Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında, mimari proje çizimi ve revizyon ücreti anlaşmazlığını içeren gerekçeli kararı.
Özet: Davacı firma, davalı ile başlangıçta mimarlar odası tarifesi üzerinden sözlü olarak anlaştığı, mimari, statik, elektrik, mekanik, haritalama ve 3D dış görsel çizimleri kapsayan eser sözleşmesi kapsamında, davalının talepleri doğrultusunda taban oturumu ve bağımsız bölüm sayısı sürekli artırılarak revize edilen, son olarak 51.237 m² toplam inşaat alanına ve 309 daireye ulaşan kapsamlı projenin %95lik kısmının davalı onayından geçerek tamamlandığını, dijital ve basılı kopyalarının teslim edildiğini belirterek, söz konusu projelendirme hizmetlerine ilişkin ödemenin tahsili talebinde bulunmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/04/2025
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili firma ile davalı firma yetkilileri arasında 26.01.2023 tarihinde "... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... adresinde yapılacak mimari bir projenin (mimari, statik, elektrik, mekanik, haritalama, 3D dış görsel çizimi dahil) çizimi noktasında görüşme gerçekleştirildiğini, davalı ... Tekstil İnşaat Kuyumculuk Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi yetkilisi ... ve müvekkili firma yetkilileri arasında taban oturumu 7000 m² toplam inşaat alanı 30.000 m² olan ve 252 bağımsız bölüm içeren bir proje çizimi için mimarlar odası tarifesinin rayiç bedeli üzerinden sözlü anlaşma sağlandığını, işbu anlaşma uyarınca müvekkili firmanın yüklenici olarak istenen projeyi çizmeyi, davalı firma ise mimarlar odasının tarifesinde belirlenen rayiç bedel üzerinden müvekkili firmaya ödeme yapmayı üstlendiğini, taraflar arasında sözlü anlaşma sağlandıktan bir süre sonra, davalı firma temsilcisi ... ve davalı firma sahibi ... ile beraber yapılan ön çalışmalar ve proje hakkında gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda; bağımsız bölüm sayısının "270 adet konut ve 4 dükkan" olarak, inşaat metrekaresinin ise "taban oturumu:7750 m², emsal alanı:24500 m², inşaat alanı 31.850 m², ticari alan için taban oturumu 250 m², emsal alan 500 m², inşaat alanı 650 m²" olacak şekilde 22.03.2023 tarihinde revize edildiğini, sözlü anlaşmanın sağlandığı tarihten sonraki tarih olan 24.03.2023 tarihinde davalı firma çalışanı ... tarafından ön sözleşme hazırlanmasının talep edildiğini ve müvekkili firma yetkilileri tarafından da ... adlı uygulamadan aralarındaki anlaşmaya dair ön sözleşmenin firma çalışanına talebi doğrultusunda iletildiğini, işbu ön sözleşmeye binaen müvekkili firma yetkilisi Şenol Can'ın paket proje olarak adlandırılan mimari, statik, elektrik, mekanik haritalama ve 3D dış görsel çizimi dahil kapsamlı bir mimari proje çizilmesi için çalışmalara başladığını, müvekkili firma yetkilisi ... tarafından, taban oturumu 8000 m², toplam inşaat alanı 32500 m² olan ve 274 bağımsız bölüm içeren bir proje iç̧in çalışmalara başlandığını, 11.04.2023 tarihinde müvekkilinden projenin tekrardan revize edilmesinin istenildiğini ,işbu tarihte istenilen revizeye göre; "bağımsız bölüm sayısı 309 daire 3 dükkan 2 kapıcı dairesi 1 restoran 1 kafe ve sosyal alanlar" olacak şekilde inşaat metrekaresinin ise "toplam inşaat alanı: 51.237m²" olacak şekilde son olarak revize edildiğini, normal şartlarda mimari projelerde; bağımsız bölüm sayısı ve inşaat m²'sinin önceden işveren tarafından hesaplandığını ve bu doğrultuda çizim yapılması gerektiğini, ancak somut olayda davalı tarafça inşaat m²'si ve bağımsız bölüm sayısının sürekli olarak değiştirildiğini, hal böyle olunca müvekkili firma tarafından çizilen tüm projelerin davalı tarafın talepleri doğrultusunda tekrar tekrar revize edilmek durumunda kalındığını, tarafların sözlü olarak anlaşma sırasında sözleşme bedelinin mimarlar odasının rayiç bedeli üzerinden ödenmesi gerektiğini kararlaştırdıkları için proje revize edildiği için ayrıca bir bedel talebinde bulunulmadığı gibi fiyat farkının da konuşulmadığını, 08.04.2023 tarihinde taraflar arasında işbu projeyle ilgili görüşmelerin gerçekleştirilebilmesi adına ... adlı uygulama üzerinden bir sohbet grubu oluşturulduğunu, müvekkili tarafından çizimi tamamlanan mimari projelerin bazıları grupta paylaşılması üzerine birkaç düzeltme talep edildiğini ve bu şekilde proje onayı alınıp projelerin çizimlerinin yapıldığını, işbu projelerin çizim sürecinin davalı firma sahibi ... ve temsilcileri ile birlikte yürütüldüğünü, davalı firmanın sahibi olarak bilinen ... tarafından, projenin çizim aşamasında müvekkili firmanın iş yerine ara sıra uğranıldığını, müvekkili firmanın iş yerine gelindiği zaman projelerin ...'ın onayından geçtiğini, çalışma sürecinin denetiminin ise genellikle ... grubunda beraber çalıştığı diğer kişiler tarafından yapıldığını, 08.05.2023 tarihinde revize edilmesi talep edilen şekilde paket projenin %95lik kısmının ... grubu üzerinden davalı tarafın onayına sunulduğunu, gruptan sunulan projenin ufak tefek eklenmesi istenilen birkaç detay dışında onaylandığını, 17.09.2023 tarihinde paket proje olarak adlandırılan, (elektrik, mekanik, statik, tesisat projeleri, 3d dış görsel) kapsamlı olarak hazırlanan, davalı tarafın onayından geçen, projelerin çıktılarının çıkartıldığını, hazırlanan projelerin dijitallerinin müvekkili firma tarafından ... adlı uygulamadan davalı tarafa verildiği gibi çıktıları da elden ... isimli şahısa teslim edildiğini, tarafların 26.01.2023 tarihindeki ilk anlaşma sırasında "taban oturumu 7000 m², toplam inşaat alanı 30.000 m² olan ve 252 bağımsız bölüm" içeren bir proje çizimi için bağımsız bölüm başı mimarlar odasının tarifesinde belirtilen rayiç bedel üzerinden sözlü olarak anlaşma sağlanmışken; sonradan 22.03.2023 tarihli revize ile proje "taban oturumu 8000 m², toplam inşaat alanı 32500 m² olan ve 274 bağımsız bölüm" olarak ve akabinde de 11.04.2023 tarihli son revize ile "toplam inşaat alanı: 51.237m² olan ve bağımsız bölüm sayısı 309 daire 3 dükkan 2 kapıcı dairesi 1 restoran 1 kafe ve sosyal alanlar (projenin son hali) " olarak değiştirildiğini, fakat taraflar ne revize sırasında ne de projenin çizimi sırasında; projeler sil-baştan sürekli olarak tekrar yapılmasına ve bağımsız bölüm sayısının sürekli olarak artmasına rağmen; sözleşme bedelinin belirlenmesinde mimarlar odasının rayiç bedeli esas alındığından oluşacak fiyat farkının hiç konuşulmadığını, mimari projelerin çizilme süreçlerinde fiyatlandırma sırasında inşaat m²'si ve bağımsız bölüm sayısının dikkate alındığını, bu nedenle mimarlık sektöründe fiyatlar arasında farklılıklar söz konusu olacağından mimarlar odasının fiyat tarifesinin esas alındığını, davaya konu sözleşme ilişkisinde sözlü anlaşmaya binaen kurulduğu ve sözleşmede ifa tarihi, bedel gibi pek çok unsurun netlik barındırmadığı da gözetildiğinde; eser sözleşmesi uyarınca davalı tarafça ödenmesi gereken bedelin ne kadar olacağının bilirkişi marifetiyle teyit edilmesi somut olayın akıbeti açısından elzem olduğunu, davaya konu sözleşme ilişkisi uyarınca ödenmesi gereken sözleşme bedeli hiçbir zaman müvekkili firmaya ödenmediğini, müvekkili firmanın ilk günden bu yana davalı firmadan sadece masraf, kapora ve güvence bedeli olarak nitelendirebilen şekilde; 18.04.2023 tarihinde 90.000,00 TL, 20.04.2023 tarihinde 60.000,00 TL, 05.05.2023 tarihinde de 50.000,00 TL ve 31.10.2023 vade tarihli 500.000,00 TL bedelli bir çek olmak üzere toplamda 700.000,00 TL alabildiğini, özetle; proje üzerinde çok sayıda revize işlemi yapılmasına rağmen müvekkili firmaya ödeme yapılmayarak alacak hakkının sürüncemede bırakıldığını, somut olayda çizilen projenin tekrar tekrar düzenlenmesi, defaatle eklentiler, bağımsız bölüm sayısı ve inşaat alanının değişmesi gibi pek çok husus dikkate alındığında; mimarlar odasının tarifesininde belirtilen rayiç bedel üzerinden yapılan hesaplama neticesinde ilk başta belirlenen bedel ile revize sonucunda yine mimarlar odasının tarifesininde belirtilen rayiç bedel üzerinden yapılan hesaplama arasında ciddi fiyat farkı olduğunun açık olduğunu, izah edilen duruma ve çizilen projelerin hem dijital halleri hemde fotokopi sureti davalı tarafa gönderilmesine rağmen projenin bedeli hiçbir zaman ödenmediğini, müvekkili firmanın sürekli olarak oyalandığını, proje bedelinin o günkü mimarlar odası rayiç bedeli nazara alınarak davalı tarafa fatura edilmeden önce şirket yetkilisi ...'a mesaj yoluyla bildirildiğini, fatura bedelinin ... tarafından mesajla onaylanmışsa da fatura kesildikten sonra fatura bedeli davalı tarafça kabul edilmediğini, mimarlar odasının fatura tarihindeki tarifesinde belirtilen en az bedel üzerinden hesaplanan ve ilk başta kabul edilen fatura bedeli, fatura edildikten sonra bilinmeyen nedenlerden kaynaklı muhasebeci tarafından iptal edildiğini, kabul edilmediğini, defalarca kez davalı şirket yetkilisi ... ulaşılmaya çalışılsa da telefonların açılmadığını, müvekkilinin sürekli oyalandığını, müvekkili firma yetkilisi ile faturanın kabul edilmeme nedenine ilişkin yapılan şifahi görüşmelerde; bu durumun nedeninin arsanın devlet hazine arazisi olmasından ve davalı tarafça bu arsanın alınamamasından kaynaklandığının öğrenildiğini, işbu nedenler doğrultusunda; tarafların arasında akdetmiş olduğu eser sözleşmesinden doğan alacağın, müvekkili firmaca üstlenilen tüm edimlerin yerine getirilmesine rağmen ödenmemesinden kaynaklı huzurdaki davayı ikame etme gereği doğduğunu, izah edilen hususlar doğrultusunda, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın kabulüne, müvekkili firma ile davalı firmanın arasında bulunan eser sözleşmesi uyarınca; davalı firmanın mimari projenin çizim ve teslimi halinde ödemeyi taahhüt ettiği mimarlar odasının tarifesindeki rayiç bedel üzerinden hesaplanması kararlaştırılan bedelin mahkeme tarafından görevlendirilecek bilirkişi marifetiyle teyit edilmesine ve proje teslim tarihi olan 27.11.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası kapsamında 100.00 TL'nin (sonradan artırılmak üzere) davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle taraflar arasında davacı tarafça nitelendirildiği şekilde bir iş veya ticaret ilişkisi olmadığı gibi taraflar arasında hiçbir yazılı sözleşme de bulunmadığını, davaya konu sözde projenin taşınmazının mülkiyeti müvekkiline ait olmayan bir taşınmaza ilişkin olduğunu, davacı tarafın müvekkiline ulaşarak dava konusu taşınmazda yapılması olası bir proje için bir görüşme talep edip olası bir proje için örnek çizim yapmak istediklerini belirttiğini, ancak anılan örnek çizimler dahi müvekkiline teslim edilmemekle birlikte davacı ve davalı arasında hiçbir zaman davacının iddia ettiği şekilde bir sözleşme kurulmadığını, zira taraflar arasında yapılmış hiçbir sözleşme bulunmadığını, ... 15. Hukuk Dairesinin E. 2010/ K. 2010/ 07.10.2010 tarihli kararının "İş bedeli alacağını takip konusu yapan davacı yüklenici, davalı yanın akdî ilişkiyi inkâr etmesi karşısında öncelikle davalı ile kurduğu akdî ilişkiyi yazılı delillerle kanıtlaması zorunludur. Davada talep edilen miktar dikkate alındığında davalının bu ilişkiyi HUMK'nın 288. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Bu gibi bir durumda HUMK'nın 289. maddesinde ifade edildiği üzere ancak karşı tarafın açık muvafakatı halinde tanık dinlenebilmesi mümkündür. Davacı, akdî ilişkiyi kanıtlamak üzere herhangi bir yazılı kanıta dayanmamış durumdadır. " şeklinde olduğunu, buna rağmen davalı müvekkilinin davacıya 2023 yılı içerisine toplam 700.000,00 TL tutarında davacı tarafın kendi beyanıyla üstlendiğini iddia ettiği işin olası değerinin de çok üzerinde ödeme yaptığını, müvekkilinin bu arsaya yönelik yalnızca ön fikir geliştirme amacıyla bazı genel değerlendirmelerde bulunduğunu, bu kapsamda bir proje çizimi talebinde bulunmadığını, yapı ruhsatı başvurusu, belediyeye teslim edilmiş proje ya da teknik süreç başlatılmadığını, bu çerçevede davacı tarafından iddia edilen projenin tamamlanmasının veya teslim edilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, davacı tarafın tüm belirttiği hususların soyut, taraflar arasında sözlü bir anlaşma olduğu, sürekli olarak taraflar arasında şifahi ilişkiyle oldukça büyük bir alanda oldukça kapsamlı bir projenin çiziminin hiçbir yazılı sözleşme olmaksızın yapıldığına ilişkin olup, bu hususların kabulünün imkansız olduğunu, ilk olarak davacı tarafından çizimlere konu edilen taşınmazın müvekkili şirkete ait olmayıp, bu taşınmaz üzerinde müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu hiçbir ticari faaliyetin veya buna ilişkin bir sözleşme söz konusu olmadığını, davacı tarafın taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını da belirttiğini, ancak eser sözleşmesi için yazılı bir sözleşmeye gerek olmadığını mimari projenin çiziminin eser sözleşmesi kapsamında oluğunu belirttiğini, davacı tarafın mimarlık alanında faaliyet gösteren ticari faaliyette bulunan ve tüzel kişiliğe sahip olan limited şirket olup iddia ettiği büyüklükte yani 270 adet konut ve 4 dükkan olarak, inşaat metrekaresinin ise taban oturumu:7750 m², emsal alanı:24500 m², inşaat alanı 31.850 m², ticari alan için taban oturumu 250 m², emsal alan 500 m², inşaat alanı 650 m²" dan ibaret bir mimari projenin hiçbir yazılı sözleşme olmadan mevcudiyetinin kabulünün ticari faaliyetlerin tabiatına doğrudan aykırı olduğunu, bu bağlamda dava konusu gibi büyük ölçekli ve kapsamlı bir mimari projenin iş sahibinin talepleri ve şartları belirtilmeden neye ilişkin, hangi kapsamda ve hangi işlerin hangi nitelikte ve şartlarda istendiğine dair bir sözleşme olmadan, iş sahibinin ne kapsamda ne talep ettiği ve hangi özelliklerde istediği belirlenmeden bir işin yapıldığı ve ücret hak edildiği iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, bu tür bir işin niteliği gereği Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddeleri uyarınca işin konusu, kapsamı, teslim şekli, süresi ve bedeline ilişkin esaslı unsurların ayrıntılı şekilde yazılı bir sözleşmeye bağlanmasının zorunluluk olduğunu, nitekim somut olayda davacı tarafın bu kapsamda müvekkiline iddia edilen çizimleri teslim etmediğini , ... üzerinden içeriği ve niteliği bilinmeyen PDF dosyası gönderildiğinin ileri sürüldüğünü, bunun dışında işin teslim edildiğine dair ne bir imzalı belge ne de müvekkilinin kabul beyanı bulunmadığını, bu haliyle davacı tarafın teslim gerçekleştirmediğinin açık olup, teslim edilmeyen, niteliği ve konusu bilinmeyen bir iş bakımından bedel talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin hiçbir zaman davacı tarafın sözde teslim ettiği ilgili işlemler için bir talebi olmadığını, zira çizimlere konu taşınmazın müvekkili şirketle bir bağı bulunmamakta, şirketin davacı tarafın iddia ettiği çizimleri talep etmek için hiçbir menfaati de bulunmadığını, ayrıca dava konusu edilen projeye ilişkin olarak inşaat sürecine, belediye süreçlerine ya da herhangi bir resmi teknik başvuruya dair işlem yapılmadığını, müvekkilinin malik olmadığı bu taşınmazla ilgili olarak herhangi bir ruhsat başvurusu, zemin etüdü ve benzeri işlem ya da belediyeye sunulmuş projenin söz konusu olmadığını, bu haliyle davacı tarafın "proje tamamlandı ve teslim edildi" şeklindeki iddiasının teknik olarak da mümkün olmadığını, müvekkili tarafından 2023 yılı içerisinde yapılan 700.000 TL tutarındaki ödemenin davacı tarafın bazı çalışmalar yaptığını ileri sürerek ödeme talebinde bulunması ve çalışmalarını devam ettirme baskısı soncu ve müvekkilinin yanıltılması sonucu haksız olarak müvekkilinden ödeme alındığını, müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin karşılığının hiçbir şekilde alınamamış olup, bu ödemelerin iadesi için dava açma haklarını da saklı tuttuklarını, zira bu ödemeler karşılığında hiçbir fatura kesilmediğini, alınan ödemelerle sağlanan haksız kazancın ardından müvekkiline de fatura kesilmediğini, daha sonrasında yüksek tutarda mimarlar odasının fiyat listesi olduğu iddia edilen ödemenin bir başka fatura(reddedilen) ile talep edildiğini, ancak davacının sözde yapmış olduğunu iddia ettiği işin davalı müvekkilinin malik olmadığı bu taşınmazla ilgili olarak herhangi bir ruhsat başvurusu, zemin etüdü vb(vb süreç işlemleri) ya da belediyeye sunulmuş projenin söz konusu olmadığını, bu haliyle davacı tarafın "proje tamamlandı ve teslim edildi" şeklindeki iddiası teknik olarak da mümkün olmadığını, herhangi bir yazılı sözleşmeye, iş tanımına veya resmi teslim sürecine dayanmadığını, müvekkilinin bu süreçte herhangi bir proje teslimi almadığını, ne pafta, ne çizim klasörü ne de belediyeye sunulabilecek nitelikte teknik bir belge kendisine sunulmadığını, menfaati bulunmayan ve müvekkiline teslim edilmemiş mimari proje için davacı tarafın iş yaptığı ve fatura kestiğinden ve davalı müvekkili tarafından da süresi içerisinde reddedilen faturadan kaynaklı taleple müvekkilinden alacak talep etmesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, davacı tarafından kesilen faturanında müvekkili tarafından süresi içerisinde reddedildiğini, taraflar arasında hiçbir sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği kapsamda bir işin hiçbir yazılı sözleşme olmaksızın yapılması ticari faaliyetin tabiatı kapsamında imkansız olduğunu, açıklanan sebeplerle hiçbir iddiası ispatlanamayan, somutlaştırılmamış ve hukuki dayanaktan yoksun davacı tarafın taleplerinin reddini talep etme zorunluluğu doğduğunu, açıklanan sebeplere davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, taraflar arasında "... İli ... İlçesi ... Mahallesi 256 Ada 7 Parsel" adresinde yapılacak mimari bir projenin çizimi konusunda mimarlar odası tarifesinin rayiç bedeli üzerinden sözlü anlaşma sağlandığını, işin teslim edilmesine rağmen davalı firmadan sadece masraf, kapora ve güvence bedeli olarak nitelendirebilen şekilde toplamda 700.000,00 TL alabildiğini , iş bedelinin ödenmediğini belirterek bilirkişi marifetiyle tespit edilecek iş bedeli alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı taraf ise, taraflar arasında davacı tarafça nitelendirildiği şekilde sözleşme bulunmadığını, iddia edilen projenin taşınmazının davalı şirkete ait olmayan bir taşınmaza ilişkin olduğunu, davacı tarafın davalı şirkete ulaşarak dava konusu taşınmazda yapılması olası bir proje için bir görüşme talep edip olası bir proje için örnek çizim yapmak istediklerini belirttiğini, ancak anılan örnek çizimlerin dahi teslim edilmemekle birlikte davacı ve davalı arasında hiçbir zaman davacının iddia ettiği şekilde bir sözleşme kurulmadığını, buna rağmen davacıya 2023 yılı içerisine toplam 700.000,00 TL tutarında davacı tarafın kendi beyanıyla üstlendiğini iddia ettiği işin olası değerinin de çok üzerinde ödeme yapıldığını, davalı şirketin bu arsaya yönelik yalnızca ön fikir geliştirme amacıyla bazı genel değerlendirmelerde bulunduğunu, bu kapsamda bir proje çizimi talebinde bulunmadığını, yapı ruhsatı başvurusu, belediyeye teslim edilmiş proje ya da teknik süreç başlatılmadığını, bu çerçevede davacı tarafından iddia edilen projenin tamamlanmasının veya teslim edilmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizce, projeye konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 256 Ada 7 Parsel sayılı taşınmazın tapu kayıtları, taşınmaza yönelik varsa yapı ruhsatı ile mimari, statik, elektrik, mekanik proje örneği ile Mimarlar Odası 2023 yılı birim fiyat tarife ücretlerinin gönderilmesi için müzekkere yazılmıştır. Mahkememizce, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, aynı zamanda taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bu kapsamda raporların düzenlendiği görülmüştür. Kural olarak, eser sözleşmesi, zorunlu şekil koşuluna bağlı olmayıp, sözleşmenin kurulması için yazılı şekil şartı yok ise de davalı tarafından sözleşme ilişkisi inkâr edildiği takdirde yazılı delille ispata ilişkin kuralların gözetilmesi gerekir. Senetle ispat zorunluğuna ilişkin 6100 sayılı HMK 200 vd. maddelerdeki düzenlemelerin sonucu olarak sözleşme ilişkisi kurulması hukuki işlem niteliğinde olduğundan kural olarak yazılı delille veya ikrar, yemin, ticari defterler gibi kesin delillerle ispatlanması gerekir. Bu kapsamda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalı tarafça da taraflar arasında "... İli ... İlçesi ... Mahallesi 256 Ada 7 Parsel" adresinde yapılacak mimari bir projenin çizimi konusunda anlaşma olmadığı belirtilerek sözleşme ilişkisi inkar edilmiştir. Projeye konu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 256 Ada 7 Parsel sayılı taşınmaz celp edilen tapu kayıtlarına göre Hazine adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Dosya kapsamında ... Belediyesi tarafından ... Mahallesi 256 ada 7 numaralı parsele ait 14.03.1974 tarihli yapı ruhsatı gönderilmiş olup, davaya konu mimari proje çizimine ait ruhsat bulunmadığı görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu ile, davacı tarafça dosya kapsamında sunulan, bahsi geçen parsel üzerinde planlanan proje çalışmaları arasında mekanik projeler, elektrik projeler ve statik projeleri sunulduğu, mimari projesi ile ilgili ise detaylı bir belge bulunmamakta olup sunulan pdf içerisinde blok ismi belirtilmeyen kat planları, genel bir vaziyet planı ve yerleşim planı bulunduğu, dava konusu projeye dair bahsi geçen bilgiler dışında resmi, onaylanmış, ön oluru tamamlanmış ya da üzerinde emsal hesapları, toplam inşaat alanı hesapları, taban alanı hesapları, otopark hesapları, sığınak hesapları bulunan proje paftaları sunulmadığı tespit edilerek, her ne kadar dava dilekçesinde belirtilen son revize ile 51.237 m² inşaat alanı, 309 daire, 3 dükkan, 2 kapıcı dairesi, 1 restoran, 1 kafe sosyal alandan oluşan proje üzerinden mimari proje çizim bedeli hesaplanmışsa da, davacı tarafça dosyaya sunulan ön sözleşme belgesinde tarafların imzası bulunmadığı gibi, söz konusu taşınmaz için yapı ruhsatı başvurusu, belediyeye teslim edilmiş proje vs bulunmadığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacı taraf ticari defter kayıtlarında, dava konusu olaylarla ilgili fatura ve de alınan tahsilatlarla ilgili hiçbir muhasebe kaydının ticari defterlerde bulunmadığının tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen 18.03.2024 tarih numaralı, 256 ada 7 parselde yapılan mimari proje hizmet bedeline ilişkin 3.496.495,20 TL bedeli fatura her iki taraf defterlerinde kayıtlı olmayıp, davalı tarafça söz konusu fatura reddedildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket resmi defterlerinde; davalı şirket tarafından, davacı şirkete verilen 500.000,00 TL bedelli çekin kayıtlı olduğu, başka kayıt olmadığı, davalı defterlerine göre; davalı şirketin, davacı şirketten 500.000,00 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafça davalı tarafa 700.000,00-TL ödeme yapıldığı uyuşmazlık konusu olmayıp, taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmaması, davalı tarafça iddiaya konu sözleşme ilişkisinin inkar edilmesi ve faturanın deftere kayıt edilmemesi karşısında, salt yapılan ödeme ile taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu ve işin tamamlanarak teslim edildiği ispata elverişli olmayıp, davacı tarafça dosya kapsamında mevcut delillere göre sözleşme ilişkisi yazılı delillerle ispat edilememiştir. Davacı tarafa davalı ile kurduğu akdî ilişkiyi ispatı hususunda yemin delili hatırlatılmış olup, davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı görülmüştür. Sonuç olarak Mahkememizce sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır