Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan alacak için itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla desteklenen gerekçeli kararı.
Özet: Bu gerekçeli karar, davacının ticari kablo satışından doğan 495.550,91 TLlik alacağı için başlattığı icra takibine davalı tarafın borca, imzaya ve yetkiye itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir; davacı, düzenlediği faturalar ve imzalı cari hesap mutabakatıyla alacağını ispatlamaya çalışırken, davalı ise mal tesliminin gerçekleşmediğini, cari hesap mutabakatındaki imzaların sahte olduğunu ve yetkisizlik itirazını savunmakta olup, dosyaya sunulan bilirkişi raporu davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğunu belirtmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/11/2025
KARAR TARİHİ : 10/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı/borçluya yaptığı kablo satışına ilişkin ... numaralı 15/01/2025 tarihli 592.434,97 TL bedelli ve ... numaralı 07/02/2025 tarihli 8.115,94 TL bedelli faturalar düzenlediğini, müvekkili şirketin satım nedeniyle davalı/ borçluya 11.08.2025 tarihli Cari Hesap Ekstresi ve 31/07/2025 tarihli Cari Hesap Mutabakatı gönderdiğini, davalı/borçlu tarafından Cari Hesap Ekstresi ve Cari Hesap Mutabakatının imzalandığını, neticede davalı/borçlu tarafın ticari satımdan kaynaklı olarak müvekkili şirkete 495.550,91 TL borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle borçlu şirket hakkında İhtiyati Haciz talebinde bulunduklarını ,... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/ D. İş 2025/ K. Sayılı 28/08/2025 tarihli ilamı ile borçlu hakkında İhtiyati Haciz kararı verildiğini, mahkemece verilen kararın ... 5. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davalı/borçluya 17/09/2025 tarihinde ödeme emri tebliğ edildiğini, Davalı/borçlu tarafından 23/09/2025 havale tarihli dilekçesi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde borca, yetkiye, imzaya, faize ve feri'ilerine ilişkin itirazda bulunulduğunu, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davalı/borçlunun haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun haksız itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazları bulunduğunu, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını ve HMK 10. maddesinin uygulama alanı bulmadığını savunduğunu, bu nedenle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiğini, esasa ilişkin olarak ise davacı tarafından gönderildiği iddia edilen malzemelerin müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını ve davacının teslim olgusunu ispat edemediğini, faturaların malın teslim edildiğini tek başına kanıtlamadığını ileri sürdüğünü, davacıya gönderilen e-posta ile cari hesap ekstresi ve mutabakatına itiraz edildiğini bildirdiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan cari bakiye mutabakat mektubu ve cari hesap ekstresindeki imzaların şirket yetkilisi ... ait olmadığını ve bu imzaların taklit edildiğini beyan ettiğini, şirket imza sirküleri ile karşılaştırma yapıldığında imzaların farklı olduğunun açıkça görüleceğini vurguladığını, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını belirterek yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili mahkeme olan Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne gönderilmesine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak açılan davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, fatura, ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Dava konusu icra dosyasında davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesi için Mali Müşavir Bilirkişilerinden rapor talep edildiği,27/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davacı tarafa ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı taraf ... Elektrik Kablo Sanayi Ticaret Ltd.Şti'nin ticari defter bilgilerine göre, icra takip tarihi itibari ile davacı taraf ... Elektrik Kablo Sanayi Ticaret Ltd.Şti 'nin davalı taraf ... Mühendislik Nükleer San.ve Tic.Ltd.Şti'den 495.550,91 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatine varıldığı, 20/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve davalı tarafa ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacının düzenlediği faturaların davalının defterinde kayıtlı olduğu, Davacının 600.550,91 TL.lık KDV dahil 2 adet fatura düzenlediği, davalının kredi kartı ile 105.000,00 TL.sı ödeme yaptığını, Davacının davalıdan 495.550,91 TL.lık alacağı bulunduğu görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülse de yeniden rapor alınmasını gerektirir bir husus bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek ...; gerek ... içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından 23/09/2025 tarihinde itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla mali müşavir bilirkişisinden alınan raporda,davacı şirketin davalı şirketten 495.550,91 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunun aksini ispata yarar bir delili dosyaya sunamadığı, takibe konu alacağın likid ve belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın KABULÜNE, ... 5.Genel İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİNE, takibin kaldığı yerden DEVAMINA,
2-Asıl alacak olan 495.550,91 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 99.110,18 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 33.851,08 TL harçtan, peşin alınan 6.095,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.755,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine, davacı tarafından başlangıçta ödenen 6.095,28 TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı toplamı olan 6.710,68 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Dosya kapsamında yatırılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 351,00 TL posta masrafı olmak üzere toplamda 10.351,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca belirlenen 79.288,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/07/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır