Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, zina nedeniyle ağır kusurlu kadının karşılıklı boşanma davasında kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası itirazlarını aleyhe bozma yasağı nedeniyle reddederek bölge adliye mahkemesi kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, boşanmaya neden olan olaylarda ağır kusurlu ve zina yaptığı belirlenen kadının, kusur belirlemesine, erkeğin kabul edilen karşı ve birleşen boşanma davalarına, erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara, kendi maddi tazminat talebinin reddine, lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarına ve yoksulluk nafakası talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarını değerlendirmiş; kadına, şartları oluşmamasına rağmen hükmedilen manevi tazminatın erkeğin itiraz etmemesi nedeniyle kesinleştiğini belirtmekle yetinerek, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1159 E., 2025/1310 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Vezirköprü 2. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI: 2023/134 E., 2025/77 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın vekili tarafından erkeğin kabul edilen TMK 166/1'e dayalı karşı davası ile erkeğin kabul edilen TMK 161'e dayalı birleşen davası, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, kendi maddi tazminat isteğinin reddi, kendisi lehine hükmedilen manevi tazminatın miktarı ve yoksulluk nafakası talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Dosyanın yapılan incelemesinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda ağır kusurlu olduğu ve erkeğin birleşen davası yönünden zina yaptığı belirlenen kadın yararına 4721 sayılı Kanun'un 174/2 maddesinde düzenlenen manevi tazminata ilişkin yasal koşullar oluşmadığı halde İlk Derece Mahkemesince asıl, karşı ve birleşen boşanma davalarında tüm kusurlu davranışların birlikte değerlendirilmesi yapılmadan hem erkek, hem de kadın lehine tazminata hükmedildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki kadın yararına hükmedilen manevi tazminata ilişkin hüküm davalı-davacı erkek tarafından istinaf ve temyize konu edilmediğinden kesinleşmiş olup aleyhe bozma yasağı kapsamında temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında bu husus bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.2.Davacı -davalı kadın vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARARAçıklanan sebeple;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Adli yardımdan yararlanması sebebi ile başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.