Karşılıklı boşanma davasında, bölge adliye mahkemesinin hatalı kusur belirlemesinin Yargıtayca eşit kusur olarak düzeltilmesi ve erkeğe verilen tazminat ile kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi kararının bozulması.
Özet: Bu karşılıklı boşanma davasında, Bölge Adliye Mahkemesinin kadını ağır kusurlu kabul ederek erkeğe tazminat hükmetmesi ve kadının yoksulluk nafakası talebini reddetmesi kararı, yapılan incelemede tarafların boşanmaya yol açan olaylarda eşit kusurlu olduğunun tespit edilmesi üzerine bozulmuştur; çünkü eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminat hükmedilemeyeceği, boşanmayla yoksulluğa düşecek kadına ise uygun miktarda yoksulluk nafakası verilmesi gerektiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1564 E., 2025/493 K.DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir 2. Asliye Hukuk (Aile) MahkemesiSAYISI : 2022/91 E., 2023/110 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücreti takdir edilmemesi, tazminatlar ve tedbir nafakasının miktarı yönünden; davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından ise duruşma istemli olarak erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, erkek lehine hükmedilen tazminatlar ve yoksulluk nafakasının reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 03.03.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı. Davacı-karşı davalı vekili Avukat ...'nin mazeret bildirdiği görüldü. Usul ve yasaya uygun bulunmayan davacı-karşı davalı vekilinin mazeretinin reddine karar verildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki boşanma davasının kabulüne, erkeğin tazminat ve nafaka taleplerinin reddine, kadın yararına nafaka ve tazminat takdirine karar verilmiş, tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, erkeğin kusur tespiti, tazminatlar ve kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasına; kadının ise tedbir nafakasına yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek "erkeğe ve kadına yüklenen kusurlu vakıaların gerçekleştiği, ancak kadının ayrıca eşine şiddet uyguladığı, çocuk olmaması konusunda suçlayıcı davranarak eşini tehdit ettiği, bu suretle kadının ağır kusurlu olduğu" gerekçesiyle kusura ilişkin gerekçenin düzeltilmesine, erkek yararına maddî ve manevî tazminat takdirine, kadın yararına hükmedilen 1.000,00 TL tedbir nafakasının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle 1.500,00 TL'ye yükseltilmesine, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş, tarafların sair istinaf başvuruları ise esastan reddedilmiştir. Toplanan delillerden, Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla davacı-karşı davalı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. 3. Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Davalı-karşı davacı erkek yararına 4721 sayılı Kanunu'nun 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası koşulları somut olayda gerçekleşmemiştir. O halde, erkeğin maddî ve manevî tazminat isteğinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde erkek lehine maddî ve manevî tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.4. Her ne kadar kadının ağır kusurlu olduğu gerekçesi ile yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiş ise de; yukarıda ikinci paragrafta belirtildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanmakla yoksulluğa düşeceği anlaşılmaktadır. O halde tarafların kusur durumları ile ekonomik ve sosyal durumları nazara alınarak kadın yararına uygun miktarda yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi, erkek yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminatlar ile kadının reddedilen yoksulluk nafakası yönlerinden BOZULMASINA,2.Yukarıda (1) paragrafta belirtildiği üzere davalı-karşı davacı erkek vekilinin tüm, davacı-karşı davalı kadının vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'ya yükletilmesine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar veerildi.