İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari sözleşme kapsamında sunulan endeks okuma hizmet bedellerinin ödenmemesi nedeniyle açılan tazminat davasının reddi hakkında istinaf kararı.
Özet: Davacı, davalı şirketle imzaladığı sözleşme uyarınca gerçekleştirdiği abone sayaç okuma hizmetlerinde, okunmayan veya sorunlu olduğu raporlanan sayaçlar (kapalı konut, arızalı sayaç, kaçak kullanım tespiti gibi) için de fiilen hizmet ifa ettiğini, ancak davalının bu işlere ilişkin ödemeyi tahakkuk şartına bağlayarak yapmadığını ve sözleşme gereği güncelleme yapıp ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini ileri sürerek ifa edilen ancak bedeli ödenmeyen hizmetler için 50.000 TL tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise alacağın zamanaşımına uğradığını, ödemenin tahakkuk şartına bağlı olduğunu ve davacının önceki hakedişlere itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi ise davacının, hakedişlere sözleşmedeki usule uygun itiraz etmeyerek bu bedelleri kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş, davacı ise istinafta talebin yanlış hakedişlere itiraz değil, ifa edilen ancak ödenmeyen hizmet bedelleri olduğunu belirtmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: 2022/463 KARAR NO: 2026/920T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 02/02/2022NUMARASI: 2021/19 Esas 2022/52 KararDAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: 24/06/20266100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı ile davalı şirket arasında 30/04/2013 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme konusu işin ifası davalı şirket tarafından belli periyotlar ve plana göre hazırlandığını ve işlerin manyetik ortamda davacıya teslim edildiğini, davacı ise davalıdan aldığı bilgileri kendisine ait veri toplama istasyonunda el terminallerine yüklediğini, görevli personelleri el terminatörlerine abone endeksöre kayıt ettiğini, bu kayıtla taahhuk eden borcun bildirimi tanzim eder ve aboneye bildirimin bırakıldığını, sayaçta herhangi bir sıkıntı var ise ( bağlantı hattında kesilme, bina kapalı, bina okuma başla, bina yıkık, boş kullanım yok, vs.) bunu rapor ettiğini, ziyaret edilen abone kapalı ve sayacın okunmasına engel hallerden biri var ise bu durum veri toplama cihazına kayıt edilerek raporlandığını, bu raporlandırma sonucunda müşteri konut ve iş yerinde yok veya kapısı kapalı ise sayıcını okuyup davalıya gelmesi için oku gele adı verilen uyarı ihbarnamesi düzenlenerek müşteriye bırakıldığını, davalının hak edişleri düzenlerken sadece sayacı okuduğunu ve fatura taahhuka bağlanım şabonelerin iş bedellerini ödediğini, sayacın okunmasında engelli kişiler için hizmet bedellerinin ise davalı tarafından dikkate alınmadığını, bu durumdaki işler nedeniyle davacıya hizmet bedeli ödemediğini, davalının sözü edilen işlere ait hizmet bedelinin ödememesini bu abonelere ilişkin tahakkuk şartının gerekçekleşme -mesi olarak gösterdiğini, sayaçta sıkıntı olan abonelere ilişkin işlemlerin taahhuka bağlanmasının fiilen mümkün olmadığını, teknik şartnamede davalı tarafından yapılacak kontrol sonucu elde edilecek bilgiler neticesinde abone ve durum kodu güncellenerek davacıya ödeme yapılmasının sözleşmede açıkça düzenlendiğini, ancak davalı tarafından kontrolller ve güncelemelerin ve ödemelerin yapılmadığını, bunun sonucunda da davalı tarafından bu tür aboneler her okuma döneminde okuması yapılacak aboneler listesine konulduğunu ve davacıdan işi ifasının istendiğini, davacının üzerine düşen görevleri yerine getirdiğini, endeks okuma raporlarında tahakkuka bağlanmayan abone olarak tanımlandığını ve hizmet bedelinin ödenmediğini, davacının tahakkuka bağlama konusunda yaptırım gücü ve yetkisi olmadığını, davacının usulsüz kullanım tarifine giren durumlarda yükümlülüğünü tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının görevinin kaçak kullanım yapanlarının tespiti yapılarak idareye bildirmek olduğunu, bu bildirimin hizmet bedelinin davacıya ödenmesi için yeterli olduğunu, davalının davacı yüklenici ve aboneden kaynaklanmayan nedenlerle ödeme yapmamış olduğu TMK m.2 'ye aykırı olduğunu, sözleşme kapsamında ifa edilen hizmet bedeli ödenmeyen iş ve iş bedellerinin tespitini, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile 50.000,00 TL 'nin tahakkuk ettirilmesi gereken tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığından şözleşme ve teknik şartnamede, ödeme tahakkuk şartına bağlandığından ve basiretli bir tacir olan davacı bu sözleşme ve şartname ile bağlı olduğundan davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını aksine davacının edimini gereği gibi ifa etmeyerek müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacının hakedişlere itiraz etmeyerek kabul ettiğini beyan ederek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince; " Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı ile davacı yüklenici arasında delil sözleşmesi niteliğinde olup hak edişlere itirazın ne şekilde yapılacağı açıkça düzenlendiğinden belirtilen usule uygun olarak itiraz edilmediği takdirde geçici hak edişler hizmet veren açısından kabul edilmiş sayılacaktır. Somut olayda davacı tarafından davaya konu hakedişlere Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. Maddesine göre itiraz edilmediği, bu hakedişlerin kesinleştiği ve davacının bu bedelleri talep edemeyeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın, hakkedişlerde tanımlanan ve yanlış olduğu ileri sürülen davalının işlemleri nedeni ile meydana gelen bir talep olmayıp, ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen (oku gel, bina yıkık, daire boş, kaçak, tüketimi olamayan çeşitli nedenlerle okunamayan) işler nedeni ile ikame edilmiş bir dava olup, davalı tarafından kesin hesap raporu/kesin hesap hakkedişi yapılmadan müvekkilin alacağından vazgeçtiğinin kabulü düşünülemeyeceğini, hakların saklı tutulmaması münhasıran hakkediş içeriği ile alakalı olup hakkediş içeriğinde bulunmayan kalemler için herhangi bir ihtirazı kayıt düşülmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki; hakların saklı tutulmaması borcu sona erdirmekle birlikle borç ilişkisini sona erdiren bir durum olmadığını, yani sözleşme sürecinde düzenlenen hakkedişin davalının ifasını bitirmediği tartışmasız olduğunu, bir başka deyişle düzenlenen hakkedişle o anki borç sona ererken borç ilişkisi sona ermeyeceğini, hak sahibi devam eden borç ilişkisi nedeni ile alacağını mevzuat kapsamında her daim talep edebileceğini, dava konusu talebimiz hakkında; davalının yapmış olduğu herhangi bir işlem olmadığını, olmayan bir irade beyanına karşı müvekkilin haklarını saklı tutması beklenemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki 30.04.2013 tarihli ''Sayaç Okuma ve Bildirim /Fatura Tebliğ Hizmet Alımı'' sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeli alacağına ilişkindir.Dosya kapsamına göre taraflar arasında, ... A.Ş.'nin .... ilindeki elektrik sayaçlarının, ...mevzuatına uygun olarak endekslerinin tespiti, tespit edilen endekslerin mekanik sayaçlar için manuel, elektronik sayaçlar için optik port'tan el bilgisayarına kaydedilmesi, fatura/bildirim tanzimi, müşteriye bırakılması, serbest tüketici sayaçlarının optik port'tan tespit edilmiş bilgilerinin davalı şirket bilgisayarlarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ve davalı şirkete bildirimine ilişkin 30/04/2013 tarihli sözleşme imzalanmış olup davacı taraf, ifa edildiği halde hizmet bedeli ödenmeyen kaçak/usulsüz kullanım ve oku gel ihbarnamesi vb durumlardan kaynaklanan tahakkuk ettirilmeyen hizmet bedellerinin ödenmesi amacıyla işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.maddesinde; "Sözleşme konusu iş; ...ilindeki elektrik sayaçlarının, ...mevzuatına uygun olarak endekslerinin tespiti, tespit edilen endekslerin mekanik sayaçlar için manuel, elektronik sayaçlar için optik port ile el bilgisayarına kaydedilmesi, fatura/bildirim tanzimi, müşteriye bırakılması, serbest tüketici konumundaki müşteri sayaçlarının her ayın biri ile beş (1-5 arası) optik port ile tespit edilmiş bilgilerinin şirket bilgisayarlarına aktarılması, müşteri sayaçlarının ve mühürlerinin kontrolü, kaçak ve usulsüz elektrik kullananların tespitine ve şirkete bildirimine ilişkin işlerdir." şeklinde tanımlanmış, 9.maddesinde sözleşmenin ekleri açıklanarak, 92. maddesinde "1-Sözleşme ... 4-Teknik Şartname, ... 6-Hizmet İşleri Genel Şartnamesi" şeklinde sıralama ile ihale dokümanını oluşturan belgeler arasında öncelik sırası gösterilmiştir.Sözleşmenin eki niteliğinde olan 30/04/2013 tarihli "El Bilgisayarı / Ekdeksör İle (GPRS) Endeks Okuma Ve Fatura / İhbarname Dağıtım Hizmet Alımının 3. Şahıslara Yaptırılmasıyla İlgili Teknik Şartnamenin 2. maddesi; "Şirket tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmekle bereber endeksinin; enerji kullanım yeri boş, yıkık, enerji kullanıyor - sayaç arızalı, enerjisi herhangi bir sebepten dolayı kesik, sayacı sökülmüş, aboneliği iptal edilmiş, enerji tüketimi yok v.b. gibi nedenlerle okunamaması halinde yukarıdaki konularda bu tür abonelerle ilgili bilgiler akabinde şirket tarafından tekrar kontrol edilerek yüklenici ile birlikte güncelleştirilecektir.Şirket tarafından talimatlandırılarak abone adresine gidilmekle bereber endeksinin; abonenin sayacı kapalı yerde okunamıyor, abone evde bulunmuyor, abonenin bahçesinde köpek var, girilmiyor v.b. gibi, nedenlerle okunamaması halinde ...Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve ilgili mevzuat uyarınca yüklenicinin kullanım yerine bırakacağı bir bildirim (boş ihbarname) ile aboneden sayaç değerini tespit ederek şirkete bildirilmesini isteyecektir. Ancak bu endeks değerinin işletmeye ulaşması ve fatura düzenlemesi halinde yükleniciye uygulama yılındaki ana hizmet bedeli ödenecektir. Tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır. Abone tarafından endeksin işletmeye bildirilmemesi ve sonucunda tahakkuka bağlanmaması halinde ise herhangi bir ödeme yapılmayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere taraflar arasında yapılan sözleşme ve eki teknik şartnameye göre davalı şirketin durum kod ve kaçak bildirimlerini tutanağa ve tahakkuka bağlaması şartı koyulmuştur. Bu itibarla tutanağa ve tahakkuka bağlanmayan işler için davacının hizmet bedeli talep etme hakkı bulunmamaktadır. Yine sözleşmenin eki niteliğinde olan hizmet işleri genel şartnamesinin "Hakedişler ve Ödeme" başlıklı Yedinci Bölümünde, "Hakediş Ödemeleri" başlıklı 42.maddesi; "... Yüklenicinin geçici hakedişleri, itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerçekleri, idareye vereceği ve bir örneğini de Hakediş Raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "İdareye verilen ......tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak ya da bu anlama gelecek bir itiraz şerhi ile imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır.Her hakediş tutarına, eğer sözleşmede öngörülmüşse eklenecek miktar dahil edilir. Bulunan miktardan, bir önceki hakediş tutarı çıkarılarak bulunan miktara, ilgili mevzuata göre hesaplanacak Katma Değer Vergisi (KDV) eklenir. Bu miktardan sözleşmede yazılı kesintiler, varsa yüklenicinin idareye olan borçları ve cezalar ile kanunen alınması gereken vergiler kesilir. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere en geç sözleşmesinde yazılı sürenin sonunda, eğer sözleşmede bu hususta bir kayıt yoksa otuz gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır..." hükmünü haizdir.Aynı ihtilaf konusuna ilişkin, davalı tarafın ...A.Ş. olduğu bir davada İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 08/10/2020 tarihli 2018/1375 E. 2020/1035 K. sayılı; "... Taraflar arasındaki Sözleşmenin eki Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunu “idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirâzi kayıtla.” cümlesini yazarak imzalaması gereklidir.Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorunda olduğu, bu şekilde itiraz edilmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi’nin 42. maddesi HMK’nin 193/1. maddesi anlamında davalı idare ile davacı yüklenici arasında delil sözleşmesi niteliğinde olup hakedişlere itirazın ne şekilde yapılacağı açıkça düzenlendiğinden belirtilen usule uygun olarak itiraz edilmediği takdirde geçici hakedişler hizmet veren açısından kabul edilmiş sayılacaktır. Somut olayda, davacı tarafından bu hakediş raporlarına Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde gösterilen şekilde itiraz edilmediği tespit edildiğine göre söz konusu hakedişlerin kesinleştiği davacının bu bedelleri talep edemeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. ..." şeklinde karar verilmiştir.Yine davalı tarafın ... A.Ş. olduğu bir davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 15/11/2022 tarihli 2021/5762 E. 2022/5336 K. sayılı kararında, davalı tarafın...A.Ş. olduğu bir davada Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2022 tarihli 2021/1333 E. 2022/2761 K. sayılı kararında da Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesine gereğince davanın reddi gerektiğine işaret edilmiştir. (Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 2021/1344 E., 2021/1993 K., Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2019/1599 E. 2020/2152 K. sayılı ilamları ile de aynı yönde karar verilmiştir.)Somut dosya incelendiğinde ise; sözleşmenin eki niteliğinde olan Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42.maddesinde belirlenen usule göre davacı tarafça hakedişlere itiraz edilmediğinden hakedişler kesinleşmiştir.Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu ulaşılan maddi olay ve hukuki değerlendirme usul ve yasaya uygun olup Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 42.maddesi uyarınca, davacı tarafça hakedişlere süresi içerisinde itiraz ileri sürülmediğinden hakedişlerin davacı tarafça kabul edildiği, emsal mahiyette Yargıtay ilamları da nazara alındığında davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, HMK 353/1.b.1 bendi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 651,30 TL harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/06/2026