T.C. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, imzalı eser sözleşmesinden doğan asansör bakım hizmet alacağına ilişkin icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalı aleyhine, taraflar arasında akdedilen asansör temel bakım ve arıza hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalının borcu reddetmesine karşın, mahkemece alınan bilirkişi raporuyla sözleşmenin geçerliliği, davacının sözleşmeye dayanarak 26 adet e-fatura düzenlediği ve davalı şirketin bu faturalardan kaynaklanan belirli bir alacak için temerrüde düştüğü tespit edilmiştir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2025/378 EsasKARAR NO :2026/433DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ:30/05/2025KARAR TARİHİ:17/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine, müvekkili şirkete olan borcun ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz etmesi sebebi ile takibin durduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında; ".../..." adresinde bulunan "... ..." projesinde mevcut 1 adet asansörün bakım ve onarımı hususunda 12.04.2019 yürürlük tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve 7/24 Arıza Hizmet Protokolü imzalandığını, müvekkili şirketin anılan bakım sözleşmesinde belirtilen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça müvekkili şirketin sözleşme uyarınca düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacakların tüm şifahi uyarılara rağmen ödenmediğini beyanla; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. sayılı dosyası sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve takibin takip talebindeki şartlarla birlikte devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu alacak talebinin müvekkili ile ilgisi olmadığını, müvekkili aleyhine açılan bu davanın kötü niyetli olduğunu, davacının iddiasını ispatlayacak somut herhangi bir delil ortaya konulamadığını, sözleşme, faturalar ve delil olarak gösterilen belgeler de tebliğ edilmediğinden ve sunulmadığından müvekkilinin imzası olup olmadığı belirlenemediğini, müvekkilinin borçlu olduğuna ilişkin herhangi somut bir belge sunulmadığını, müvekkiline teslim edilen bir mal veya hizmet söz konusu olmadığını, taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme kurulmadığını beyanla; davanın reddine, davacı taraf aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Arabuluculuk son tutanak örneği, Temel Bakım Sözleşmesi örneği, fatura örnekleri, .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosya örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür. Mahkememizin 15/11/2025 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 26/02/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "İncelenen davacı şirkete ait 01/10/2020-30/09/2021, 01/10/2021-30/09/2022, 01/10/2022- 30/09/2023, 01/10/2023-30/09/2024 ve 01/10/2024-30/09/2025 dönemine ait Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 01/10/2020-30/09/2021, 01/10/2021- 30/09/2022, 01/10/2022-30/09/2023, 01/10/2023-30/09/2024 ve 01/10/2024-30/09/2025 dönemine ait ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 01/10/2020-30/09/2021, 01/10/2021-30/09/2022, 01/10/2022-30/09/2023, 01/10/2023-30/09/2024 ve 01/10/2024-30/09/2025 dönemine ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,Davalı ... ... San, Ve Tic. Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 14/11/2025 günü saat 11:30'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı yanın yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,Davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket ... ... San. Ve Tic, Ltd. Şti. arasında 12/04/2019 Yürürlük Tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve 7/24 Arıza Hizmet Protokolünün akdedildiği, Temel Bakım Sözleşmesinin üzerinde iki tarafında kaşe ve imzasının mevcut olduğu,Davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'nin akdedilen sözleşmeye istinaden düzenlediği yirmialtı adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 07/04/2025 tarihi itibariyle davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den 26.184,60-TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu,Davalı şirketin icra takip olan 07/04/2025 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür. Mahkememizin 30/03/2026 tarihli ara kararı uyarınca tarafların BA-BS formlarının celbi ile ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 17/04/2026 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak; "Davacı ve davalı şirketin dava dosyasına celp edilen 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait BA/BS Formlarının incelenmesi neticesinde; Dava dosyasına celp edilen davacı yanın 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait Mal ve Hizmet Satımlarına İlişkin Bildirim Formu (BS) incelendiğinde; Davacı şirketin düzenlediği faturaların toplamının her ay için 5.000,00-TL altı olmasından dolayı davacı şirketin düzenlediği hizmet satım faturalarını bağlı bulunduğu Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi'ne bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle de bağlı bulunduğu Anadolu Kurumlar Vergi Dairesi'ne herhangi bir bildirimde bulunmadığı,Dava dosyasına celp edilen davalı yanın 2020, 2021, 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (BA) incelendiğinde; Davalı şirketin tarafına düzenlenen faturaların toplamının her ay için 5.000,00-TL altı olmasından dolayı davalı şirketin tarafına düzenlenen hizmet alım faturalarını bağlı bulunduğu .../... Vergi Dairesi'ne bildirme zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle de bağlı bulunduğu .../... Vergi Dairesi'ne herhangi bir bildirimde bulunmadığından kök raporda yer alan görüş ve kanaatlerini aynen geçerli olduğu" yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür. GEREKÇE:Dava; taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu görülmüştür. .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosya örneğinin tetkikinden; alacaklı ... SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ tarafından borçlu ... LİMİTED ŞİRKETİ aleyhine 26.184,00 TL üzerinden takip başlatıldığı, borçlu vekilinin icra takibine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.İşbu davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir. Toplanan deliller, yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu, bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirkete ait 01/10/2020-30/09/2021, 01/10/2021-30/09/2022, 01/10/2022- 30/09/2023, 01/10/2023-30/09/2024 ve 01/10/2024-30/09/2025 dönemine ait Ticari defterlerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, bu itibarla sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ile davalı şirket ... ... San. Ve Tic, Ltd. Şti. arasında 12/04/2019 Yürürlük Tarihli Temel Bakım Sözleşmesi ve 7/24 Arıza Hizmet Protokolünün akdedildiği, Temel Bakım Sözleşmesinin üzerinde iki tarafında kaşe ve imzasının mevcut olduğu, ... San. ve Tic. A.Ş.'nin akdedilen sözleşmeye istinaden düzenlediği yirmialtı adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi itibariyle davalı ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den 26.184,60-TL tutarında cari hesap alacağının bulunduğu, davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü bilirkişi raporu ile sabittir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunu ispat külfeti davacıdadır. Davacı, akdedilen sözleşmeye istinaden davalı yana verdiği hizmetin ispatı için faturaları ve servis fişlerini ibraz etmiş olup, davalı şirket ihtilafa konu olan faturalara kanuni sure içerisinde itiraz ettiğine dair herhangi bir ihtarname ya da iade faturası ibraz etmemiştir. Dolayısıyla davalı taraf faturaları kabul etmemekle ispat külfetini üzerine almış olup, bunun üzerine mahkememizce tarafların davaya konu yılları içerir BA-BS formları celp edilerek alınan bilirkişi raporunda; davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların toplamının her ay için 5.000,00 TL altı olmasından dolayı davacı şirketin düzenlediği hizmet satım faturaların bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirme zorunluluğu bulunmadığı, davalı tarafında yine bu alım faturalarını vergi dairesine bildirme zorunluluğu olmadığından alınan ek raporda da kök rapordaki görüşlerin aynen muhafaza edildiği anlaşılmıştır. Bu haliyle davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gibi davalının inceleme gününde incelemeye katılmadığı ve belge de sunmadığı göz önüne alındığında; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 26.184,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden ödeme yapılmadığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan ücretin davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;DAVANIN KABULÜ İLE,1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 26.184,00-TL asıl alacak üzerinden devamına,2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.788,62-TL karar harcından, peşin yatırılan 615,40-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.173,22-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 9.087,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 26.184,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle (Dosya No: 2025/8929); Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2025 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.17/06/2026Katip ...e-imza Hakim ...e-imza YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI 615,40 TL BAŞVURMA HARCI 615,40 TL PEŞİN HARÇ 615,40 TL PEŞİN HARÇ +1.173,22 TL EKSİK HARÇ 191,50 TL VEKALET HARCI 1.788,62 TL KARAR VE İLAM HARCI 165,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ + 7.500,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 9.087,30 TL TOPLAM