Danıştay 8. Daire, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 44/c maddesi uyarınca azami öğrenim süresi dolduğu iddiasıyla ilişiği kesilen öğrencinin davasında, 6569 sayılı Kanun ile eklenen geçici 67. maddenin geriye yürümezliği ilkesini teyit ederek üniversitenin temyiz başvurusunu reddedip öğrenci lehine verilen kararı onadı.
Özet: Bir üniversite öğrencisinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 44/c maddesi uyarınca azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi işlemine karşı açılan davada, 6569 sayılı Kanun ile eklenen geçici 67. madde ve hukukun geriye yürümezliği ilkesi gereği, azami öğrenim süresi hesaplamasının ilgili kanunun yürürlüğe girdiği 2015-2016 eğitim öğretim yılından itibaren başlaması gerektiği, bu nedenle öğrencinin ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki ilk derece ve bölge idare mahkemesi kararları onanarak, üniversitenin temyiz başvurusu reddedilmiş ve öğrencinin lehine verilen iptal kararı kesinleşmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2024/6700 E.  ,  2025/5519 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/6700
Karar No : 2025/5519
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle fakülte ile ilişiğinin kesilmesine yönelik ... tarih ve ... toplantı, ... karar sayılı Tıp Fakültesi Yönetim Kurulu işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2012 yılında Tıp Fakültesine kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26/11/2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, ilgili Kanun'da aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe kanuni düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden, Kanun'un azami öğrenim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından itibaren uygulanmaya başlanılmasının yıllık sistemde öğrenim görmekte olan davacı açısından daha kabul edilebilir, hukuka ve hakkaniyete uygun bir yaklaşım olduğu, 2023/2024 yılı için ders kaydı yaparak öğrenimine devam eden davacının içinde bulunduğu eğitim öğretim yılının bitimine kadar öğrencilik statüsünün devam ettiğinin kabulünün gerektiği, bu durumda, davacı hakkında, azami öğrenim süresinin dolduğundan bahisle ilişiğinin kesilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davalı idare tarafından, davacının azami dokuz yıl içerisinde eğitimini tamamlayamadığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, 11/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.