Banka çalışanın keşideci imza uyuşmazlığı sebebiyle karşılıksız çek işlemi yapmaması sonucu ciranta tarafın uğradığı zararın tazmini talepli haksız fiil davası.
Özet: Davacı, devrettiği bir çekin banka tarafından "imza hesap sahibine ait değil" şerhiyle işleme konulmayıp karşılıksız işlemi yapılmaması üzerine, borçludan alacağını tahsil edemediğini ve çeki devrettiği kişiye ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek, bankanın hukuka aykırı ve kusurlu davranışı nedeniyle uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiş; davalı banka ise, keşideci imzasını kontrol etme yükümlülüğünün mevzuat ve Yargıtay içtihatlarıyla sabit olduğunu, yapılan işlemin yasalara uygun olduğunu, davacının kendi rızasıyla yaptığı ödemeden bankanın sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/912 EsasKARAR NO : 2026/502DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 23/10/2021KARAR TARİHİ : 01/07/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili ... lehine, borçlu ... ... tarafından ... A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... IBAN numaralı hesaptan kullanılan E1-... seri numaralı, 31.10.2018 keşide tarihli, 05.11.2018 ibraz tarihli 8.680,00 TL bedelli çekin keşide edildiğini, söz konusu çekin müvekkili tarafından ...'a ciro edilerek verildiğini, adı geçenin de ...'a ciro ettiğini, ...'ın, ilgili çeki ... İstanbul ... Şubesi'ne, kanuni ibraz süresinde ibraz ettiğini, ancak banka çalışanının ibraz edilen çeke "İşbu çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından çek hakkında işlem yapılamamıştır." şerhi düşerek, çeke karşılıksız işlemi yapmadığını, çekte karşılıksızdır işlemine sebebiyet veren borçlu ... ...'dan müvekkili alacağını tahsil etmek amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyası talimatı ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... dosya numarası ile 16.09.2019 tarihinde haciz uygulandığını, ancak haciz mahalinde haczedilen mallar alacağı karşılamaya yetmediğinden, borçlu ... ...'dan alacağın tahsil edilemediğini, ... A.Ş. İstanbul ... Şubesi banka çalışanının karşılıksızdır işlemi yapmamasına ilişkin hiçbir geçerli sebep bulunmadığını, çek hesabı sahibinin elinden rızası dışında çıktığı henüz bankaya bildirilmemişken ve sahte olarak düzenlenmemiş olan bir çekin süresinde, çek üzerinden yetkili hamil olduğu anlaşılan kişi tarafından bankaya ibrazı halinde, banka çalışanı tarafından, çek üzerindeki imzanın, keşidecinin imzasına benzetilmediği gerekçesiyle karşılıksızdır işlemi yapılmadığının yazılmasının, 6102 sayılı ve 5941 sayılı Çek Kanunu hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, banka çalışanının kusurlu davranışı yüzünden müvekkilinin ticari hayatının sekteye uğradığını ve alacağını tahsil etmek yerine, çeki cirolayıp verdiği çek hamiline borcu kendi ödemek zorunda kaldığını ve ödeme planlarının bozulduğunu, ... A.Ş.'nin, bir bankadan beklenen basireti göstermediğini, şube çalışanını yapacağı iş için görevlendirirken gerekli özen ve dikkati göstermeyip, o iş için gerekli vasıflara, bilgiye sahip olup olmadığını araştırmada ve denetlemede eksik kaldığını, belirterek sonuç olarak; davalı ... A.Ş. ve ... İstanbul ... Şubesi çalışanının kusurlu bir şekilde, hukuka aykırı fiili sebebiyle müvekkilin uğradığı maddi zararlara ilişkin belirsiz alacak davası niteliğinde olmak ve bilinebilir hale geldiğinde artırılmak üzere, kusurlu davranışın gerçekleştiği ibraz tarihi olan 05.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talebinin kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Davacı tarafın, çekin cirantası olarak kendinden sonraki cirantaya ödemeyi kendi rızası ile yaptığını, herhangi bir icra takibine maruz kalmaksızın tamamen kendi hür iradesi ile ödeme yapmayı tercih ettiğini, hiçbir haciz tehdidi ve cebir altında olmaksızın yapılan ödeme nedeniyle davacının müvekkili bankayı sorumlu tutmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili bankanın gerek mevzuatta gerekse Yargıtay hukuk dairelerinin yerleşik içtihatlarına uygun işlem yaptığını, bankaların çekin keşidecisi olan müşterinin imzasını araştırma yükümlülüğünü Yargıtay hukuk dairelerinin içtihatlarıyla bankalara yüklendiğini, bu sebeple Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin, Yargıtay hukuk dairelerinin alanına girerek bir tür yetki gaspı yaparak, Türk Ticaret Kanunu hükümlerini yok saydığını, TTK 780. maddesinde çekte bulunması gereken unsurların tek tek yazıldığını ve bunlardan birinin de düzenleyenin imzası olduğunu, düzenleyenin imzasının olup olmadığının ancak banka tarafından tetkiki ve düzenleyenin bankaya verdiği imza sirküleri ile imzaladığı sözleşmelerdeki imzaları kontrol edilerek anlaşılabildiğini, aksi halde keşidecinin imzası kontrol edilmeden çeke işlem yapılırsa, bu durumda bankanın keşideciye karşı sorumlu olacağını, davacının hasız fiil hukuki sebebine dayandığını, bu durumda müvekkili bankanın kusurunu, uğradığı zararı kusur ile zarar arasındaki illiyet bağını, işlemin hukuka aykırılığını ispatlamak zorunda olduğunu, fakat somut olayda haksız fiilin unsurlarının bulunmadığını, dava ve alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.22.07.2022 tarihli bilirkişi raporu özetle; Davaya konu keşidecisi ... ... olan, ... ... Şubesi'ne ait ... no.lu, 31.10.2018 keşide tarihli ve 8.680,00 TL tutarlı çekin, 05.11.2018 tarihinde yasal süresi içinde ibraz edildiği davalı ... A.Ş. ... Şubesi'nce, TTK 780. maddesi gereği zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı yönünden çekin incelendiği ve çekteki keşidecinin imzasının keşideciye ait olmadığı tespitinde bulunulduğu ve bu sebeple, çekin arkasına "İşbu çek üzerindeki imza hesap sahibine ait olmadığından, çek hakkında işlem yapılamamıştır." şerhi yazılarak hamiline çekin iade edildiği, davalı bankaca, çekteki keşideci imzasının hesap sahibine ait olmadığı gerekçesi ile çek işleme alınmamış olmakla birlikte, söz konusu çekin kayıp/çalıntı olup olmadığı ya da çekteki imzanın kendisine ait olup olmadığı konusunun, çek keşidecisine/hesap sahibine teyit ettirildiğine dair bir belge ya da beyanın dava dosyasında mevcut olmadığını, ayrıca çek keşidecisi ... ... tarafından .... İcra Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, ... Nöbetçi İcra Ceza Mahkemesi'ne sunulan 04.03.2019 tarihli savunma dilekçesinde; çekteki imzanın sahte ya da kendisine ait olmadığına yönelik bir beyanda bulunmadığını görüş ve beyan etmiştir.GEREKÇE:Dava, karşılıksız şerhi yazılmayan çek nedeniyle uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizden verilen 14/09/2022 tarih ve ... sayılı karara karşı taraf vekilleri tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/2135 Esas, 2025/1805 Karar sayılı kararı ile mahkememizin anılan kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, İstinaf ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada; davacı taraf, davasını kısmi dava olarak nitelendirmiş, çek bedeli 8.680,00 TL üzerinden eksik (maktu) harcı yatırmıştır.5941 sayılı Çek Kanunu'nun 3.(4)"...muhatap banka, ödeme için kendisine ibraz edilen çekin geçerliliği bakımından çekteki imzanın keşideciye ait olup olmadığını incelemekle yükümlüdür." TTK'nın 812/1 maddesinde, "sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zararın muhataba ait olacağı düzenlendiğinden, davalı bankanın ibraz edilen çeklerdeki imzaların keşideci imzaları ile uyumlu olup olmadığını inceleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Muhatap bir kusuru bulunmasa dahi sahte bir çeki ödemiş olmaktan kaynaklanan zarara katlanmak zorundadır."hükmünü haizdir.Davacı taraf, ciro edilen ibrazında davalı bankanın, çekteki keşideci imzalarının kendi kayıtları ile uyumlu olmadığı gerekçesiyle işlem yapılmadığı şerhi yazıldığını, bankanın karşılıksızdır işlemi yapmaması nedeniyle uğradığı maddi zararı talep etmektedir.Uyuşmazlığa konu çek incelendiğinde; 05/11/2018 tarihinde davalı bankaya ibraz edildiği, davalı bankanın çek üzerindeki imzanın hesap sahibine ait olmadığından, çek hakkında işlem yapılamadığına dair şerh düştüğü, çek keşidecisi ... ... tarafından .... İcra Ceza Mahkemesi'ne gönderilmek üzere, ... Nöbetçi İcra Ceza Mahkemesi'ne sunulan 04.03.2019 tarihli dilekçesinde; çekteki imzanın sahte ya da kendisine ait olmadığına yönelik bir beyanda bulunmadığı, davacının çek bedelini cirantaya ödediği ve çek bedeli için keşideci hakkında ....İcra Dairesi'nin 2018/... Esas sayılı dosyasından takibe geçtiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... sayılı dosyası talimatı ile ... İcra Müdürlüğü 2019/... dosya numarası ile 16/09/2019 tarihinde keşideci borçlu hakkında haciz işlemi uygulandığı, ancak haciz mahallinde haczedilen malların alacağı karşılamaya yetmediğinden tahsilat yapılamadığı, takip dosyasında borçlunun başkaca malvarlığı tespit edilemediği dolayısıyla keşideci borçlunun aciz halinde olduğu, çeke karşılıksız şerhi düşmeyen davalının, davacının zararından sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile 8.680,00 TL çek bedelinin 05/11/2018 ibraz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;1- Davanın KABULÜ ile 8.680,00 TL'nin 05/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince davacıdan alınması gereken 732-TL karar harcının davacıdan peşin alınan 791,30-TL harçtan mahsubu ile 59,30-TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iade edilmesine,3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 8.680-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 791,30-TL ilk gider, 1.004,80-TL bilirkişi ücreti ile tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.796,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı vekilinin e-duruşma ile yüzüne davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/07/2026Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*