Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası kaynaklı haksız fiil tazminat davasında araç hasarı, değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve yaralanma iddialarını ele alan gerekçeli kararı.
Özet: Davacı vekilleri, 04.11.2023 tarihli trafik kazasında müvekkillerine ait aracın davalı sigortalı araç tarafından arkadan çarpılması sonucu hasar gördüğünü, değer kaybı yaşadığını, 249.184,53 TLlik tamir masraflarının sigorta tarafından eksik ödendiğini, 5 aydan fazla araç mahrumiyeti nedeniyle mağduriyet oluştuğunu, müvekkillerinden birinin burun kırılması, baş ağrıları, görme sorunları ve yüzünde iz kalmasıyla iş yapamaz hale geldiğini, diğerinin ise kalçasının darbe aldığını belirterek, kaza tespit tutanağındaki kusur oranlarına itiraz ederek, davalının %100 kusurlu olduğunu iddia etmiş, bakiye tamir masrafları, araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, geçici iş göremezlik gibi maddi tazminatlarla birlikte tıbbi ve kusur bilirkişisi raporu alınmasını talep etmiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 18/06/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.11.2023 tarihinde davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile müvekkiline ait ... plaka sayılı araçla kazaya karıştığını, bu kaza neticesinde müvekkiline ait aracın hasar görmüş olup, ayrıca değer kaybı meydana geldiğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkillerinden ...'in burnunun kırıldığını, ...'in ise kalçasının darbe aldığını, kazaya sebep olan ve müvekkillerinin içinde bulunduğu araca arkadan çarpan aracın ... poliçe no ile davalı kurumca sigorta edildiğini ve müvekkillerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, davalı sigorta şirketine 17.11.2023 tarihinde ve yine 16.02.2024 tarihlerinde başvurulmuş olunup, davalı sigorta şirketinin maddi hasar yönününden taraflarına 12.02.2024 tarihinde 51.381,71 TL tutarında, 12.03.2024 tarihinde de 23.255,76 TL ödeme yaptığını, kaza sonrasında müvekkillerinin araçlarını çekici ile çektirmek durumunda kaldığını, aracın bir süre de yedieminde kaldığını, sonrasında aracın tamirinin davalı sigortalı şirketinin anlaşmalı olduğu ... Otomotivce yapıldığını, aracın söz konusu tamirhanede tamir için 5 aydan fazla bir süre durmuş olup müvekkillerinin bu dönemde bu aracı kullanamadığını, işe gidiş gelişlerinde zorluk yaşadıklarını, bu nedenle de 5 aylık süre için araç mahrumiyet bedelinin de taraflarına ödenmesi gerektiğini, müvekkillerinin bütün tamir işleri için toplamda 249.184,53 TL ödeme yaptıklarını ve davalı sigortanın yapmış olduğu ödemenin bu ödemenin yarısı bile olmayan bir miktar olduğunu, bu nedenle bakiye ücretin taraflarına ödenmesi gerektiğini, bütün bunların yanı sıra aracın aldığı bu hasar nedeniyle piyasa değerinin düştüğünü, bu nedenle değer kaybı taleplerinin de bulunduğunu, davacı müvekkilinin meydana gelen trafik kazası sonucu kırılan burnunun sürekli baş ağrılarına sebep olduğunu, gözlerinde ağrı meydana getirmesi nedeniyle gözlük kullanmasına engel olduğunu ve bu nedenle de hayatını zorlaştırdığını, bu durumunda grafiker olarak bilgisayar başı olan işini iyileşme süresince yapmasını imkansız hale getirdiğini, müvekkilinin burnuna dikiş atılmak durumunda kalındığını ve bu nedenle de yüzünde iz kaldığını, her ne kadar ... Üniversitesi Hastanesince düzenlenen Erişkinler için terör, kaza ve yaralamaya bağlı durum bildirir sağlık kurulu raporunda engel olarak %0 verilmiş ve iyileşme süresi belirtilmemiş olsa da bu duruma katılmalarının mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkilinin kaza sonrası tedavisini yapan kurum olan ... Devlet Hastanesinden tüm tedavi evraklarının toplanıp ATK'dan rapor aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin söz konusu kazada herhangi bir kusuru bulunmadığını, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkili yönünden 2918 sayılı KTK'nın 46/2-B (Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek) maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle kusur yüklenilmiş olunsa da bu duruma katılmanın mümkün olmadığını, kaza tespit tutanağında kazanın meydana gelme şeklinin hatalı bir şekilde belirlendiğini, yaralanmalı bir kaza olduğundan dolayı polis memurlarınca düzenlenen tutanakta tarafların beyanları dikkate alınmadan müvekkilinin aracının ön tarafında bulunan hasarı açıklama girişiminde bulunarak düzenlendiğini, ancak bu durumun hatalı olduğunu, öncelikle kaza tespit tutanaklarının her bir kaza için ayrıca düzenlendiğini, yani iddia edildiği gibi üçüncü bir araç olsa dahi bunun kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, yine böyle bir durumda bu kazaların oluşumu ve kusuru kendi içerisinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, bunun yanı sıra müvekkilinin hatalı bir şekilde şerit değiştirdiği iddiasının da gerçek dışı olduğunu, kaza sonrası fotoğraflara bakıldığında müvekkilinin aracının şerit içerisinde ve yola tam paralel durduğunun görülebileceğini, olay yerinde kamera bulunmadığından dolayı direkt gözlem yapılamasa da gerek aracın kaza sonrası konumu gerekse de tarafların kolluk ifadelerine bakıldığında bu iddiayı kanıtlar herhangi bir durumun olmadığının açıkça görüldüğünü, işbu davaya konu kazanın davalının seyir halinde bulunduğu yol üzerinde önünde seyreden aracı güvenli ve yeterli bir mesafeden takip etmemesi sebebiyle meydana geldiğini, bu nedenle davalının %100 kusurlu durumda olup kusur itirazlarının bulunduğunu, bu konunun açığa kavuşturulabilmesi için bilirkişi raporunun tanzim edilmesini talep ettiklerini, maddi tazminat talebinin geçici iş görmezlik, aracın bakiye tamir masrafları, araçta meydana gelen değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, çekici masrafları, yediemin masrafları kalemlerinden oluştuğunu, bunun dışında müvekkillerinin henüz bir yaşına gelmemiş kızları ile birlikte şehrin ortasında seyahat halindeyken meydana gelen bu kaza sebebiyle zor günler geçirdiğini, kaza anında dahi ambulansın ... hastaneye götürürken kaza sonrası fotoğraflarda da görülebileceği gibi ... kızı ... ile bat-çıkın içerisinde yol kenarında beklemek, kendisi acı içerisindeyken ağlayan ve karnı acıkan kızının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak durumunda kaldığını, her ikisi de yaralanmış olduğundan hastaneye gittiklerinde de korkmuş olan kızını sakinleştirmeye çalıştığını, bütün bu yaşananların müvekkillerinde büyük bir üzüntüye yol açtığını, yine bu yaralanmadan dolayı işlerini halletmekte sıkıntılar yaşadıklarını ve arabaları olmadığı için beş aylık süre boyunca hastalandığında kızlarını hemen hastaneye götürmekte zorluk çektiklerini, bu durumun müvekkillerine son derece üzüntü verdiğini, bu nedenle davalı ...'dan manevi tazminat talepleri bulunduğunu, davalılara karşı arabulucuğa başvurmuş olmalarına rağmen bir sonuç elde edilemediğnii, bu nedenle işbu davayı açmaları gerektiğini, kısaca açıkladıkları nedenler ve mahkemenin resen tayin edeceği nedenlerle davanın kabulü ile davalı ...'dan tahsil edilmek üzere ... yönünden 10.000,00 TL, ... yönünden 10.000,00 TL manevi tazminata, davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil edilmek üzere şimdilik kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle (Geçici iş görmezlik yönünden 1 TL, aracın bakiye tamir masrafları yönünden 1.000 TL, araçta meydana gelen değer kaybı yönünden 1.000 TL, araç mahrumiyet bedeli yönünden 1 TL, çekici masrafları yönünden 1 TL, yediemin masrafları yönünden 1 TL) toplam 2.004,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 04.11.2023 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği kaza sonucu bedeni hasara uğranıldığı iddiası ve ... plakalı aracın hasara uğradığını iddia ederek ... plakalı 11.08.2023 - 11.08.2024 vadeli, ... numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesine istinaden şimdilik 1,00-TL geçici iş göremezlik bedeli, 1.000,00-TL aracın bakiye tamir masraflarının, 1.000.00-TL değer kaybı bedelinin, 1,00-TL araç mahrumiyet bedelinin, 1,00-TL çekici masraflarının, 1,00-TL yediemin masrafları olmak üzere toplam 2.004,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, davacının taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olup davanın reddi gerektiğini, huzurdaki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, eksik veya kısmi ödeme yapıldığından bahisle sigorta şirketine ikinci bir başvuru yapılmadığından başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, geçici iş göremezlik tazminatının bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen 04.11.2023 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 11.08.2023 - 11.08.2024 vadeli, ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçe kapsamında araç başına maddi tazminat limitinin 120.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili sigortacı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, bu sebeple davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla olası yapılacak tazminat hesaplamasında müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin poliçe teminat limitinden tenzil edilmesi gerektiğini, poliçe kapsamında müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya eksper raporuna istinaden hasar ödemesi yapılarak maddi hasar gerçek zarar nispetinde tazmin edildiğini, dava konusu araçta meydana gelen maddi hasar ödendiğini, davacının bakiye maddi zararı bulunmadığını, ödeme miktarı ile ilgili ihtilaf bulunmadığını, dosya kapsamında riziko dönemi esas alınarak hesap yapıldığını ve ödeme gerçekleştirildiğini, ayrıca eksper raporunda belirtilen miktar ödendiğini, müvekkili şirket tarafından eksper raporuna istinaden davacıya 12.02.2024 tarihde 51.381,71-TL araç hasarı ödemesi yapıldığını, yine müvekkili şirket tarafından davacı tarafa 12.03.2024 tarihinde 23.255,76-TL değer kaybı ödemesi yapıldığını, bu hususta itirazları gözetilerek müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya maddi hasar ve değer kaybı ödemesi yapılarak borcunu gerçek zarar nispetinde ödediği gözetilerek davanın esastan reddi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta da kazadan sonra aracın aynen tazmin hükümleri gereği onarıldığı ve bu hususta bizzat eksper tarafından kontroller yapıldığı halde eksik yapılan işlere ilişkin bir delil olmaksızın araç görülmeden kağıt üzerinden düzenlenen eksper raporuna istinaden başvuru yapıldığını, onarımın eksper raporunu dilekçe ekinde ibraz ettiklerini, her halükarda değer kaybı hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar ekinde yapılan değişikliğe göre yapılması gerektiğini, bahse konu kazada ise kazaya ilişkin kusur oranlarının belirlenmediğini, söz konusu kazada sigortalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu sebeplerle mezkur kazada kusur oranlarının uzmanlar tarafından belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, her halükarda davacının geçici iş göremezlik talebi için müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi halinde müterafik kusur nedeniyle tazminat tutarından indirim yapılması gerektiğini, davacıların kaza esnasında emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, tazminat hesabından makul oranda indirim yapılmasını gerektirtiğini, hal böyleyken davacıların gerekli koruyucu tertibatları kullanmadığının açık olduğunu, gerçekleşmesi olası sonuçları göze aldığını, dolayısıyla davacının müterafik kusuru bulunduğundan belirlenecek tazminat tutarından BK.52. maddesi gereği en az %20 müterafik kusur indirim yapılmasını arz ve talep ettiklerini, itirazları baki kalmak kaydıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, somut uyuşmazlıkta davacıya kazadan sonra değer kaybı ve hasar ödemesi yapıldığını, işbu nedenle müvekkilinin temerrüde düşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediği dikkate alındığında yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını arz ve talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... 'a usulüne uygun tebligata rağmen, cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... CBS 2024/ Soruşturma sayılı dosyası, ... kayıtları, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... Sigorta A.Ş. ZMM poliçe ve hasar dosyası, ... Merkezi kayıtları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 04/11/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davaya konu kaza tespit tutanağında; “Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... yolu caddesi üzerinde merkez istikametine sağ şeritte seyir halinde iken ... bat-çık içine geldiği esnada önünde seyir eden trafiğin yavaşlamasından dolayı sol şeride doğru manevra yaptığı esnada aracının sol ön köşe kısımlarıyla sol şerit üzerinde seyir eden plakası alınamayan bordo araca çarpması üzerine durduğu esnada aracının arka kısımlarına arkasında aynı istikamette seyir eden sürücü ... sevk veidaresindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla çarpması sonucu üç araçlı yaralanmalı ve maddi
hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü ...'İN 2918 sayılı KTK' NIN 46/2-B (Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek) maddesini ihlal ettiği diğer sürücü ... aynı kanunun 56/1-C (Önlerinde giden araçları yönetmelikte belirtilen güvenli ve yeterli bir mesafeden izlememek)maddesini ihlal ettiği kanaatine olay yerinde yapılan inceleme ve sürücü beyanlarından varılmıştır.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dosyanın bilirkişiye tevdi ile, kusur durumunun ve davacının varsa araç hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyeti zararının tespitine yönelik rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 07.02.2025 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce alınan kusura ilişkin bilirkişi raporu ile ... CBS'nin 2024/ Soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan 05/05/2024 tarihli rapor arasında çelişki bulunmakla, dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek kusur durumunun tespitine ilişkin Trafik İhtisas Dairesi tarafından rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 01/10/2025 tarihli adli raporun düzenlendiği görülmüştür.01/10/2025 tarihli adli raporda raporda özetle; "Dosyada mevcut tüm beyanlar, dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporu, uzman mütalaası, kaza sonrası olay yerine ait fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelenmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında davacı sürücünün idaresindeki araç ile sol şeride yönelerek sol şeritte seyreden plakası tespit edilemeyen araca çarptığından bahsedilmişse de davacı sürücü ...'in beyanında davalı sürücünün idaresindeki araç ile aracına çarpmadan önce yavaşladığını beyan etmesi de dikkate alındığında kazanın oluş şekli hakkında kesin kanaate varılamamıştır. Bu hususun takdiri yargı makamına bırakılarak kaza trafik kazası tespit tutanağı ve davacı sürücü ...'in beyanına göre iki şekilde değerlendirilmiş ve aşağıdaki şekilde rapor tanzim etme cihetine gidilmiştir.Mevcut verilerle;I.Durum: Kazanın, trafik kazası tespit tutanağında bahsedildiği şekilde gerçekleştiğinin kabulü duurmundaA) Davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında sol şeride yönelmeden önce soluna dair yeterli kontrolleri yapması, uygun zamanda sola yönelmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmeyerek sola yönelip sol şeritte seyreden araca çarptıktan sonra sağ şeritte durakladığı esnada gerisinden seyirle olay mahalline gelen davalı idaresindeki araç ile çarpıştığı olayda, %35 (yüzde otuz beş) oranında tali kusurludur.B) Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde seyreden araçlarla arasına uygun takip mesafesi bırakması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği sola yönelip sağ şeritten tam çıkmayıp, sol şeritte seyreden araç ile çarpıştıktan sonra sağ şeritte duraklayan araca önlemsizce çarptığı olayda,%65 (yüzde altmış beş) oranında asli kusurludur.
C) Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsü idaresindeki araç ile sol şeritte seyir halindeyken sağ şeritten sola yönelen araç ile çarpıştığı olayda, kusursuzdur.II.Durum: Kazanın, davacı sürücü ...'in beyanında bahsedildiği şekilde gerçekleştiğinin kabulü duurmunda A) Davacı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalline gelerek yavaşladığı esnada idaresindeki aracın arka kısımlarına, gerisinden gelen davalı sürücü idaresindeki aracın çarpması ile meydana gelen olayda, atfı kabil kusuru bulunmamaktadır.B) Davalı sürücü ... idaresindeki otomobil ile seyri sırasında görüş alanını kontrol altında bulundurması, ön ilerisinde seyreden araçların seyir durumlarını dikkate alarak bu araçları uygun mesafeden takip etmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği olay mahalline geldiğinde ön ilerisinde yavaşlayan araca çarpması ile meydana gelen olayda, %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurludur." şeklinde tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkememizce, dava konusu trafik kazası nedeni ile davacı ...'in maluliyetinin tespiti amacıyla rapor düzenlenmesine karar verilmiş bu kapsamda, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından 18/02/2026 -2474 Karar sayılı raporun düzenlendiği, raporda özetle; davacının meydana gelen kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1 aya kadar uzayabileceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Davacılar vekili 17/06/2026 tarihli dilekçe ile özetle, dosyada davalılarla tüm dosya kapsamında sulh olunduğundan dolayı dava konusuz kalmış olup dosyada karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini, karşılık sulh ve mutabakat uyarınca, bu dosya kapsamında herhangi bir hak, alacak, vekalet ücreti veya yargılama gideri talebi de bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta A.Ş.vekili 17/06/2026 tarihli dilekçe ile özetle, mahkemeniz dosyasında davacı tarafın feragati sonucu yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili 17/06/2026 tarihli dilekçe ile özetle, dosyada taraflar sulh olmuş; vekalet ücreti, yargılama giderleri ve feriler de dahil olmak üzere karşılıklı tam bir anlaşmaya varıldığını, karşılıklı sulh ve mutabakat uyarınca, tarafların birbirlerinden bu dosya kapsamında herhangi bir hak, alacak, vekalet ücreti veya yargılama gideri talebi bulunmadığını, bu doğrultuda, sulh beyanları uyarınca dosyada karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun "Sulh" başlıklı 313. maddesi "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir.(2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.(3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir.(4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir." hükmünü, Aynı Kanunun "Sulhun zamanı" başlıklı 314. maddesi "(1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.(2) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir.(3) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir." hükmünü, "Sulhun etkisi" başlıklı 315. maddesi ise, "(1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.(2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." hükmünü içermektedir. Eldeki dosyada tarafların aralarındaki uyuşmazlığı tamamen sona erdirmek amacıyla sulh olduklarını beyan etmeleri nedeniyle, mahkememizce sulh nedeniyle konusuz kalan maddi ve manevi tazminat istemine yönelik dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, ayrıca taraf vekillerinin talebi doğrultusunda konusuz kalan dava nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmeyerek taraflarca yapılan yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş, ayrıca davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından e-imzalı dosyaya ibraz edilen 15.06.2026 tarihli Sulh ve İbra Protokolü'ndeki düzenleme gereğince "İşbu protokolün mahkemeye sunulması neticesinde davanın konusuz kalması sebebiyle doğacak arabuluculuk ücreti, karar ve ilam harcı ile sair tüm kamu alacakları ve yargılama giderleri münhasıran Davalı tarafından karşılanacaktır. Mahkemece bu bedellerin davacılara yükletilmesi halinde, Davalı bu bedelleri hiçbir ihtara gerek kalmaksızın derhal davacılara ödemeyi kabul ve taahhüt eder." arabuluculuk ücreti, karar ve ilam harcının davalı ...'dan alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi ve manevi tazminat istemine yönelik dava sulh nedeniyle konusuz kalmakla KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA ,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.503,09-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.075,49-TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Taraf vekillerinin beyanı doğrultusunda, taraflarca yapılan yargılama giderinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
5- 6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddeleri uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalı ...'dan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır