Koruma Tedbirleri Nedeniyle Haksız Gözaltı ve Tutukluluk Tazminat Davasında Maddi ve Manevi Tazminat Miktarlarının Hukuka Aykırı Şekilde Belirlenmesi Üzerine Temyiz İncelemesi.
Özet: Bu hukuki metin, haksız gözaltı ve tutukluluk sonucu beraat eden bir davacının maddi ve manevi tazminat talebiyle açtığı davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen kararların temyiz incelemesi neticesinde, davacıya hükmedilen maddi tazminatın fazla, manevi tazminatın ise davacının sosyal ve ekonomik durumu, tutukluluk süresi ve olayın niteliği gibi kriterlere göre yetersiz olduğu tespit edilerek, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir tazminat belirlemesi yapılması gerektiği sonucuna varılan hukuki süreci özetlemektedir.
12. Ceza Dairesi         2026/688 E.  ,  2026/3638 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/438 E., 2021/400 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, yargılama aşamasında temsil edilmek üzere ödenen vekalet ücreti ve cezaevi harcamaları nedeniyle 750.000,00 TL maddi ve 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının kamu görevinden ihraç edildiği tarihten tahliye tarihine kadar asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle 28.041,60 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince Maddi tazminata ilişkin 1. bendinde yazılı "28.041,60 TL" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "27.385,23 TL" ibaresinin eklenmesi, Maddi tazminata ilişkin 1. bendinde yazılı ''maddi tazminatın'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''15/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte'' ibaresinin eklenmesi, Manevi tazminata ilişkin 2. bendinde yazılı ''manevi tazminatın'' ibaresinden sonra gelmek üzere ''gözaltı tarihi olan 17/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; üzerine atılı suçun niteliği, mesleği ve aile yaşamındaki etkileri göz önünde bulundurulduğunda hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; tazminat koşullarının oluşmadığına, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/224 Esas, 2019/137 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs, Türkiye Büyük Millet Meclisini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme suçlarından 17.10.2016 - 29.06.2018 tarihleri arasında 620 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekili ile davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Maddi tazminatın, davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "27.074,01" TL olarak tayin edilmesi yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "27.385,23" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması,
2- Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2026 tarihinde karar verildi.