CMK 141 uyarınca haksız yakalama, arama ve el koyma nedeniyle açılan tazminat davasının, sanık hakkında mahkumiyet kararı olsa dahi hukuki şartlarının incelenmesi gerekliliği.
Özet: Davacının hakkında verilen mahkumiyet kararları nedeniyle koruma tedbirlerinin haksızlığına dayalı tazminat talebinin, sadece lehe olan kararların ayrılarak tazminata konu yapılamayacağı ve tedbirlerin mahkumiyet verilen suçları da kapsadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedildiği bu davada; Yargıtay, diğer temyiz itirazlarını reddederken, Ceza Muhakemesi Kanununun 141. maddesinde belirtilen haksız koruma tedbirleri nedeniyle tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının ve davacının taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgelerin Yargıtay denetimine elverişli şekilde tartışılıp dosyaya eklenmesi gerektiğini belirtmiştir.
12. Ceza Dairesi         2022/6866 E.  ,  2026/3636 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/2130 E., 2021/1428 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız arama, el koyma, Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalama ve CMK'nın 141/3. maddesi nedeniyle 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, karara karşı davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı davanın reddi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, "...Davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı ve hakkı bulunmadığı aşikardır. Zira davacının sanki dosyanın bütününden beraat etmiş ve bu karar kesinleşmişcesine dava açma yoluna gittiği görülmektedir. Sadece lehe olan ve kesinleşen karar tefrik edip CMK M. 141 anlamında tazminat davasına konu yapılamaz. İş bu dosya yönü ile icra edilen koruma tedbirleri yalnızca beraat kararı verilen suça yada suçlara münhasır değildir, mahkumiyet kararı verilen suçu da kapsamaktadır. Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verilip, tecziyesi cihetine gidildiği aşikardır, nihayetinde dosya kül halinde beraat kararı ile sonuçlanmış ve kesinleşmiş değildir. Lehe olan hükmün tefrik edilip, aleyhe olan hükmün göz ardı edilerek tazminat davasına konu yapılması yerinde ve hukuki değildir. Kaldı ki davacının dava dilekçesinin kendine özgü bir içeriğinin bulunmadığı, matbu ifadelerden, yasal düzenlemelerin ve tatbik edilen koruma tedbirlerinin özetinden ve tekrarından ibaret olduğu aşikardır. Örneğin dilekçede tutuklama, el koyma ve arama tedbirlerinin haksızlığından bahsedildiği görülmektedir. Oysa bu tedbirlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği (henüz kesinleşmemiş olsa dahi) gözetildiğinde bu aşamada haksızlığından bahsetmek mümkün değildir. Ayrıca aksi kabul edilse dahi el koyma ve arama işlemlerinin orantısızlığı hasebiyle zarar oluşmuş ise bu CMK M. 141 anlamında tazminata konu olabilir, davacı arama ve el koyma işlemlerinin haksızlığına dayanarak tazminat davası açıyor ise (ki iş bu tazminat davasında olduğu gibi) bu idari yargının görev ve yetkisine girecek bir konudur. Nihayetinde lehe olan kesinleşmiş beraat kararının tefrik ile dava konusu yapılması ve dosyanın bütününden beraat edilmişcesine mezkur kovuşturmada uygulanan koruma tedbirlerinin peşinen tazminat davasına konu yapılması yerinde olmadığından" gerekçesiyle yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin birinci fıkrasının a) bendinde kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, i) bendinde hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j) bendinde eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, 5271 sayılı Kanun'un 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle kişilerin maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebileceği hüküm altına alınmıştır, bu hususta tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması suretiyle davacının taleplerine dayanak tüm bilgi ve belgeler Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde dosya arasına alınarak yapılacak değerlendirme neticesinde karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.04.2026 tarihinde karar verildi.