Yargıtay, sanık ve müdafiinin yokluğunda verilen bölge adliye mahkemesi kararının sanığa tebliğ edilmesi gerektiği ilkesiyle hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Sanık müdafiinin temyiz süresinin, usule uygun tebligat eksikliği nedeniyle sanığa yapılan tebligatla başladığı kabul edilerek incelenen hırsızlık davasında, sanık müdafiinin hırsızlık eylemine katılmadığı, delillerin yetersiz olduğu ve beraat etmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları, mahkemece esas yönünden değerlendirilmiş; ceza hesaplamasında yapılan bir hatanın netice cezayı etkilemediği, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddedilerek, bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1342 E., 2023/427 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2023 tarihli ve 2021/1342 Esas, 2023/427 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının tarafların yokluğunda verildiği ve sanık müdafii Av. ...'e 07.05.2023 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafiinin kararı temyiz etmediği; her ne kadar 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca vekil vasıtası ile takip edilen işlerde, sanığa yeniden karar tebliği gerekmediği belirtilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'un 11. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince sanığın ve müdafiinin yokluğunda verilen hükmün müdafiiden başka sanığa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerektiği, bu doğrultuda gerekçeli kararın sanığa 10.06.2023 tarihinde tebliği üzerine Av. ...'in dosyaya sunduğu yetki belgesi ile birlikte 23.06.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın katılanın evine girerek hırsızlık ve gözcülük yapmadığına, suça iştirak etmediğine, diğer sanığa poşetleri indirmesi hususunda yardımcı olduğuna, diğer sanıkların da savunmalarını doğruladığına, hırsızlığa konu eşyadan pay almadığına, olaydan sonra diğer sanıklarla irtibatının bulunmadığına, dosyada sanığın binaya girdiğini gösteren kamera kaydından başka somut delil bulunmadığına, sanığı cezalandırmaya yetecek inandırıcı ve kesin delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmesi gerektiğine " yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede,Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h,d maddesi gereği belirlenen 5 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 143. maddesi gereği yarı oranında artırım yapılırken cezanın 7 yıl 15 ay yerine 8 yıl 3 ay olarak fazla hesaplanması sonraki yapılan indirim ile netice ceza doğru belirlendiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz isteminin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan karara yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca ... 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.