Devre mülk satış sözleşmelerinde resmi şekil şartı eksikliğinden doğan bedel iadesi talebinin, yargılama sürecinde taşınmaz devriyle konusuz kalması ve davacının haklı bulunması.
Özet: Davacı, davalıyla yaptığı resmi şekil şartlarına uygun olmayan devremülk satış sözleşmeleri uyarınca ödediği bedellerin, tapu devirleri gerçekleşmediği için sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesini talep etmiş; ilk derece mahkemesi talebi kabul etse de bölge adliye mahkemesi, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi değil asliye hukuk mahkemesi görevi kapsamında olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur; nihayetinde yeniden yargılama devam ederken davalı tarafın devremülk tapularını davacıya devretmesi üzerine dava konusuz kalmış ve davacı, davanın açıldığı tarihteki haklılığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığı talebinde bulunmuştur.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1519 E., 2025/1972 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şereflikoçhisar 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2025/21 E., 2025/182 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. ASIL DAVA 1. Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 21.08.2011 tarihinde 10.400,00 TL bedelli ... 411 numaralı, 09.05.2011 tarihinde 12.900,00 TL bedelli ... 402 numaralı, 21.08.2011 tarihinde 10.400,00 TL bedelli ... 510 numaralı, 21.08.2011 tarihinde 10.400,00 TL bedelli ... 510 numaralı, 09.05.2011 tarihinde 12.900,00 TL bedelli ... 311 numaralı, 09.05.2011 tarihinde 12.900,00 TL bedelli ... 311 numaralı, 21.08.2011 tarihinde 8.400,00 TL bedelli, 21.08.2011 tarihinde 10.400,00 TL bedelli ... 411 numaralı, 04.09.2011 tarihinde 10.900,00 TL bedelli ... 603 numaralı sözleşmelerin imzalandığını ve bu sözleşmeler kapsamında ödemelerin gerçekleştirildiğini, davalı tarafından tapu devrinin yapılmadığını ve geçersiz sözleşmeler uyarınca ödenen bedellerin iade edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, imzalanan devre mülk satış sözleşmesi uyarınca ödenen 99.600,00 TL'nin ödeme tarihleri itibariyle işlemiş avans faizi ile birlikte (sebepsiz zenginleşmeye dayalı paranın alım gücü hesabına ilişkin bilirkişi incelemesi yapılması neticesinde ıslah edilmek üzere) tahsili için şimdilik 70.000,00 TL'nin iadesine karar verilmesini talep etmiş, 15.11.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 107.700,00 TL olarak ıslah etmiştir. 2. Davalı vekili; davanın yetkili ve görevli Mahkemede görülmediğini, bahsi geçen sözleşmelerin Ön Ödemeli Devre Tatil Sözleşmeleri niteliğinde olduğunu ve 2003 tarihli Devre Tatil Sözleşmeleri Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerine tabi bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. II. BİRLEŞEN DAVA 1. Davacı vekili; asıl davadaki aynı nedenleri ileri sürerek; söz konusu dosyada 107.707,00 TL tutar için ıslah talebinde bulunulduğunu, ancak kalan kısım için ikinci kez ıslah yapılamayacağını, bu nedenle bahsi geçen davanın açıldığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğindeki eldeki davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, imzalanan devre mülk satış sözleşmesi uyarınca 383.478,36 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.03.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle birleşen dava yönünden ise talebini 518.421,02 TL olarak ıslah etmiştir. 2. Davalı vekili; cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece (Tüketici) Mahkemesinin 11.06.2024 tarihli kararıyla; tapuda kayıtlı taşınmazların satışının, TMK.nın 706, TBK.'nın 213, Tapu Kanunu'nun 26. ve Noterlik Kanunu'nun 60. maddeleri gereğince resmi şekilde yapılması zorunlu olduğu, haricen düzenlenen satış sözleşmeleri hukuken geçersiz olduğu gerekçesiyle, asıl dava yönünden yapılan incelemede davanın kabulüne, 107.707,00 TL'nin, 70.000,00 TL'sinin temerrüt tarihi olan 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile 37.707,00 TL'sinin ıslah tarihi olan 15.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, uyuşmazlık konusu sözleşmelerin geçersiz olduğunun tespitine, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; davanın kabulüne, 518.421,02 TL'nin temerrüt tarihi olan 16.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, uyuşmazlık konusu sözleşmelerin geçersiz olduğunun tespitine dair verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli kararıyla; 6502 sayılı Kanunun uygulama yeri olmayan eldeki davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılması ve uygulanacak hukuk kurallarının da söz konusu durum gözetilerek belirlenmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilmek suretiyle yargılama yapılarak işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin 08.05.2025 tarihli duruşmada dava konusu devremülk satış sözleşmelerine konu taşınmazların, davalı tarafça davacıya tapuda devri yapılmış olduğundan davanın konusuz kaldığını, bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini beyan ettiği, dava konusuz kaldığından ve davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre davacının dava açmakta haklı olduğu ve söz konusu devirlerin yargılama aşamasında yapılmış olduğu gerekçesiyle dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresinde asıl ve birleşen davacı vekili ile asıl ve birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, asıl ve birleşen dosya davacısının asıl ve birleşen dosya davalısı şirkete karşı açtığı davada yargılama sırasında vekil vasıtası ile temsil edilen asıl ve birleşen dosya davacısı taraf lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13/1 ve 13/2 maddesine göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması usule ve yasaya aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl ve birleşen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davalı vekili; eldeki davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, devre mülk satış sözleşmesinin harici satış sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapuda devri yapılmayan devre mülk sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle yargılama sırasında 24.04.20 25... .05.2025 tarihinde tapu devirlerinin gerçekleştiği anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.