Sigorta şirketinin şantiye hırsızlığı sonucu oluşan zararı ödeyip halefiyetle güvenlik şirketine karşı açtığı itirazın iptali davasının istinaf kararı.
Özet: Bir inşaat şantiyesinden çalınan malzemeler için sigortalıya ödeme yapan davacı sigorta şirketi, güvenlikten sorumlu davalı şirkete karşı halefiyet prensibiyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış; davalı güvenlik şirketi, çalınan malzemelerin sorumluluğunun kendisinde olmadığını ve sigortalının da kusurlu olduğunu savunmuş, ancak ilk derece mahkemesi, davalının güvenlik personelinin hırsızların şantiyeye girişine izin vermesi ve yaklaşık 100.000 TL değerindeki malzemelerin çalınmasında %70 oranında kusurlu olduğuna dair bilirkişi raporlarını esas alarak itirazın iptali yönünde karar vermiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2022/542
KARAR NO: 2026/841
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/812
KARAR NO: 2021/897
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ: 02/12/2021
DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 10/06/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket nezdinde, inşaat all risk sigorta poliçesi ile sigortalı .... A.Ş.'nin ...Mahallesi...Sokak .../İstanbul adresindeki davalının güvenliğini sağladığı ... Şantiyesinde bulunan malzemelerin 07.10.2017 tarihinde çalındığını, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde hırsızlık sonucu meydana gelen zararın 52.353,12 TL olarak belirlendiğini ve bu miktar zarar gören sigortalıya 23.11.2017 tarihinde ödendiğini, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olunduğunu, davaya konu hırsızlık olayının davalının güvenliğini üstlendiği alanda gerçekleştiğinden davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yaptığı itiraz sonucu icra takibi durduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği üzere dava dışı ...firmasıyla müvekkili arasında herhangi bir saklama sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkili ile dava dışı ...firması arasındaki sözleşmelere bakıldığında böyle bir maddenin bulunmadığından muhafaza yükümlülüğü olmayan müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun da bulunmayacağını, yine müvekkili ile dava dışı ...firması arasında hırsızlığa karşı güvenlik hizmeti verildiğine ilişkin herhangi bir sözleşme hükmününde mevcut olmadığını, bu nedenle müvekkilinin ilgili yerde yaşanan hırsızlıklardan sorumlu tutmanın mümkün olmadığını, davacı yanın davaya konu emtiaların çalındığına ilişkin iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, herhangi bir hırsızlık olayı soruşturması veya kovuşturulması yaşandığına ilişkin bir kayıt bulunmadığını, bu nedenle davacının beyanlarının iddiadan öteye gitmediğini, 28.12.2016 tanzim ve dava dışı şirket yetkilisine tebliğ tarihli risk raporun belirtilen güvenlik açığının dava dışı firmanın kapatmadığını, hatta müvekkili firmanın onlara daha fazla güvenlik görevlisi gerekir dediği alanlarda maaliyet artıyor diyerek güvenlik görevlisi sayısını azalttığını, bu nedenle müvekkilinin kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, soruşturma veya kovuşturma aşamasındaki dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının iddialarını kabul manasına gelmemek kaydıyla çalınan malların bedelleri konusunda inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, taraflar arasında görülmekte olan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin davada, 07.10.2017 günü saat 07:03 sıralarında Beyaz renkli, camları siyah filmle kaplı panelvan ... marka ...plakalı araçla gelen (3) şahsın şantiye giriş noktasında görevli özel güvenlik personeline vinç bakımı için geldiklerini beyan ettikleri, giriş noktası görevlisi güvenlik personelinin de vinç operatörü ...'ı arayarak durumu aktardığı, vinç operatörünün yemekhanede olduğunu hemen vincin yanına geçeceğini belirtmesi üzerine güvenlik görevlisinin şahısları şantiye içine aldığı, şahıslardan birinin yaya olarak vincin yanına gittiği, diğer şahısların ise araçla taşeron ... Tesisat firmasının depo olarak kullandığı konteynerin bulunduğu yere gittikleri ve konteynerin kapı kilidini kırarak dava konusu olan malzemeleri aldıkları, vinç operatörü ve güvenlik görevlisinin şahıslardan şüphelenmesi üzerine de aynı kapıdan inşaat alanını hızlı bir şekilde terk ettikleri, davacı sigorta şirketi tarafından İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ...Mahallesi...Sokak No: ... adresinde bulunan .../ İstanbul adresindeki ... ... Projesine ait Şantiye alanında bulunan depodan 07/10/2017 tarihinde saat 07:03 sıralarında yaklaşık 100.000 TL değerinde tesisat malzemesinin hırsızlık sonucu çalındığı, dosya kapsamında alınan 16/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda davalı güvenlik şirketinin %80 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş davacı vekili kusur oranına itiraz ile yeni bir Güvenlik Uzmanından rapor talep etmiş, talebi doğrultusunda heyette güvenlik uzmanı bilirkişi değişikli ile oluşturulan 22/06/2020 tarihli heyet raporunda davalı güvenlik şirketinin % 70 oranında kusurlu olduğu değerlendirildiği, 22/06/2020 tarihli heyet raporundaki tespitler nazara alındığında kusur oranlarının yerinde olduğu, raporun denetime elverişli ve hükme esasa alınabilecek mahiyette olduğu, sonuç olarak, davacının yukarıda belirtilen sigorta kapsamında Eksper Raporuna göre 23.11.2017 tarihinde 52.353,12 TL tazminat ödemesi yaptığı, tazminat bedelinin bahse konu olaydaki güncel bedellerle ve ek olarak dava dışı ...A.Ş.'nin iskonto oranları ile aldığı net fatura bedelleri ile hesaplandığı, hesaplanan bedelin makul olduğu, sigortalısının %30 oranında kusuruna göre gereken düşüm yapıldıktan sonra geriye kalan miktarın rücuen davalı .... Şti.'den isteyebileceği, ödenen bedelin %70'ine tekabül eden 33.168,33-TL için ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, bilirkişi heyeti tarafından 33.168,33-TL ana para, 1.383,40-TL'nin 23.11.2017 (ödeme tarihi)- 26.04.2018(takip tarihi) tarihleri arasında işlemiş avans faizi hesaplandığı, 22/06/2020 tarihli heyet raporunun denetime elverişli ve hükme esasa alınabilecek mahiyette olduğu anlaşılmakla itirazın kısmen iptaline takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatına ilişkin talebin ise alacağın likit olmaması sebebiyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından İstanbul .... İcra Dairesinin ... sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 33.168,33 TL asıl alacak ve 1.383,40 TL faiz alacağı olmak üzere 34.551,73 TL bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, İcra İnkar tazminatına ilişkin talebin alacak likit bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; sigortalının dava konusu hırsızlığın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, hırsızlığı yapan kişilerin güvenlik görevlisi tarafından, kapıdan geçmelerine izin verilerek şantiye içene alındığını, bu sırada ne bir kimlik kontrolü ve kimlik kaydı yapılmadığını ne de vinç operatörünü beklemelerinin söylendiğini, davaya konu hırsızlığın tamamen güvenlik şirketi çalışanının hatasından kaynaklandığını, dosyada alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, zarar miktarı hesaplanırken hesaplama hatası yapıldığını, karara dayanak bilirkişi raporunda yapılan matematiksel hata sonucunda 52.357,43 TL'nin %70'i 33.168,33 TL olarak hesaplandığını, halbuki 52.357,43 TL'nin %70'i 36.650,20 TL olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
Davalı vekili 12.01.2022 tarihli istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili 17.05.2022 tarihli katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacının iddia ettiği üzere dava dışı ...firmasıyla müvekkili arasında herhangi bir saklama sözleşmesi mevcut olmadığını, müvekkili ile dava dışı ...firması arasındaki sözleşmelere bakıldığında böyle bir maddenin bulunmadığından muhafaza yükümlülüğü olmayan müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun da bulunmayacağını, 28.12.2016 tanzim ve dava dışı şirket yetkilisine tebliğ tarihli risk raporun belirtilen güvenlik açığının dava dışı firmanın kapatmadığını, özel güvenlik sözleşmelerinde hırsızlıktan dolayı bir sorumluluk maddesi konulsaydı sözleşmenin hizmet bedelinin artacağı tüm özel güvenlik hizmet sözleşmelerinin bilinen bir durum olduğunu, müvekkilinin hiçbir sözleşme ile asla üstlenmediği bir sorumluluktan dolayı müvekkilimin %70 kusurlu olduğundan bahsetmek imkansız olduğunu, beyan edilen çalıntı malların dava dışı sigortalının ticari defterlerinde alım faturalarının bulunup bulunmadığı, davacı sigortacı tarafından sigortalısına ödenen tazminatın çalınan malların rayiçlerine nazaran kadri maruf olup olmadığı ile rayiç ve gerçek zararda aşar tutarda sigorta şirketi tarafından hatır ödemesi yapılıp yapılmadığının hiç incelenmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, inşaat all risks sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından 12.01.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusuna ilişkin olarak 28.02.2022 tarihli ek karar ile istinaf karar harçları ve masrafların tebliğ edilen muhtıraya rağmen bir haftalık yasal süresi içinde yatırılmadığı gerekçesiyle "Mahkememizin işbu esasında kayıtlı davada verilen 02.12.2021 tarihli kararına karşı davalı vekilince 13.01.2022 tarihinde yapılan istinaf başvurusunun HMK. 344. Maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına," dair karar verilmiş, 05.03.2022 tarihinde davalı vekiline ek karar tebliğ edilmiş, yasal süresi içerisinde bu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı vekilinin 17.05.2022 tarihli katılma yoluyla istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede ise;
6100 sayılı HMK'nın Katılma yolu ile başvurma başlıklı 348 inci maddesi birinci fıkrası:" İstinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, vereceği cevap dilekçesi ile istinaf yoluna başvurabilir. İstinaf yoluna asıl başvuran taraf, buna karşı iki hafta içinde cevap verebilir."
6100 sayılı HMK'nın İstinaf dilekçesine cevap başlıklı 347 nci maddesi birinci ve ikinci fıkrası:"(1) İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemece karşı tarafa tebliğ olunur.
(2) Karşı taraf, tebliğden itibaren iki hafta içinde cevap dilekçesini kararı veren mahkemeye veya bu mahkemeye gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verebilir." şeklindedir.
Somut dosyada, davalı vekiline davacı vekilinin istinaf dilekçesi 29.12.2021 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekili ise katılma yoluyla istinaf dilekçesini iki haftalık cevap dilekçesi sunma süresinden sonra 17.05.2022 tarihinde sunduğu, bu haliyle davalı vekilinin yasal süre içerisinde katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulmadığı tespit edilmekle davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davaya konu İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... A.Ş., borçlunun ise ... A.Ş. olduğu, 52.352,12 TL asıl alacak ve 2.153,61
TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 54.505,73 TL üzerinden 26.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibinde "07.10.2017 tarihinde güvenliğini sağladığınız .... A.Ş.'nin ...Mah. Ekin Sk. .../ İstanbul adresindeki majör ... şantiyesindeki hırsızlık sonucunda meydana gelen zararın ekli belgeler gereğince halefiyet ve temlik hükümlerine göre rücuen tahsili talebidir." borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusuna 02.05.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 03.05.2018 tarihinde yetkiye ve borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 26.09.2019 tarihli ön inceleme duruşmasının 2 nolu ara kararı ile icra takibine yapılan itirazın "davaya konu olayın haksız fiil niteliğinde olduğu ve olayın mahkememizin yargı sınırları içerisnde kaldığı görülmekle yetki itirazının reddine" gerekçesiyle reddine karar verildiği, İİK'nın 50. Maddesinin yollamasıyla hem HMK'nın 10. maddesi hem de HMK'nın 16. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu İcra Dairesi'nin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davacı sigorta şirketi tarafından, dava dışı sigortalı ...A.Ş.'nin faaliyet gösterdiği ...Mah....Pafta ....Ada.... Parsel .../ İSTANBUL riziko adresindeki konut inşaat işi için ..... nolu 29.04.2016-29.04.2018 başlangıç ve bitiş tarihli inşaat all risks sigorta poliçesinin düzenlendiğini, inşaat all risk 45.000.000,00 TL üzerinden teminat altına alındığı, hırsızlık hasarın %10'u minimum 5.000 USD muafiyet tanımlandığı, hırsızlık olayının 07.10.2017 tarihinde meydana geldiği, sigortalıya 23.11.2017 tarihinde 52.313,12 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacı sigorta şirketinin haklarına halef olduğu sigortalının tacir olan şirketin ticari işletmesinden kaynaklı olduğu davalı şirketinde ticari işletmesinden kaynaklı iş bu nispi ticari dava yönünden Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca görevli olduğu, davacının TTK'nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereği aktif husumetin bulunduğu anlaşılmıştır.
24.10.2017 tarihli ekspertiz raporunun Hasarın oluş şekli ve nedeni kısmının ekspertiz bulguları bölümü:"...07.10.2017 tarihinde şantiyenin ön cephesindeki giriş bölümüne minibüs ile gelen (üzerinde reflektörülü inşaat yeleği bulunan) hırsızların şantiye kapısında bulunan güvenlik firması çalışanı ...'e kule vincin bakım ve yağlama çalışmaları için geldiklerini söylemesi üzerine güvenliğin durumu şantiye yemekhanesinde bulunan vinç operatörü ...'a aktardığı, vinç operatörünün kendisinin yemeğini bitirince geleceğini belirtmesi üzerine güvenliğin aracı şantiye sahası içerisine aldığı, vinç operatörünün yemeğini bitirerek şahısların bulunduğu yere gelmesine kadar geçen süre içerisinde hırsızların şantiye sahası içerisinde kilitli konteynırda bulunan alt taşeron... firmasına ait tesisat malzemelerini konteynır kapı kilidini çaldıkları, yemeğini bitiren vinç operatörünün gelen şahıslardan biri ile yapılan görüşmede şahısların yetkili teknik servis çalışanı olmadığını fark etmeleri üzerine araca binerek kaçmaları şeklinde hırsızlık hadisesinin meydana geldiği anlaşılmıştır.
...Temin edilen ekli (Ek.3) olay yeri inceleme raporunda kapı kilidinin kırık olarak görüldüğü belirtilmiştir. Konteynir içerisinin boş olduğu görülmüş olup, tesisat işleri kapsamında kullanılacak olan su vanası, kollektör, basınç düşürücü, pislik tutucu, kelepçe vb. ekipmanlarının bu bölümden çalınmış olduğu anlaşılmıştır.
...Yapılan çalışmada şantiye etrafının çitle çevrilme şartmın yerine getirilmiş olduğu, 24 saat bekçi bulunduğu anlaşılmıştır.
...Sigortalı, çalınan malzemelere ilişkin olarak tarafımıza İletmiş olduğu ekli (Ek.4) talep dökümüne İstinaden 71.622,74 TRY talep etmiştir. Ancak talep toplamının hatalı hesaplanmış olduğu belirlenmiş olup, doğru toplamın 71.481,51 TRY olduğu anlaşılmıştır. Talebe İstinaden tarafımıza Hetmiş olduğu ekli (Ek.5 a-b-ç-d-e-f) alış faturaları İncelemiş olup, 12.13. ve 14. Kalemdeki talepler dışındaki kalemlerin KDV hariç iskontolu birim fiyatlar üzerinden talep edildiği anlaşılmıştır. Talepler aynı şekilde dikkate alınmıştır. 12.13.14. kalemlerdeki tutarlara ilişkin olarak temin edilen ekti (Ek.5/e) alış faturasındaki İskontolu KDV hariç birim fiyatlar dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Malzemelere ilişkin olarak sevk irsaliyeleri temin edilmiştir.
Ara Toplam 70,406,12 TRY Muafiyet Tenzili -18.053,00 TRY Son Tespit Tutarı 52.353,12 TRY" şeklindedir.
Dava dışı sigortalı ...A.Ş. ile davalı .... Şti. arasında imzalanan 14.07.2016 tarihli güvenlik hizmet sözleşmesinin ilgili maddesi:"
Madde 2. SÖZLEŞMENİN KONUSU VE KAPSAMI
a. 5188 Sayılı Yasa çerçevesinde İşveren tarafırıdan Özel Güvenlik İzni alınmış, aşağıda adreste çalışacak Güvenlik Görevlisi sayıları belirtilmiş tesisin güvenliğinin sağlanmasıdır.
b. Güvenliği Sağlanacak .... Adresi VE Çalışacak Güvenlik Görevlisi Sayıları:
...Mahallesi. .... Sokak. No:... (... Ada.... Parsel) .../ İSTANBUL adresinde bulunan ...A.Ş.'ne ait ŞANTİYE
Toplam 3 (üç) Güvenlik Personel" şeklindedir.
Davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen 28.12.2016 tarihli risk analiz raporu:"Şantiye çevre güvenliği ve devriye hizmetinin sağlanabilmesi için görev yapan güvenlik personel kadrosunun 3 kişi daha arttırılarak, her vardiya da 2 güvenlik personelinin görev yapması halinde ana girişte 2 personel görev alacak Ana girişteki personel girişte gerekli aramaları ve yönlendirmeleri yapacak, diğer personellerin ihtiyaç değişimi sağlayacak, belli aralıklar ile çevre kontrolü yapacaktır.
Gece ise saat başı personeller ring sistemi ve tur kontrol cihazı ile devriye görevlerini ifa edeceklerdir.
Planlı veya plansız hırsızlık teşebbüslerini önlemek adına personelin devamlı sistemin içerisinde olması için TUR KONTROL SİSTEMİ kurulması ve takibinin yapılması için her vardiya da 2'er kişi ve toplamda 6 personel olması tarafımızca uygun olarak değerlendirilmektedir." şeklindedir.
07.10.2017 tarihli olay yeri inceleme raporu:"Müştekinin rızası ve refakatinde yapılan incelemede; olay yerinin etrafı çevrili ve girişinde güvenlik görevlileri ve güvenlik kameraları ile korunan İnşaat şantiyesi olduğu, inşaat şantiyesi içerisinde tesisat işlerini yapan taşerona tahsis edilmiş prefabrik konteyner olduğu görüldü.
Prefabrik konteynerin giriş kapısında zorlama ve kanırtma izleri olduğu, kilit dili dışarıda olduğu, giriş kapısı yanında yerde kırık asma kilit parçası olduğu görüldü. Konteyner içerisinde sağda masa, dolâp ve içinde tesisat malzemelerinin bulunduğu koliler ile solda tesisat malzemelerinin bulunduğu koliler olduğu görüldü. Müşteki beyanında 07.10.2017 günü saat:07.00 sıralarında ...plakalı beyaz renkli ...marka araç ile gelen 3 şahsın konteyner kapısını zorlayarak açtığı ve içeride bulunan tesisat malzemelerini çalarak olay yerinden aynı araç ile uzaklaştığını güvenlik kameralarından gördüğü bilgisi alındı. Bahse konu olay yeri olduğu haliyle fotoğraflandı ve teknik incelemeye geçildi." şeklindedir.
...Polis Merkezi Amirliği tarafından alınan dava dışı ...'ün beyanlarını içerir bilgi alma tutanağı:" Ben Halen yukarıda beyan etmiş olduğum. adreste ikamet ederim ve ...mahallesi...sokak No:.. sayılı adreste bulunan ... ... isimli şantiyede özel güvenlik görevlisi olarak çalışırım. Bugün yani ....10.2017 günü saat 07:03 sıralaritida iş yerim de. bolunduğum esnada ...plaka sayıl Beyaz renkli çamları siyah flimile. kapli panelvan ...marka bir araç şantiye girişine geldi ve ön yolcu koltuğundan inen daha Önceden tânimadığım. 180-185 boylarında kirli sakallı esmer tenli 75-80 kilo ağırlığında ... renkli güvenlik yeleği giymiş ve kafasında şapka üzerine sarı renkli baret takmış olan erkek şahıs araçtan indi ve "Kule vincinin bakım ve yağlama işlemleri için geldik" dedi.
Bende bunun üzerine bende ... işinli Vinç opteratörü arkadaşı “arâdım ve durumu söylediğirnde şantiye içindeki yemekhanede yemek yediğini ve hemen vincin yanına geçeceğini söyledi.
Bende bahse komu aracı şantiye içine aldım, benle konuşan erkek şahıs yaya olarak şantiye alanına girdi ve yemekhanenin önünde ... isimli arkadaşla görüştü ve koşarak aracın yanına gitti.
Daha sonra ..benim yanıma gelerek ben bu şahsı tanımıyorum bizim bakım işlerini yapan adam bu değildi demesi üzerine bende hemen bâlişe koru aracın yarına gittim ancak eşkalini verdiğim erkek şahıs "güvenlik geliyor kaç” diyerek araca bindi ve süratli şekilde şantiyeden çıktılar.
Biz daha sonra şantiyenin depo olarak kullandığı konteyneri kontrol ettiğimizde kapı kilidinin kırılmış olduğunu ve kapının açık halde olduğunu gördük ve hırsızlık olayı olduğunu anlayatak ve firma yetkilisi ....beyi aradık, Ben eşkalini vermiş olduğum erkek şahsı bir daha görsem tanırım. Olay ile ilgili gördüklerim ve duyduklarım bundan ibarettir, " şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince sigortacılık hesaplama uzmanı, inşaat mühendis ve emekli emniyet müdürü güvenlik uzmanından oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 20.01.2020 tarihli raporda:"...Dava dışı ".... A.Ş/'nin bahse konu Ali risk sigortası kapsamında hazırlanan eksper raporunda bulunan tazminat bedeli hesabındaki ¡malzeme listesindeki birim fiyatların dava konusu tarihteki rayiç bedellere uygun ve hatta ıskontolu fiyatlar olduğu, çalınan malzeme bedellerinin toplam 70.410,43 olarak hesaplandığı ve sigorta poliçesi kapsamında 5.000 USD(18.053,00 TL) sigorta muafiyet bedelinin olduğu ve sonuç olarak net tazminat bedelinin 52.357,43 TL olduğu, Dava dışı iş yer, sahibi sigortalı ".... A.Ç.' nin" işyerinde güvenlik hizmetleri için uygun ortam sağlamadığı, etkin tedbir almadığa ve güvenlik şirketini denetlemedığ iç;n "%20 Oranında Tali Kusurlu" olduğu, Davalı .... Şti.' nin" istihdam ettiği Özel Güvenlik Personelinin hizmet kusuru sebebiyle "% 80 oranında Asli Kusurlu" olduğu, Davacının belirtilen sigorta kapsamında Eksper Raporuna gjöre 23.11.2017 tarihinde 52.353,12 TL tazminat ödemesi yaptığı, taminat bedelinin balıse konu olaydaki güncel bedellerle ve ek olarak dava cışı ...A.Ş'nin iskonto oranları ile aldığı net fatura bedelleri ile hesaplandığı, hesaplanan bedelin makuS olduğu, Sigortalısının %20 oranında kusuruna göre gereken düşüm yapıldıktan sonra geriye kalan miktann rücuen davalı ".... Şti.' den isteyebileceği,
Sayın Mahkemece rücu hakkının Kabul görmesi halinde; ödenen bedelin %80' una tekabül eden 41.882 49-TL için ödeme tarihinden tıbaren faiz talep edilebileceği, Buna göre; 41.882,49-TL ana para 1.722,92-TL 41 882,49 (ödeme tarihi)-26.04.2018(takip tarihi) tarihleri arasında işlemiş avans faizi hesaplandığı, uyuşmazlık hakkında yalnızca görüş bildirildiği," bildirilmiş aynı bilirkişi heyetinden güvenlik uzmanı bilirkişinin değiştirilmesi ile tarafların itirazlarını karşılamak amacıyla aldırılan 02.07.2020 tarihli ek raporda ise"...Davalı ... A.Ş.'nin: Koruma ve güvenlik hizmetini üstlendiği .... ... Şantiye alanındaki risk durumunu tespit ettiği, ancak bu riskler giderilmediği halde inşaat alanının koruma ve güvenlik hizmetine devam ettiği, görevlendirmiş olduğu özel güvenlik personelini; görev yaptığı inşaat alanının hassasiyetine göre eğitmemesi, inşaat vb. yerlerde meydana gelen hırsızlık olaylarının işleyiş tarzları ve şahısların inşaat alanına girmek için kullandıkları yöntemler ile ilgili yeterince eğitmemesi, can ve mal güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olduğu inşaat alanında koruma ve güvenlik esas ve usullerini eksik uyguladığından ve personelini yeterince kontrol etmediğinden dolayı güvenlik zafiyeti yaşanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davalı güvenlik şirketine %70 oranında kusur atfedilmiştir.
Dava dışı, sigortalı ....A.Ş.'nin: Şantiye güvenliği ile ilgili muhtemel tehdit ve tehlikelerin neler olduğuna dair güvenlik şirketi tarafından yapılan risk analizinde belirtilen {özellikle personel) eksikliklerini gidermediği, inşaat alanına ...sistemini kurup aktif şekilde kullandırmadığı, kontrol ve denetim görevini eksik yerine getirmesi nedeniyle dava dışı sigortalı şirket yönetiminin özen yükümlülüğünü eksik yerine getirdiği ve basiretli bir tüccar gibi hareket etmediği, bu nedenle hırsızlık olayının meydana gelmesinde güvenlik zafiyetinin yaşanmasında etkisi olduğundan dolayı, dava dışı ....A.Ş.'ye %30 oranında kusur atfedilmiştir.
Dava dışı ".... A.Ş."nin bahse konu Ali risk sigortası kapsamında hazırlanan eksper raporunda bulunan tazminat bedeli hesabındaki malzeme listesindeki birim fiyatların dava konusu tarihteki rayiç bedellere uygun ve hatta iskontolu fiyatlar olduğu, çalınan malzeme bedellerinin toplam 70.410,43 olarak hesaplandığı ve sigorta poliçesi kapsamında 5.000 USD(18.053,00 TL) sigorta muafiyet bedelinin olduğu ve sonuç olarak net tazminat bedelinin 52.357,43 TL olduğu, Davacının belirtilen sigorta kapsamında Eksper Raporuna göre 23.11.2017 tarihinde 52.353,12 TL tazminat ödemesi yaptığı, tazminat bedelinin bahse konu olaydaki güncel bedellerle ve ek olarak dava dışı ...A.Ş'nin iskonto oranları ile aldığı net fatura bedelleri ile hesaplandığı, hesaplanan bedelin makul olduğu, Sigortalısının %30 oranında kusuruna göre gereken düşüm yapıldıktan sonra geriye kalan miktarın rücuen davalı ".... Şti.' den isteyebileceği, Sayın Mahkemece rücu hakkının kabul görmesi halinde; ödenen bedelin %70'ine tekabül eden 33.168,33-TL için ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, buna göre; 33.168,33-TL ana para, 1.383,40-TL 23.11.2017 (ödeme tarihi)-26.04.2018(takip tarihi) tarihleri arasında işlemiş avans faizi hesaplandığı" şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davacı tarafın istinafına göre uyuşmazlık; dava konusu hırsızlıkta davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, davanın reddedilen kısmı yönünden mahkeme kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, 07.10.2017 tarihinde riziko adresindeki inşaat şantiyesine araç ile gelen şahısların vinç operatörünün yemekte olduğu esnada vinç bakımı yapacaklarını davalı şirket çalışanı güvenlik görevlisine söyledikleri, güvenlik görevlisinin şahısları şantiye sahası içerisine aldığı, bu sırada konteyner kapı kilidini kırarak tesisat malzemelerini çaldıkları vinç operatörünün gelerek şahısların vinç bakım şirketin çalışanı olmadıklarını fark etmesi sonrası olay yerinde kaçtıkları anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi heyeti kök ve ek raporunda aynı minvalde kusurun davalı güvenlik şirketi çalışanının ihmalkar hareketleri nedeniyle davalı güvenlik şirketinde olduğu belirtilmiş, davacı sigortalısına da yeterli ve gerekli önlemleri almaması nedeniyle daha az oranda bir kusur verilmiştir.
Bu anlamda kök rapor ile ek rapor arasındaki sadece kusur oranı yönünden yapılan değişikliğin çelişki oluşturmadığı kusur dağılımındaki asli ve tali sorumlu olarak aynı mahiyette olduğu ve birbiri ile örtüştüğü anlaşılmıştır.Davalı ... Anonim Şirketi'nin personelinin, mal güvenliğini yeterince sağlayamadığı, otomasyon gözetim, güvenlik ve denetim hizmetini yeterli seviyede özenli şekilde yerine getirmediği, güvenlik hizmeti veren görevlinin bulunduğu kapıdan hırsızların girdiği, bekletilmesi gereken şahısların inşaat sahasına alınması suretiyle olayın gerçekleşmesi sebebiyle %70, sigortalının ise güvenlik şirketini yeterince denetlemediği ve gözetlemediği ortak alanlarda yeterli seviyede güvenlik görevlisi bulundurulması için gerekli denetimleri ve istihdamın talebini yapmadığı ayrıca risk analiz raporu uyarınca gerekli önlemleri ve tedbirleri almadığı özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinden dolayı %30 oranında kusurlu olduğuna dair son bilirkişi heyeti ek raporundaki kabule itibar edilen mahkeme kanaatinin isabetli olduğu anlaşılmakla aksi yöndeki davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince bu kusur oranları bilirkişi heyetinde hesaplamaya itibar edilmiş ise de maddi hata sonucu daha düşük miktara hükmedildiği, takip konusu yapılan sigortalıya ödenen 52.353,12 TL zarar miktarının %70 kusur oranı uygulandıktan sonra 36.619,18 TL asıl alacağa hükmedilmesi gerekirken 33.168,33 TL'ye hükmedilmesi anlaşıldığından kararın bu hali ile hatalı olduğu tespit edilmiştir.
Tespit edilen 36.619,18 TL zarar miktarına da takipteki talep ile bağlı kalınarak 23.11.2017 tarihinden takip tarihi olan 26.04.2018 tarihine kadar 154 için yıllık %9,75 avans faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama ile davacının 1.506,40 TL takip öncesi işlemiş faiz talebine bulunabileceği anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davanın 36.619,18 TL asıl alacak ve 1.506,40 TL takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.125,58 TL üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken hesaplama hatası sonucu aksi yönde daha düşük bedel üzerinden kısmen kabul kararı verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun süresi içinde yapılmaması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 341. ve 352/1.c maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ve 352/1.c maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen 6100 sayılı HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen KABULÜ ile İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/.. E. 2021/....K. sayılı ../12/2021 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve DAİREMİZCE YENİDEN HÜKÜM TESİS EDİLMESİNE,
a-Davanın kısmen kabulü ile, davalı tarafından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 36.619,18 TL asıl alacak ve 1.506,40 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 38.125,58 TL bakımından iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
b-Davacı tarafın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin alacak likit bulunmadığından reddine,
3-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,
a-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.604,35 TL dava açılırken peşin olarak alınan 658,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,05 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
b-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı ve 658,30 TL peşin/nispi harç olmak üzere toplam 694,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davacı tarafından yapılan 2.400,00 TL bilirkişi ücreti ve 590,20 TL tebligat ve posta ücreti olmak üzere toplam 2.990,20 TL yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 2.091,35 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın ise davacı üzerinde bırakılmasına,
ç-Davalı tarafından yapılan 400,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin kabul/red oranı dikkate alınarak 120,24 TL'lik kısmanın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, artan kısmın ise davalı üzerinde bırakılmasına,
d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddelerine göre hesaplanan 38.125,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
e-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Dairemizin karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 2/3. ve 13/2. maddelerine göre hesaplanan 16.380,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider/delil avansından artan kısmın HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatıran tarafa iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden,
a-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvurma harçlarının Hazine'ye gelir kaydına,
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
c-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talep halinde davalı tarafa iadesine,
ç-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf başvurma harcı, 59,30 TL istinaf karar harcı ve 126,10 TL istinaf posta masrafı olmak üzere toplam 347,50 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
d-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
e-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacı ve davalı taraflara karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince iade edilmesine,
f-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/06/2026