Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, açık hesap ilişkisi ve garanti sözleşmesine dayalı itirazın iptali davalarına dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu verdiği karar.
Özet: Bu istinaf incelemesinde, ilk derece mahkemesinin mola yeri sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin asıl davayı kısmen, aynı sözleşmedeki garanti taahhüdüne dayalı birleşen davayı ise tam kabul ederek, yetki itirazını reddedip, davalıların ticari defterlerindeki iade faturasının ispatlanamadığı gerekçesiyle her iki davalının 378.464,67 TL alacaktan sorumlu olduğuna hükmederek icra inkar tazminatına karar vermesine karşılık; davacının işlemiş faiz talebinin reddi, davalıların ise kendi defterlerindeki iade faturasının dikkate alınmaması, görev/yetki itirazlarının haksız reddi ve garanti sözleşmesinin geçerliliği gibi hususlara ilişkin istinaf başvuruları değerlendirilmiştir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:.... -....

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO :...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....
ÜYE :....
ÜYE :....
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 09/12/2020
NUMARASI : ... E. .... K.
ASIL DAVADA;
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :....
VEKİLİ : Av. ...
BİRLEŞEN BURSA 1 ATM'NİN ...ESAS SAYILI DOSYASI;
DAVACI :...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av....
ASIL DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Açık Hesap İlişkisinden Kaynaklı)
B. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Garanti Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 09/01/2018
KARAR TARİHİ : 29/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2024
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2020 tarih, 2017/759 Esas, 2020/850 sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesi ile; taraflar arasında 01/02/2016 tarihinde imzalanan mola yeri sözleşmesi kapsamında müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, noter aracılığı ile gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, 384.336,06 TL alacağının tahsiline yönelik yapılan icra takibine davalının yetki ve borcun olmadığı nedenli haksız itiraz ettiğini belirterek Bursa 12. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe yönelik davalı itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin tebliğine rağmen davalı cevap dilekçesi sunmamış, aşamalardaki beyanında 2016 yılı Kasım ve Haziran aylarına ait fazladan faturalandırılan miktara yönelik düzenlenen 32.902,61 TL bedelli iade faturasının varlığı karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesi ile; asıl davaya konu sözleşmede davalının garanti veren olarak yer aldığını bu sebeple takibe konu borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek Bursa 12. İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası üzerinden 378.464,67 TL alacağının tahsiline yönelik takibe davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili tacir olmadığından yetki sözleşmesinin geçersiz olduğunu, takibin ve davanın yetkisiz icra daireleri ve mahkemede açıldığını, sözleşmede kefalete ilişkin şekil şartlarına uyulmadığından davalının garantör sıfatıyla sorumluluğunun da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı deliller ve alınan bilirkişi raporları uyarınca; sözleşmede yer alan yetki kaydı uyarınca yetki itirazını yerinde olmadığı, incelenen taraf ticari defter ve kayıtlarının 32.902,61 TL miktarlı iade faturası haricinde uyumluluk arz ettiği, söz konusu iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmadığından ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu ve her iki davalının 378.464,67 TL tutarındaki alacaktan davacıya karşı sorumluluğunun bulunduğu, asıl davada davacı takip öncesi işlemiş faiz talep etmişse de takipten önce ihtarnamenin davalı şirkete tebliğine ilişkin tebliğ şerhi ibraz edilmediğinden takip öncesi işlemiş faiz yönünden talep yerinde görülmemiş, alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilerek asıl davanın kısmen, birleşen davanın tam kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl davada davacı ve asıl ve birleşen dosya davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin cari hesap alacağına ilişkin ihtarname ile davalıyı temerrüte düşürmesine rağmen mahkemece işlemiş faiz talebinin reddi kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek asıl dava yönünden davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalılar vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkili tarafından kesilen 32.902,61 TL fiyat farkı faturasının kötü niyetle davacı tarafından kayıtlara işlenmediğini, davacı tarafın ispat yükünü yerine getirmediğini, bilirkişi raporu ile kayıtlar arasında fark bulunduğunun tespit edildiğini yerel mahkemenin eksik inceleme ile asıl dava hakkında karar verdiğini, birleşen dava yönünden ise, davaya bakan mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, yetki kaydının davalı gerçek kişiyi bağlamadığını, garanti sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşımadığını icra inkar tazminatı koşullarının gerçekleşmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Asıl dava; sözleşmeye dayalı açık hesap ilişkisinden kanaklı alacağa yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
Birleşen dava, garanti sözleşmesine dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle asıl davanın kısmen, birleşen davanın tam kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı, asıl ve birleşen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Somut olayda; davacı tarafından Bursa 12. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı şirket ile imzalanan 01/03/2016 tarihli "Mola Yeri Sözleşmesi" kaynaklı açık hesap ilişkisi bakiye alacağı olarak 378.464,07 TL asıl alacak, 5.871,39 TL işlemiş faiz alacağı nedenli takip yapıldığı, davalının süresi içerisindeki yetkiye borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, Bursa 12. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası üzerinden ise davacı tarafından davalı gerçek kişi aleyhine "Mola Yeri Sözleşmesine" garantör olunması nedeniyle sözleşmeden kaynaklı 378.464,07 TL asıl alacak nedenli takip yapıldığı, davalının süresi içerisindeki yetkiye ve borca itirazı üzerine takibin durdurulduğu, eldeki asıl ve birleşen davanın davalıların itirazlarının iptali istemine yönelik açıldığı anlaşılmıştır.
1-Asıl davaya yönelik davacı istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de;
Davacı asıl davaya konu takipteki işlemiş faiz miktarına yönelik istemin reddine yönelik yerel mahkeme kararının hatalı olduğu nedenli istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilafa konu takip alacağının açık hesap ilişkisinden kaynaklandığından takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için temerrüt ihtarı şartının sağlanması gerekir. Davacı tarafından ihtarname ile temerrüt gerçekleştiği ileri sürülmüş ise de, ihtarnamenin tebliğine ilişkin evrakın yargılama sırasında sunulmadığı gibi getirtilmesine yönelik talepte de bulunulmadığı, istinaf aşamasında dahi sunulmadığı bu nedenle mahkemece işlemiş faiz talebinin reddi kararının isabetli olduğu anlaşılmıştır.
2-Asıl davaya yönelik davalı istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de;
6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür. Bu itibarla, her iki taraf kayıtlarının 32.902,61 TL miktarlı davalı tarafından düzenlenen fiyat farkı nedenli iade faturası dışında birbiri ile uyum arz ettiği incelenen taraf ticari defter ve kayıtları ile sabittir. İhtilafa konu iade faturası davacı ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu durumda iade faturasına konu hizmetin verilmediğinin davalı tarafından ispatı gerekmekte olup davalı tarafından ispat koşulu sağlanmadığından ayrıca alacak faturalara dayalı açık hesap ilişkisine dayalı olduğundan likit nitelikli alacak sebebiyle takibe itirazında haksız olan davalı aleyhine İİK'nın 67/2 maddesine göre icra inkar tazminatına karar verilmesinde de isabetsizlik görülmediğinden davalının kabul edilen miktara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
3-Birleşen davaya yönelik davalı istinaf başvurusu yönünden yapılan inceleme de;
Davaya konu "Mola Yeri Sözleşmesi" davacı ile asıl dosya davalısı şirket arasında imzalanmıştır. Davacı lehine kişisel güvence veren davalı gerçek kişi olup, lehine garanti verdiği şirketin ortağıdır. Garanti sözleşmesi asıl borç ilişkisinin tarafı olmayan üçüncü kişilerce, alacaklıya şahsi teminat (güvence) verilmesi hallerinden birisidir. 6098 sayılı TBK'nın 603. maddesinde "Kefaletin şekline, kefil olma ehliyetine ve eşin rızasına ilişkin hükümler, gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır." hükmü yer almaktadır. Söz konusu bu düzenleme uyarınca gerçek kişilerce, kişisel güvence verilmesine ilişkin başka ad altında diğer sözleşmelere de kefaletin şekline, ehliyete, eşin rızasına ilişkin hükümlerin aynen uygulanacaktır.
Bu itibarla, birleşen davaya konu garanti sözleşmesinin geçerliliği için TBK'nın 584/3 maddesine göre davalının şirket ortağı olması sebebiyle eş rızası dışındaki koşulları taşıması gerekmektedir. Davaya konu kişisel teminat içeren belgede garanti edilen azami miktarın yer almadığı sabittir. Bu halde, taraflar arasında geçerlilik koşullarını taşıyan garanti sözleşmesinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda davalının garanti veren olarak yer aldığı sözleşmenin tarafları tacir ve sözleşmenin ticari niteliği gereği davalı garanti veren hakkında 6102 sayılı Yasa'nın 7. maddede yer alan teselsül karinesi gereği HMK'nın 17. maddesi dikkate alınarak sözleşmede kararlaştırılan yetki şartının uygulanması gerekmekte ise de; yukarıda belirlenen şekilde davalının garanti sözleşmesinin hukuken geçerlilik taşımadığı anlaşılmıştır. Bu itibarla teselsül karinesinin birleşen davaya uygulanamayacağı, yetki sözleşmesinin geçerliliği için gereken tacir olarak tanımlanan kişi unsurunun davalı gerçek kişi yönünden de sağlanmaması nedeniyle yetki kaydının davalıyı bağlamayacağı anlaşılmıştır.
Davalı takibe yönelik itirazında icra dairesinin yetkisine itirazla birlikte yetkili icra dairesinin ikametgahının bulunduğu yer olan Ankara İcra Dairesi olduğunu belirtmiştir. Yetkili icra dairesinde mevcut bir takip bulunması itirazın iptali davası için özel dava şartıdır. Bu itibarla mahkemece yukarıda belirtilen nedenlerle davalı borçlu tarafından süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz gözetilerek Bursa İcra Dairelerinin takip tarihi itibariyle yetkisiz olması nedeni ile itirazın iptali davası açılabilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunması dava şartı olduğundan HMK'nın 114/2 ve 115/2. madde hükümleri uyarınca birleşen davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esasa ilişkin hüküm tesisi yerinde görülmemiştir.
Bu nedenlerle; davacı ve davalının asıl davaya yönelik istinaf başvurularının (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle esastan reddine, birleşen davaya yönelik davalı istinaf başvurusunun (3) nolu bentte açıklanan nedenle kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından Dairemizce asıl davaya ilişkin hüküm aynen korunarak birleşen dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı ve davalının asıl davaya yönelik istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Birleşen davaya yönelik davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
3-Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/12/2020 tarih, ... Esas, 2020/850 sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına;
Buna göre;
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin..... Esas sayılı asıl davası yönünden;
a-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bursa 12.İcra Müdürlüğünün 2017/895 sayılı takip dosyasında davalının ödeme emrine itirazının kısmen iptaline,
Takibin 378.464,67 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki faiz kayıtları ile birlikte devamına,
378.464,67 TL'nin %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine,
b-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 25.852,92 TL harçtan başlangıçta alınan 6.563,50 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 1.921,68 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 17.367,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineyi irat kaydına,
c-Davacı tarafça yapılan 6.594,90 TL harç, 1.264,70 TL yargılama gideri toplam 7.859,60 TL'nin kabul ret oranına göre 7.739,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
d-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 34.942,53 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
e-Davalı SF Müzik Yapım Gıda Turizm İnşaat Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Birleşen Bursa 1 Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas Sayılı Dosyası yönünden;
a-HMK'nın 114/2 ve 115/2. madde hükümleri uyarınca birleşen davanın USULDEN REDDİNE;
Davalı davaya konu takipte haksız ise de; kötüniyetli olduğu sabit olmadığından davalının tazminat talebinin REDDİNE
b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ilam harcından peşin alınan 4.570,92 TL'nin mahsubu ile bakiye 4.143,32 TL'nin karar kesinleştiğinde istek halinde davacıya iadesine,
c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerilerinde bırakılmasına,
d-Davalı Berrin Canpolat kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Berrin Canpolat'a ödenmesine,
e-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
4-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına
b-Asıl davaya yönelik; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 25.852,92 TL istinaf karar harcından peşin alınan 6.470,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 19.382,92 TL harcın asıl dosya davalısından alınarak hazineye gelir kaydına
c-Birleşen davaya yönelik; davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,
d-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
e-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama gideri yapılmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
f-6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
......
Başkan
..........
e-imza
.........
Üye
........
e-imza
..........
Üye
.........
e-imza
.......
Katip
.........
e-imza