İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde trafik kazası sonrası %100 kusurlu karşı taraftan kaynaklanan araç değer kaybı tazminat talebinin tarafların karşılıklı feragatleriyle sonuçlandığı dava kararı.
Özet: Bu dava, 18.10.2025 tarihinde %100 kusurlu karşı tarafın neden olduğu trafik kazasında lüks segment bir araçta onarımlara rağmen oluşan kalıcı piyasa değeri kaybının tazmini talebiyle açılmış; davacının aracında kaza öncesi hasar bulunmadığını ileri sürmesine karşın davalının önceki hasarların varlığı ile zamanaşımı ve usul eksiklikleri gibi savunmalarla reddini istemesi üzerine, yargılama sürecinde her iki tarafın da davadan ve karşılıklı yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinden vazgeçtiklerini bildiren dilekçeler sunmasıyla, mahkemenin HMK hükümleri uyarınca bu feragati kesin hüküm niteliğinde kabul ederek davanın sona erdiğini tespit etmesiyle sonuçlanmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/401 Esas
KARAR NO : 2026/650
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/04/2026
KARAR TARİHİ : 13/07/2026
DAVA:Davacı Vekili Mahkememize Sunduğu 20/04/2026 Havale Tarihli Ve Aynı Tarihte Harçlandırdığı Dava Dilekçesinde Özetle; 18.10.2025 tarihinde -------- Mah. --------- Cad. --------- mevkiinde; müvekkile ait ---------- plakalı otomobil araç ile, ---------- plakalı özel halk otobüsü aracı arasında maddi hasarlı bir trafik kazası gerçekleşmiştir. Kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit tutanağında da görüleceği üzere, meydana gelen kazada özel halk otobüsü sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, Kusurlu aracın ruhsat sahibi ve işleteni davalı-------- ve işbu araç Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında --------Ş bünyesinde teminat altına alındığını, Müvekkili ait araç ------- --------- model olup premium segment bir otomobil olduğunu, davaya konu olan trafik kazasından önceye ilişkin bir hasar kaydı veya tramer kaydı bulunmamaktadır. Meydana gelen kaza sonucunda müvekkilime ait araçta, özellikle ön bölümde birden fazla ana parça değişimi ve boya işlemleri gerçekleştirilmiş olup, bu durum aracın ikinci el piyasa değerinde kalıcı ve objektif bir değer kaybına yol açmıştır. Her ne kadar araçtaki maddi hasar -------- şirketi tarafından giderilmiş ise de, onarım gören ve parça değişimi yapılan araçların ikinci el piyasasında aynı değerden satılması mümkün değildir. Bu nedenle müvekkilinin uğradığı zarar, yalnızca onarım bedeli ile sınırlı olmayıp, araç değer kaybı da doğduğunu, 18.10.2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında karşı tarafın %100 kusuru neticesinde müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybının, HMK m.107 kapsamında belirsiz alacak davası şeklinde, şimdilik 40.000,00-TL olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde değer kaybına konu olan ön tampon, sol ön çamurluk, motor kaputu parçalarının daha önce 21.08.2023-16.09.2024 tarihli kazalarında hasar aldığı tespit edildiğini,karayolları trafik kanunu'nun 97. maddesi kapsamında zorunlu başvuru şartını yerine getirdiği gözetilerek dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin uygulama yeri bulamayacağını, bu sebeple, tahakkuk edecek arabuluculuk ücretinin (arabulucuk zorunlu dava şartı olmadığı için) davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep edeceğini beyan ederek, Zamanaşımına uğramış davanın reddine, Eksik evrak sebebiyle başvurunun usulden reddine, Usulden ret taleplerimizin kabul edilmemesi halinde cevap dilekçemizde yer alan nedenler ön ve re'sen gözetilecek sair nedenlerle esastan reddine, Ret taleplerimizin kabul edilmemesi halinde; kabul anlamına gelmemek kaydı ile kusur, değer kaybı yönünden yukarıda belirttiğimiz gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına, tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, Arabuluculuk ücreti yönünden tahakkuk ettirilecek meblağın davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.Davalı Vekili 19.06.2026 Tarihli Feragat Dilekçesinde Özetle; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın feragat ile son bulması ve müvekkili şirketin masrafsızlık iradesi dikkate alınarak, Mahkemenizce verilecek feragat nedeniyle ret kararı verilmesini ve dosyanın kapatılmasını vekaleten talep etmiştir.
Davacı Vekili 15.06.2026 Tarihli Feragat Dilekçesinde Özetle; Tarafların birbirinden herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmamaktadır. Davalı sigorta şirketi vekilinin de feragati kabul beyanını dosyaya sunmasına müteakip dosyanın kapatılması yönünde karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Davacı vekili 15.06.2026 tarihli dilekçesinde davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. Davalı vekili 19.06.2026 tarihli dilekçesinde davadan feragati kabul ettiklerini ve davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirttiği görüldü.
Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m.307). Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği gibi, hüküm ifade edebilmesi de karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, ancak feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır(HMK m.309). Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK m.310) ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK m.311).Vekilin davadan feragat etmesi halinde, bu konuda vekaletnamesinde özel yetki bulunmalıdır(HMK m.74). Davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisi olduğu anlaşılmıştır. Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir(HMK m.312).Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141); Toplanan deliller, feragat, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin yargılama sırasında davadan feragat edildiğine yönelik dilekçe sunduğu, feragat beyanının yasal şartları taşıdığı ve henüz hükmün kesinleşmediği anlaşıldığından davalı tarafın yargılama gideri ve vekalet ücreti bulunmadığından yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda belirtildiği gibi;
1-Açılan davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar kanununa göre alınması gerekli 244,00 TL harcın, davacı tarafça dava açılırken dosyaya yatırılan 732,00 TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan bakiye 488,00 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine,
5-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından bu husus hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 6.400 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar verildi. 13/07/2026