İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince, bir işletmenin kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla düzenlenen yüklü faturalara karşı açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul ve ret kararına yönelik tarafların istinaf başvurularının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının yeni açılan iş yerinde kaçak elektrik kullanımı iddiasıyla kesilen 494.611 TL tutarındaki faturaya itiraz ederek menfi tespit ve haksız faturaların iptalini talep ettiği, ilk derece mahkemesinin faturanın küçük bir kısmı yönünden borçlu bulunmadığına, kalan kısmın ve kötü niyet tazminatının ise reddine karar vermesi üzerine, davacının bilirkişi raporundaki teknik hesaplamaların mahkemece göz ardı edildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davalının ise kaçak kullanımın ispatlandığını savunarak davanın tamamen reddini talep ettiği bir istinaf incelemesini konu almaktadır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : 2026/864 KARAR NO : 2026/2042T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: 07/11/2025NUMARASI : 2024/192 E - 2025/735 KDAVANIN KONUSU: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 09/07/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yeni açtığı işletmesinde 22.02.2024 tarihinde ... çalışanı olduğunu söyleyen kimselerce mevcut işletmenin elektrik borcu olup olmadığını çalışanlara sorduklarını, iş yerinin yeni faaliyete başladığını ve mevcut herhangi bir elektrik borcunun olmadığını ... yetkililerine söylediklerini, bunun üzerine yetkililerin elektrik abonesini kontrol edip herhangi bir borç ve olumsuz bir durum görmemelerine rağmen müvekkilinin iş yerinin elektriğini kesip gittiklerini, herhangi bir tutanak vesaire de tutulmadığını, olay gününün akabinde davacı şirket yetkilisinin cep telefonuna "Değerli Tüketicimiz, kullanım yerinizde yapılan incelemede kaçak elektrik enerjisi tüketimi yaptığınız tespit edilmiştir" bu mesajlara istinaden toplamda 494.611 TL olan tutarda iki tane elektrik borcu fatura mesajı gönderildiğini, davacı iş yeri, ilgili elektrik firması ile şahıs sözleşmesi bulunduğunu, sayaca veya dağıtım sistemine müdahalesi söz konusu olmadığını, doğru ölçüm yapılmasını engelleyecek faaliyette bulunmadığını, öncelikli olarak yapılan işlemin usulüne ve kaçak kullanım iddiasına, kesilen para cezasına itiraz ettiklerini bu sebeplerle davcı açısından kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığı beyanı ile davanın kabulünü, yargılama sonunda kaçak kullanılmadığının tespiti ile davacı şirkete yüklenilen, tahakkuk ettirilen haksız para cezası ve faturaların iptalini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket çalışanlarınca, kullanıcısı davacı ... ....Ltd.Şti. Olan, Cankurtaran Mah. ... Cad. No:...Bar (...) Fatih/İstanbul /İstanbul adresinde kurulu bulunan , 1791312000 nolu tesisat üzerinden, EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde, dağıtım sistemine müdahale ederek; ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edildiğini, bunun üzerine 22/02/2024 tarihli...numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden davacı hakkında 07/03/2024 tarihli , ... fatura seri nolu 307.494,09 TL ve 07/03/2024 tarih ... fatura seri nolu 187.115,92 TL bedelli tüketim faturası tahakkuk ettirildiğini, davacının kaçak elektrik kullandığı gerek dava dosyasına sunulan belge ve fotoğraflar ve video kayıtları gerekse mahkeme huzurunda dinletecekleri tanıklar yapılacak yargılama sonucunda da ortaya çıkacağını, davacının itirazlarının aksine kaçak elektrik tüketimi ile yapılan hesaplamalar EPTHY MADDE 42,43,44,45,46.Madde düzenlenen kural ve kaidelere uygun olarak yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme,"1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ilea-Davacının Davalı ... A.Ş'ye 07/03/2024 son ödeme tarihli ... numaralı 307.494,09-TL lik faturanın 3.803,32 TL'lik kısmı yönünden borçlu bulunmadığının tespitine,b-Davacının 07/03/2024 son ödeme tarihli ... numaralı 187.115,92-TL faturaya ilişkin talebinin reddine2-)Davacının kötüniyet tazminat talebinin ispatlanamadığından ve şartları oluşmadığından REDDİNE" karar vermiştir.Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi heyet raporunda 494.000 TL’nin tamamının kaçak sayılamayacağı,en fazla 172.000 TL’lik kısmın teknik anlamda kaçak kapsamına girebileceği,322.000 TL’nin fazla tahakkuk olduğunun bilimsel yöntemle ortaya konulduğunu,buna rağmen mahkemenin raporun teknik hesap kısmını değil, heyet içindeki çoğunluk görüşünü esas alarak davayı kısmi olarak reddettiğini,HMK m. 266 ve devamı uyarınca bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz; ancak hâkim teknik konularda raporu değerlendirmek zorundadır ve rapordan ayrılıyorsa bunu bilimsel ve somut gerekçelerle açıklaması gerektiğini,hakim tarafından bu hususun gözardı edildiğini,ispat yükünün hatalı belirlendiğini belirterek davanın tümden kabulü için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davacının kaçak elektrik kullandığının ispat edildiğini,davanın tümden reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Alınan 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Abonelik sözleşmesi bulunan tesisatta sayaç harici hat çekerek enerji kullandığı anlaşılan davacının, bu şekildeki tüketiminin EPTHY nin 42. 1-b Maddesine göre kaçak elektrik tüketim olduğu, EPTHY nin Kaçak tüketimle ilgili maddeleri temel alınarak hesaplanan tüketim miktarına davacının, davalı kuruma ödemekle yükümlü olduğu bedel kaçak elektrik faturasının son ödeme tarihi olan 07.03.2024 tarihi itibariyle; 303.690,77 TL kaçak elektrik bedeli, 187.115,92 TL eksik tüketim bedeli olmak üzere 490.806.69 TL olduğu ,davacı adına düzenlenen faturaların son ödeme tarihi olan 07.03.2024 itibariyle toplam tutarı (307.494,09 TL + 187.115.92 TL =) 494.610,01 TL olup, davacının ödeme yükümlülüğü 490.806,69 TL olarak hesaplandığından aradaki fark olan( 494.610,01TL -490.806,69TL = 3.803,32 TL bakımından davacının, borçlu olmadığı" belirtilmiştir.İtiraz üzerine alınan 14/07/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Dava konusu kaçak tespit tutanağının düzenlendiği 22/02/2024 tarihinden 12 aydan daha uzun süre öncesinde ilgili adreste faaliyette olduğu görülen davacı şirketin bu adresteki elektrik tüketiminden ve KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgulara göre ilk andan itibaren başladığı kanaatine varılan kaçak elektrik kullanımı tespitinden ve tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu,yönetmeliğin ilgili maddelerine göre yapılan hesaplamalar sonucunda, davacı tarafın sorumlu olduğu 07/03/2024 son ödeme tarihli kaçak- ek tüketim fatura bedeli toplamı 494.559,5.-TL olarak hesaplanmış, davacının yalnızca dava konusu faturalardaki 494.610,01- 494.559,5= 50,51 TL”'den sorumlu olmadığı,bilirkişi ...' ise davacı yana tahakkuk ettirilmesi gereken toplam tutarın 172.537,97 TL olması gerektiği, davalı kurum tarafından kaçak ve ek tüketim dönemi toplam bedeli olarak hesapla 494.610,01 TL'nin 322.072,04 TL'sinden sorumlu olmadığını" belirtmiştir. Bilirkişi heyet raporunda ayrık görüş bulunduğu ,bu nedenle bilirkişi heyetindeki çoğunluk görüşü ile ilk olarak alınan bilirkişi raporundaki görüşler kapsamında ilk bilirkişi raporuna itibar edilerek davacının harici hat çekerek kaçak elektrik kullandığı,bunun yönetmelik 42/1b maddesine göre kaçak elektrik kullanımı olduğu,yönetmelik hükümleri değerlendirilerek ,takip ve davaya konu ediler 303.690,77 TL kaçak elektrik bedeli, 187.115,92 TL eksik tüketim bedeli olmak üzere 490.806.69 TL lık tutardan davacının 490.806,69 TL sından sorumlu olduğu,fark tutarı olan 3.803,32 TL dan sorumlu olmadığı belirlenmekle,hükme dayanak bilirkişi raporu taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmuştur.Mahkemenin kararı usul ve hukuka uygundur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davacı ve katılma yoluyla davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının ve katılma yoluyla davalının istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davalıdan alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/07/2026