İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, iflas idaresince reddedilen müflis şirketten kaynaklanan banka alacaklarının masaya kaydı talebine ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bankanın, müflis bir şirkete kullandırdığı kredilerin geri ödenmemesi üzerine açtığı kayıt kabul davasında, iflas idaresinin alacakları reddetmesi üzerine, davacı banka iflas masasına toplam 66.953.068,62 TL borcun kabulünü ve sıra cetvelinin düzeltilmesini talep etmiştir; davalı taraf zamanaşımı, temerrüt faizi ve TBK hükümlerine dayanarak itiraz ederken, ilk derece mahkemesi davanın süresinde açıldığını, alacağın temlik edildiğini ve banka kayıtları ile yapılan incelemeye göre kredi sözleşmeleri ve ardından imzalanan borç tasfiye protokolü uyarınca borcun oluştuğunu ve iflasla muaccel hale geldiğini tespit etmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ45. HUKUK DAİRESİESAS NO: 2022/460 KARAR NO: 2026/754T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO: 2018/1018KARAR NO: 2021/961DAVA TARİHİ : 31/08/2018KARAR TARİHİ: 01/12/2021DAVA: Kayıt KabulKARAR TARİHİ: 20/05/20266100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmelerine dayalı olarak Müflis .... A.Ş.'ye kullandırılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, müflis davalının müvekkili bankaya iflas tarihi itibariyle 5.432.200,51 USD karşılığı 22.292.664,45 TL ve 8.799.039,36 EURO karşılığı 44.660.404,17 TL olmak üzere toplam 66.953.068,62 TL borcu bulunduğunu, iflas işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasındaki iflas idaresine yasal süresi içerisinde bildirmiş oldukları alacağın tamamının reddedildiğini beyan ederek müvekkilinin alacaklarının kabulü ile masanın bu alacağını ödemeye mahkum edilmesini, sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı alacağını geçerli bir takibe de konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı hesap kat ihtarnamesini müflis şirket hakkında iflas erteleme davası devam ederken keşide etmişse de müflise tebliğ edilip edilmediği ve müflisin söz konusu ihtarnameye itiraz edip etmediğinin bilinmediğinden davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep etme hakkı bulunmadığını, bu nedenle dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, faiz oranı belirlenirken TBK'nın 120. maddesinin uygulanması gerektiğini, genel işlem şartı taşıyan sözleşmelerde, borçlunun durumunu ağırlaştıracak hükümlerin konulamayacağı TBK'nın 25. maddesinde, bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında oransızlık olması halinde bu oransızlığın giderilmesi gerektiği TBK'nın 28. maddesinde düzenlendiği, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın yasal 15 günlük sürede açıldığını, taraflar arasında delil sözleşmesi bulunduğundan, incelemede banka kayıtlarının esas alındığını, mahkememize ... A.Ş. tarafından sunulan 26.12.2018 tarihli tahsili gecikmiş alacak devir/temlik sözleşmesi ve ekinde temlik edilen alacaklara ilişkin listenin sunulduğu, bu temlik sözleşmesine göre 30.11.2018 tarihi itibariyle meri gayri nakdi kredi ve bunların ferilerini kapsamamakta olup, söz konusu meri gayri nakdi kredi alacaklarını talep, tahsil ve her türlü yasal yollara başvuru hakkının halen devreden bankada olduğuna ilişkin düzenleme bulunduğu, bunun dışındaki alacakların temlik edildiği, davacı talepleri arasında gayri nakdi kredi alacağı bulunmadığın -dan bu konuda inceleme ve hesaplama yapılmadığını, ... vekili tarafından sunulan 25.11.2019 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca asıl davacıdan temlik alan ... A.Ş.'nin borçlular müflis ....A.Ş., müflis ... A.Ş., ... hakkında .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyasındaki ve tahsilde tekerrür olmamak üzere açılan dosyalardaki alacağının tamamının tüm ferileri, teminatları, takip ve dava dosyaları, kefaletleri ile birlikte devir ve temlik edildiği, davada temlik alan davacı sıfatıyla dosyaya eklendiği, davacı banka ile borçlu .... A.Ş. arasında 21.09.2012 tarihli 20.000.000 USD limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye ... ... A.Ş. ile ...'ün müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları, bu sözleşme kapsamında müflisin ihracat kredisi ve dövize endeksli nakit krediler kullandığı, bankanın davalı müflise 19.04.2014-28.08.2015 tarihleri arasında 4 projede toplam 9.801.995,39 Euro tutarında 8 yıl vadeli İhracat Kredisi, 10.12.2015 tarihinde 4.359.578,72 USD tutarında 9 yıl vadeli dövize endeksli işletme kredisi kullandırdığı, kullandırılan kredilere ilişkin ödeme planında belirtilen vadelerde belirtilen taksit tutarlarının ödenmemesi üzerine davacı banka ile müflis ve müteselsil kefiller arasında 30.06.2016 tarihinde borç tasfiyesine yönelik protokol imzalandığı, protokolde borç kabul ve ödeme taahhüdünün yer aldığı, protokol tarihi itibariyle 7.291.025,72 EURO + 4.547.779,45 USD tutarında kredi borç bakiyesi ile protokolde belirlenen aylık % 0,330076 *12= yıllık %3,9600192 olarak faiz oranı belirlendiği, yapılandırma kredilerinin ilk taksiti ödenmeden borçlunun 18.04.2018 tarihinde iflasına karar verildiği, bunun üzerine davacı banka hesaplarının muaccel hale geldiğinden bahisle borçlulara ve müteselsil kefillere iflastan sonra 07.05.2018 tarihinde ihtarname keşide edildiği, 02.07.2018 tarihinde de iflas masasına alacak kaydı talebi yapıldığı, ihtarname iflas tarihinden sonra keşide edildiğinden iflas tarihi itibariyle henüz temerrüt oluşmamış olmakla hesaplamalar ödeme planındaki akdi kar payı üzerinden faizlendirilerek hesaplandırıldığı, buna göre 30.06.2016 protokol tarihi itibariyle belirlenen 7.291.025,72 EURO'luk alacağa ödeme planında belirlenen faiz ve gider vergisi uygulandığında alacak tutarının 39.815.146,73 TL olduğu, yine protokol tarihi itibariyle belirlenen 4.547.779,45 USD'lik alacağa ödeme planında belirlenen faiz ve gider vergisi uygulandığında alacak tutarının 20.079.730,68 TL olduğunun tespit edildiği, bankanın borçlulara ihtarname keşide ettiği tarih iflas tarihinden sonra olduğu için ayrıca gecikme faizi hesabı yapılmadığı, banka tarafından İstanbul ... İflas Müdürlüğüne yapılan kayıt kabul başvurusunda toplam 66.953.068,62 TL kayıt kabul talebinde bulunulmuş ise de; davacı bankanın bu hesaplamayı ödeme planındaki bakiyeler üzerinden yaptığının anlaşıldığı,Mahkememizce atanan bilirkişinin hesapladığı 30.06.2016 tarihli protokol tarihine göre belirlenen alacak tutarı ile farklılık olduğu ancak davacı banka alacağının protokole göre belirlenen ana para ve faiz oranına göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplama üzerinden kabulü gerektiği gerekçesiyle Davanın kısmen kabulü ile toplam 59.894.877,41 TL davacı alacağının davalı müflisin iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİDavalı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda yalnızca banka kayıtlarına itibar edildiğini, müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olabilmesi için davacı tarafından genel kredi sözleşmeleri ve kredi kullanımına ilişkin sözleşme asıllarının dosyaya sunularak tarafımıza tebliğ edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda temerrüt faizi de hesaplanmışsa da dosyada temerrüt faizi ve akdi faiz oranlarına ilişkin bilgi-belge bulunmadığından alacağa ilişkin faiz hesaplamalarının da denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇEDava, alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. İstanbul .... İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyası ile ilgili vermiş olduğu 24.09.2018 tarihli cevabı yazısında; davacının masaya ... kayıt numarası ile kayıt yaptırdığı, 44.660.404,17 TL'lik talebin tamamının reddine dair karar verildiği, sıra cetvelinin ......08.2018 tarihli ..... ve 28.08.2018 tarihli Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, davacının gider avansının yatırdığı, kararın davacıya 16.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiştir. Davacı tarafından iflas masasına başvurulduğu sırada tebligat masraf avansı yatırdığından 15 günlük yasal süre tebliğ tarihinden itibaren hesaplandığında davanın 31.08.2018 tarihinde hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.... ... A.Ş. hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2018 tarih ve 2016/222 E. 2018/849 K. sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, iflas kararın kesinleştiği, iflas tasfiyesinin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasından yürütüldüğü sırada müflis şirket tarafından iflas içi konkordato talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.10.2023 tarih ve 2022/320 E. 2023/749 K. sayılı kararı ile; davacı müflis ... ... A.Ş tarafından açılan asıl dava yönünden; davanın kabulü ile iflas içi konkordatonun tasdiki ile konkordatoya tabi borçların iflas tarihi itibariyle karşılığının % 87 tenzilatla % 13 oranında konkordato tasdiki kararının kesinleşmesi ile tasdik edilen konkordato sebebiyle iflasın İİK'nın 309/5 ve İİK'nın 182 maddeleri uyarınca kaldırılması kararının kesinleşmesini takip eden 3. ayın sonunda nakden ve defaten ödenmesine karar verildiği, verilen kararın bir kısım alacaklılar tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 09/05/2024 tarih 2023/1607 E. 2024/563 K. sayılı kararı ile müdahil alacaklıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.10.2024 tarih 2024/2071 E. 2024/3351 K. sayılı onama kararı üzerine kesinleştiği, daha sonra İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03.01.2025 tarih ve 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile iflasın kaldırılmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için malların kendisine iadesine karar verildiği, hükmün müdahil alacaklı ...A.Ş. tarafından istinaf edilmesi üzerinde Dairemizin 24.12.2025 tarih 2024/991 E. 2025/2 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine dosyanın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği ve temyiz incelemesi sürecinin devam ettiği anlaşılmıştır.İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir.İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384)"Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur." (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642)İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Somut uyuşmazlıkta, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/991 E., 2025/2 K. sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, İlk Derece Mahkemesince iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde davalıya tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması ile alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında yapılacak değerlendirme neticesinde tasdik edilen konkordato projesi de gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç nedeniyle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılığa ilişkin sebepler dikkate alınarak davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair esasa ilişkin istinaf sebeplerinin bu aşamada kararın kaldırılması sebebine göre değerlendirilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... E. 2021/... K. sayılı .../12/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvurma harcının Hazine'ye gelir kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/05/2026