Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılarak Taşınmazın Satılması Sonucu İyi Niyetli Üçüncü Kişi Lehine Tapunun Korunması ve Vekilden Tazminatın Hukuka Uygun Bulunarak Yargıtayca Onanması.
Özet: Davacının inşaat yapımı için vekalet verdiği mühendisin, rızası dışında taşınmazı bir başkasına devretmesi üzerine açılan vekalet görevinin kötüye kullanılmasına dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa alacak davasında; mahkeme, taşınmazı satın alan üçüncü kişiyi iyi niyetli kabul ederek tapu iptali talebini reddederken, vekilin görevini kötüye kullandığı ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit olduğundan davacının vekilden tazminat talebini haklı bulmuş; bu karar sırasıyla bölge adliye ve temyiz mahkemeleri tarafından da onanarak kesinleşmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2435 E., 2025/1566 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/82 E., 2023/370 K.Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün değilse alacak istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacıya ait 39 99... parsel sayılı taşınmazda inşaat yapması, yapılan inşaatın kat mülkiyetine çevrilmesi amacıyla inşaat mühendisi davalı ...'un davacı tarafından vekil tayin edildiğini, vekil davalının davacının rızası ve bilgisi dışında dava konusu taşınmazı el ve iş birliği içerisinde olduğu diğer davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde davalı ...'tan alacak talep etmiştir.Davalı ... vekili; dava konusu taşınmaz için 28.000,00 TL nakit paranın elden verildiğini, 49.800,00 TL'nin de vekilin hesabına gönderildiğini, davacının akrabalarının dava konusu taşınmazın bulunduğu semtte oturması ve taşınmazda satılık ilanını görmeleri nedeniyle daha önce tanışıklıkları olmayan vekil davalıdan dava konusu taşınmazı satın aldıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in somut olayda tapu kaydına ve geçerli vekaletnameye güvenmek suretiyle işlem yapan iyi niyetli üçüncü kişi olduğu, ayrıca davalı ...'in satış bedelini vekile ödediğini banka kayıtları ve tanık beyanları ile ispatladığı, bu kapsamda davacının asli talebi olan tapu iptal ve tescil talebinin reddine, davalı ...'nun ceza davasındaki beyanında taşınmazı davacının bilgisi dahilinde 151.666,00 TL'ye sattığını, bu paranın 76.666,00 TL'sini davacının banka hesabına gönderdiğini, kalan tutarı ise davacıya elden ödediğini iddia ettiği, davalı ...'un satış bedelinin 151.666,00 TL olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı, somut olayda davacının vekili sıfatıyla hareket eden davalı ...'un taşınmazı davacının bilgisi dahilinde sattığını ve satıştan hemen sonra özen borcunu yerine getirdiğini ispat edemediği, kesinleşen ceza dosyasına göre hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği sabit hale gelen ve satış bedelini uhdesinde tutan davalı ...'nun vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gerekli 732,00 TL onama harcının peşin alınan 3.691,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.959,10 TL'nin talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı 11.072,11 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.