyla 22/10/2025 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafından icra takibine konu borcun tamamına, böyle bir borcun bulunmadığı gerekçesiyle haksız ve yersiz olarak itiraz edilmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine borcun tamamı, faiz, faiz oranı, takip ve takibin tüm fer'ilerine yönelik haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptalini ve alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin borçlu/davalı yönünden kaldığı yerden devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; 200.000 TL tutarındaki ödemenin bağlanma parası değil, taraflar arasında yürütülen kiralama aracılık / organizasyon / rezervasyon / sözleşme vs. hizmetlerine ilişkin bedel karşılığı olduğu, Davacı tarafın, ödeme öncesinde ve sonrasında müvekkili şirket tarafından sunulan profesyonel hizmetlerden faydalandığı, taşınmazın kiralanmasına yönelik tüm hazırlık süreçlerini yürüttüklerini, davacı tarafın iddiasının aksine, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yalnızca bir kira sözleşmesi kurulmasına yönelik olmadığı, Müvekkil şirketin; taşınmazın rezerve edilmesi, malik ile görüşmelerin yürütülmesi, kira şartlarının belirlenmesi, taşınmazın davacı lehine belli süreyle portföy dışı bırakılması gibi geri dönülmesi mümkün olmayan hizmetleri ifa ettiğini, bu kapsamda 30/09/2025 tarihli ..... numaralı faturanın usulüne uygun olarak düzenlendiğini, davacı şirkete tebliğ edildiği ve ticari defterlere işlendiği, davacı tarafın sonradan tek taraflı irade beyanı ile "hizmet alınmadığı" iddiası, faturanın hukuki geçerliliğini ortadan kaldırmayacağını, taraflar arasında yalnızca 17/09/2025 tarihli kapora teslim tutanağı düzenlenmediği, buna ilaveten Davacı tarafça 19/09/2025 tarihli kira kontratı, Garanti Şartı, Müşterek borçlu müteselsil kefalet için eş rızası, Fesih ve tahliye için eş rızası, Eşya Listesi ve taşınmazın halihazırdaki durumunu tespit eden 32 adet fotoğraf ihtiva eden belge de bizzat imzalanarak tanzim olunduğu, bir süre sonra ise davacı tarafça keyfi olarak herhangi bir gerekçe gösterilmeden kiralama işleminden vazgeçildiği müvekkiline bildirildiğini, Kural olarak bir sözleşmenin kurulacağından bahisle önden yapılan ödemenin cayma parası olarak verilmiş ise bu para vazgeçene iade edilmeyeceği, bağlanma parası olarak verilmiş ve sözleşme tamamlanmaz, taraflardan biri vazgeçerse iade edileceğin,, somut olayda, her halükarda sözleşme kurulmuş olduğundan ödenen bedelin iadesinin mümkün olmadığını, kapora teslim tutanağı 3. maddesinde alıcı (kiralayan) tarafından işlemden vazgeçilme durumunda ödenen bedelin irad kaydedileceği açıkça kararlaştırıldığı, dolayısıyla, ödenen bedelin cayma parası olduğu açıkça da belirli olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacının %20 den az olmamak üzere inkâr tazminatı ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin de davacı tarafa aidiyetine dair karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası ile kapora sözleşmesine istinaden ödenen bağlanma parasının iadesi istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Mahkememizce icra dosyası, vergi dairesi kayıtları dosya arasına alınmış, tanıklar dinlenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 200.000,00 asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "kapora sözleşmesine istinaden ödenen bağlanma parasının iadesi" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. -2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).-Somut olayda davacı tarafın iddiası dava dışı 3. Kişiye ait olan taşınmazın kiralanmasına ilişkin sözleşme imzalamak üzere 200.000,00 TL bağlanma parası verildiği, sözleşmenin imzalanamaması nedeniyle davalıya ödenen bedelin iadesi hususuna dayanmakta iken davalı taraf ödenen bedelin bağlanma parası değil yürütülen kiralama, organizasyon, sözleşme vs süreçleri yönünden verilen hizmetin karşılığı bedel olduğunu iddia etmektedir. -Dosyada mevcut davacı ile dava dışı 3. Kişi arasındaki kira sözleşmesinin incelenmesinde kiraya verenin .... İnşaat Turizm Yatırım San. ve Tic. A.Ş., kiracının..... Triko Makine Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., müşterek müteselsil kefilin ..... olduğu, kiralanan yerin Bakırköy, .... Konakları A2 Blok, 3. Kat, 8 No'lu bağımsız bölüm olduğu, kiralananın cinsinin konut, kullanım amacının mesken olarak yazıldığı, sözleşmede aylık kira bedelinin 240.000,00 TL, on iki aylık toplam kira bedelinin 2.880.000,00 TL, kira süresinin 1 yıl, başlangıç tarihinin 19.09.2025, ödeme şeklinin aylık peşin olarak düzenlendiği, hususi şartlarda ayrıca 480.000,00 TL depozito öngörüldüğü, ibraz edilen belgeler arasında garanti şartı, müşterek borçlu müteselsil kefalet için eş rızası ve fesih ve tahliye için eş rızası başlıklı imzalı ek belgelerin de yer aldığı görülmektedir.-Dosyada mevcut taraflarca varlığı inkar edilmeyen 17/09/2025 tarihli Kapora teslim tutanağının incelemesinde; ....Kısım Mahallesi.... Caddesi, Ataköy Konakları A2-8, Bakırköy/İstanbul adresindeki taşınmaza ilişkin kiralama işlemi kapsamında düzenlendiği, belge içeriğinde kiralama işlemlerinin başlatılması nedeniyle 200.000,00 TL alındığı, kalan bedelin kira kontratının imzalanması sırasında tahsil edileceği, kiralama işleminin gerçekleşmesi halinde davalının hizmet bedellerinin mahsup ederek bakiye tutarı satıcıya teslim edeceği, gerçekleşmemesi ve alıcının işlemden vazgeçmesi durumunda kapora bedelinin davalı tarafça irad kaydedileceğinin kararlaştırıldığı görülmektedir.-Mahkememiz dosyası tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 17/03/2026 tarihli raporda özetle; davacı ..... Triko-Makine-Tekstil Sanayii ve Tic. Ltd. Şti.'nin 2024-2025 yılına ilişkin yevmiye, kebir ve envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K. hükümlerine göre zamanında yapıldığı, davacı şirketin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 421 sıra numaralı Genel Tebliği uyarınca 2024 yılında e-Defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2024 yılı Ocak-Aralık ayına ve 2025 yılı Ocak ayına ait e-Defter beratlarının yasal süresinde alındığı, 2025 yılı Aralık dönemine ilişkin beratların ise henüz süresi içinde bulunduğu, 2024-2025 yılına ait envanter defterinin fiziki ortamda tutulduğu ve tasdikli olduğu; davalı ..... Gayrimenkul Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de 2024 yılında e-Defter kullanıcısı mükellef olduğu, 2024 yılı Ocak-Aralık ayına ve 2025 yılı Ocak ayına ait e-Defter beratlarının yasal süresinde alındığı, 2025 yılı Aralık dönemine ilişkin beratların henüz süresi içinde bulunduğu, envanter defterinin fiziki ortamda tutulduğu ve tasdikli olduğu, taraf kayıtlarında dava konusu 200.000,00 TL bedelli işleme ilişkin muhasebe kayıtları bulunduğu, bu yönüyle taraf kayıtlarının uyuşmazlık konusu bedelin varlığı bakımından birbirini doğruladığı, ancak 30.09.2025 tarihli ..... numaralı iade faturasının yalnızca davacı kayıtlarında yer aldığı, davalı kayıtlarında bu belgeye ilişkin herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, bu nedenle taraf defterlerinin dava konusu işlem yönünden tamamen değil, kısmen birbirini doğruladığı; BA-BS/karşılaştırmalı alış-satış verilerinde dava konusu işleme karşılık gelen KDV hariç 166.666,67 TL matrahın taraf verilerine yansıdığı; davalı kayıtlarında fatura tarihinden önce aynı bedele ilişkin tahsilat/kapora kaydı bulunması nedeniyle, inceleme konusu faturanın muhasebesel görünüm itibarıyla önceden tahsil edilmiş bir bedele ilişkin düzenlendiğinin değerlendirildiği, faturanın açık veya kapalı fatura niteliğine ilişkin nihai hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; her iki tarafın kendi kayıt sistemi içinde dava konusu işlemi kapatmış göründüğü, ancak bu kapanışların aynı belge ve aynı sebebe dayanmadığı, taraf kayıtları arasında özellikle iade faturası ve dava konusu bedelin nihai durumu yönünden karşılıklı mutabakat bulunmadığı; uyuşmazlığın, paranın hiç ödenip ödenmediğinden değil, ödenen bedelin kapora/bağlanma parası mı yoksa kiralama hizmet bedeli mi olduğu ve davacı tarafından düzenlenen iade faturasının karşı taraf bakımından sonuç doğurup doğurmadığı noktasında toplandığı; dosyadaki mali kayıtların işlemin varlığını gösterdiği ancak işlemin hukuki niteliğini tek başına kesin olarak belirlemediği, dava konusu bedelin kapora, bağlanma parası, cayma parası veya hizmet bedeli niteliğinde olup olmadığı ile iadesinin gerekip gerekmediği hususundaki nihai hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.-Mahkememizce davacı ve davalı tanığı dinlenmiş;Davacı tanığı ......ın;"ben davacı şirketin makine bölümünde yaklaşık 4-5 senedir çalışıyorum. Bana göstermiş olduğunuz 17/09/2025 tarihli kapora teslim tutanağındaki imza bana aittir. Ben belgenin içeriği ve diğer ticari ilişkilerin içeriği hususunda herhangi bir bilgi, sahibi değilim. Yalnızca şirket çalışan ı olarak bana teslim edilen 200.000,00 TL'yi teslim ettim ve belgeyi imzaladım. "Davalı tanığı .....'ın; "ben davalı şirkette 2024-2026 yılları arasında ofis koordinatörü olarak çalıştım. Bana göstermiş olduğunuz 17/09/2025 tarihli kapora teslim tutanağındaki imza bana aittir. Belgenin düzenlendiği gün firma yetkilisi beni arayarak kapora getirileceğini söylemiştir. Ben de teslim aldığım 200.000,00 TL karşılığında bu belgeyi imzaladım. Taraflar arasındaki görüşmelerde bulunmadığım için ticari ilişki ve belgenin diğer içerikleri hakkında bilgi sahibi değilim. Yalnızca teslim aldığım için belgeyi imzaladım. Bana parayı şu an duruşma salonunda bulunan ...... isimli kişi getirmiştir" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun " Bağlanma parası " başlıklı 177 nci maddesi; “Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.” şeklinde olup aynı Kanun'un " Cayma parası " başlıklı 178 inci maddesi ise; “Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir.” hükmünü içermektedir.-Bağlanma parası (pey akçesi), sözleşme yapılırken bir kişinin vermiş olduğu paradır. Kapora olarak da adlandırılan bu para cayma parası değildir. Sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bu para alacaktan düşülür. Bağlanma parasında olduğu gibi cayma parasının istenebilmesi için de sözleşmenin geçerli olması gerekmektedir. Çünkü cayma parası da bir fer'i (yan) borçtur. Bu sebeple sözleşme herhangi bir nedenle geçersiz ise artık cayma parasından da söz edilemeyecektir (HGK'nın 22.09.2022 tarihli ve 2020/3-551 E. 2022/1147 K. sayılı kararı da aynı yöndedir)-Emsal Yargıtay kararlarına göre akdi yapanlardan birisi tarafından, önceden diğerine ödenen pey akçesi (kapora) veya cayma akçesi de ceza şartı gibi borcu kuvvetlendirmeye yarayan fer'i bir şarttır; bu bakımdan esas akit geçerli olmadığında fer'i şart da geçersizdir. Geçerli olmayan bir akit dolayısıyla ödenmiş bulunan pey akçesinin (kaporanın) geri verilmesi, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince istenebilir. (Yargıtay 3.HD 2017/1137 E, 2018/11653 K, 15/11/2018)-Yukarıda yer verilen açıklamalar, incelenen belgeler, alınan raporlar ve dinlenen tanık beyanları kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafın davalıdan dava dışı 3. Kişiden kiralama kiralaması yapılması hususunda hizmet aldığı, davalı tarafın işbu kiralama sözleşmesinin kurulması aşamasında aracılık ettiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.-Yine dosyada mevcut belgeye göre davalı tarafın bu kapsamda davalı taraftan 200.000,00 TL ödeme aldığı sabittir. Mahkememizce dosyada mevcut kapora teslim tutanağında imzası yer alan kişiler tanık sıfatıyla dinlenmiş, belgeyi imzalayan kişilerin ilgili bedelin ne için verildiği ve/veya taraflar arasındaki ticari ilişkinin içeriği hakkında bilgi sahibi olmadıkları görülmüştür. İlgili belgede "-Yine dosyada mevcut kira sözleşmesini davacı ile dava dışı 3. Kişi arasında düzenlendiği ve fakat ilgili sözleşmenin nihayetinde kurulmadığı, davacı tarafın ilgili taşınmazı kiralamadığı da sabittir.-Bu kapsamda yukarıda yer verilen yasal düzenleme ve içtihatlarda da yer verildiği üzere Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Davacı tarafından dava konusu 200.000,00 TL aracılık eden davalı şirkete verilmiş olup, davalı tarafından kiralama işleminin davacı tarafından iptal edildiğine ilişkin bir bilgi ya da belge dosyaya ibraz edilmemiştir. Yine davalı tarafça işbu bedelin dava dışı 3. Kişiye teslim edildiğine ilişkin bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiştir.-Bunun yanında her ne kadar davalı tarafça davacı yana yalnızca kiralama işlemi nedeniyle aracılık edilmediği, rezervasyon-sözleşme-organizasyon vb. Çeşitli hizmetler verildiği iddia edilmiş ise de davalı tarafça bu hususta hizmet verildiğine ilişkin belge ibraz edilmediği, ticari defterlerde bu yönde bir kayıt olmadığı, dinlenen tanık beyanlarının da bu hususu ispata elverişli olmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir. -Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde 200.000,00 TL ödemenin yapıldığı ve davacı ile dava dışı 3. Kişi arasındaki sözleşmenin kurulmadığının her iki tarafın da kabulünde olduğu, esas akit geçerli olmadığında fer'isi olan şartların da geçersiz olduğu, davacı tarafından ödenen bedelin iadesinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. -Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ödeme belgeleri ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜ ile;-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,- Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 40.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.415,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.246,50- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.415,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 802,90-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 10.418,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 45.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/06/2026 Katip .....e-imzalıdır Hakim ....e-imzalıdır