İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, ticari fuar katılım sözleşmesinden kaynaklanan alacak için açılan itirazın iptali davasında COVID-19un mücbir sebep teşkil edip etmediği hususundaki istinaf kararı.
Özet: Taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesi kapsamında davacının organizasyon hizmetlerini yerine getirmesine rağmen, davalının COVID-19 salgınını mücbir sebep göstererek fuara katılımı iptal edip kalan ödemeyi reddetmesi üzerine, davacının başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, bilirkişi incelemesi ve ticari defter kayıtlarına dayanarak davacının sözleşmedeki edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini ve davalıdan bakiye alacaklı olduğunu tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/441
KARAR NO: 2026/713
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/01/2022
NUMARASI: 2020/568 Esas - 2022/8 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ: 13/05/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında fuar katılım sözleşmesi düzenlendiği, davalı tarafın sözleşme kapsamında müvekkil şirkete 43.151 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının sözleşme ilişkisini kabul ederek sözleşmenin ödeme planında belirtildiği şekilde 06.02.2020 tarihinde müvekkil şirkete 8.630,20 TL ödeme yaptığını, ancak davalı tarafından gönderilen ....noterliğinin 06/03/2020 tarihli ...yevmiye sayılı ihtarname ile fuara iştirak edilmeyeceğinin beyan edildiğini, ihtarnamenin davacı şirkete fuardan yanlızca bir gün önce 10/03/2020 tarihinde tebliğ olunduğunu, aynı gün davalıya fuara katılması gerektiği aksi halde sözleşme bedelinin tamamından sorumluluğunun devam edeceğinin ....noterliğinin ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile gönderildiğini, davalının kendi kusuru ile fuara katılmamış olmasının fuara katılım sözleşmesi gereği davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından fuar katılım bedelinden sorumluluğunun da devam edeceğini, sözleşmenin 21.maddesi hükmüne göre davalı sözleşme bedelinin tamamından sorumlu olduğundan bakiye 34.520,80 TL borcu bulunmasına rağmen davacı şirkete ödemediğini belirterek sebeplerle davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin herhangi bir borcu bulunmadığını, her ne kadar taraflar arasında 30/01/2020 tarihinde fuar katılım sözleşmesi akdedilmiş ise de, COVID-19 hastalığının yarattığı tehlike ve riskler nedeniyle fuara davalı şirket tarafından katılım söz konusu hastalık ile mücadele ve tedbir kapsamında mümkün olamayacağından mücbir sebebin varlığı nedeniyle keşide edilen ....Noterliğinin 06/03/2020 tarih ...yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, faturaya itiraz edilmemesinin alacağın varlığına delalet etmeyeceğini, nitekim keşide edilen ....Noterliğinin 22/06/2020 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davalı şirket adına alınmayan hizmete ilişkin düzenlenen 43.151,18 TL bedelli faturaya itiraz edilerek ilgili faturanın davacı şirkete iade edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının usulüne uygun olarak tutulan delil vasfına haiz ticari kayıtlarına göre davacının, davalıdan 06/02/2020 tarihinde 8.630,20 TL avans aldığı ve davalı tarafa borç olarak işlediği, davacının davalıya 14/03/2020 tarihli...... Fuarı Katılım Bedeli açıklamalı toplam 43.151,18 TL bedelli e-fatura düzenlediği ve ticari defterlerine alacak olarak işlediği, buna göre davacının davalıdan 34.520,98 TL alacaklı olduğu, davalının delil vasfına haiz ticari defter ve kayıtlarına göre ise davacı tarafa 06/02/2020 tarihinde 8.630,20 TL avans verdiği ve ticari defterlerine işlediği, davacı tarafından düzenlenen 43.151,18 TL e-faturanın davalı ticari defterlerine işlenmediği, ....Noterliğinin 22/06/2020 tarih ...yevmiye sayılı ihtarnamesi ile faturanın davacıya iade edildiği, davalı defterlerine göre davalının davacıdan 8.630,20 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 30/01/2020 tarihinde 11-13 Mart 2020 tarihinde gerçekleşecek olan ... Fuar ve Konferansı etkinliği düzenlenmesi konulu protokol, yönetmelik ve bütçe kabul edilerek karşılıklı olarak imzalandığı, davacının fuar organizasyonu için gerekli olan ilk elden veya taşeronlar vasıtasıyla davalı için fuar alanı kısa süreli stand alanını hazırladığı, fuar alanına iştirak eden katılımcıların reklam çalışmalarını yaptığı, davalının fuar etkinlik alanı için rezervasyon yaptığı, rezervasyon yapılan herhangi bir faaliyet, herhangi bir kişi veya kuruma kiralama ve satış olamayacağı, taraflar arasındaki sözleşme ile taahhüt altına alındığı, davalının keşide ettiği ....Noterliğinin 06/03/2020 tarih ...yevmiye sayılı ihtarname ile sözleşmeyi tek taraflı olarak Covıd 19 salgını nedeniyle feshettiği, davacı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiği, davacı tarafından düzenlenen fatura içeriğinin sunulan hizmet ile uyumlu olduğu, her ne kadar davalı taraf mücbir sebeple sözleşmeyi feshettiklerini beyan etmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme 30/01/2020 tarihli olup söz konusu tarihte covid-19 salgınının başladığı ve Avupa'yı etkisi altına aldığı ancak Türkiye'de henüz vaka görülmediği,
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi (küresel salgın) ilan edilen Coronavirüs (covid-19) hastalığının ülkemizde resmi açıklama ile ilk olarak 13 Mart 2020 tarihinde görüldüğü, sözleşme tarihi ve sözleşmeyle belirlenen fuar katılım tarihinde pandeminin etkisinin henüz dünyada ve ülkemizde tam olarak hissedilmediği, düzenlenecek fuarlara tedbiren yasaklama geleceği hususunda henüz bir gelişme olmadığı, davalının ihtarnamesinin ise 06/03/2020 tarihinde gönderildiği ve davacıya 10/03/2020 tarihinde ulaştığı, anılan tarihte Türkiye'de vaka görülmediğinden resmi makamlarca alınan idari bir tedbir kararı da bulunmadığı, somut olay yönünden Covid-19 salgının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, nitekim fuarın belirlenen tarihte gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Her iki tarafın tacir olduğu ve tacir olmanın yükümlülüklerinden birisinin de basiretli davranmak olduğu nazara alındığında davacının sübut bulan davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, kabul edilen miktar likit ve belirlenebilir olduğundan (emsal için bknz. Yargıtay 19. H.D. 2016/5503 E. 2017/3917 K. Sayılı ilamı) kabul edilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatiyle neticeden aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle,
"Davanın KABULÜ ile, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin takip talebindeki kayıt ve şartlarla aynen DEVAMINA, İİK'nin 67/2 maddesi gereği hükmedilen asıl alacak tutarının (34.520,80-TL) %20'si oranında olmak üzere 6.904,16-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bu tutarın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine.." karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde;davalı şirketin pandemi nedeniyle 06.03.2020 tarihinde noter aracılığıyla sözleşmeyi feshettiğini, feshin yapıldığı tarihte Türkiye'de henüz resmi bir vaka açıklanmadığından bu hususun mücbir sebep sayılamayacağının belirtildiğini, salgının etkilerinin sadece resmi vaka açıklanmasıyla başlamadığını, o tarihlerde uluslararası organizasyonlara katılmanın iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi riskler taşıdığını, sözleşme tarihinde denk gelen 16 Mart'ta okulların tatil edildiğini, 11-13 Mart tarihlerinde kalabalık bir fuar alanında stant açmanın güvenli olmadığını, olayın öngörülemez olması, davalının kusurundan kaynaklanmaması ve borcun ifasının imkansız hale gelmesinin eldeki davada gerçekleştiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, taraflar arasında düzenlenen fuar katılım sözleşmesinden kaynaklı, fuar katılım bedelinin davalıdan tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının, 14/03/2020 tarihli faturadan kaynaklı stand bakiye alacağı dayanak kılınmak suretiyle 34.520,80 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalı borçlu şirket vekili, yasal süre içerisinde borca itiraz ettiği, davacının ise, İİK 67. madde gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde itirazın iptali davasını açıldığı anlaşılmıştır.
30/01/2020 tarihinde taraflar arasında 11-13 Mart 2020 tarihinde gerçekleşmesi planlanan ... ... Fuarı ve Konferansı'na ilişkin olarak Katılım Sözleşmesi düzenlenmiştir. Fuara katılan kuruluş olarak davacı şirketin ünvanının yazılı olduğu, fuar katılım bedelinin KDV dahil 43.151,00 TL belirtildiği tespit edilmiştir.
Düzenlenen bilirkişi raporunda,
davacı şirket çalışanları için zaman, mesai, emek harcanması dosya kapsamından anlaşıldığı, davacı ...A.Ş. ile davalı .... A.Ş. şirketi ile arasındaki sözleşme ile karşılıklı mutabık kalınmak suretiyle (Anlaşma) anlamına geldiği rezervasyon yaptığı,(Yer-Mekan) ayırdığı, davacı ...A.Ş.’nin fuar alanı sahibine kısa süreli kiralama bedelini ödediği, taraflar arasında akdedilen sözleşme’ye istinaden rezervasyon durumunu oluşturduğu ve bu durumda davacı şirketinin fuar organizasyonu için sözleşmeye dair rezervasyonu sağlanan alan için stand kiralama bedelini alma hakkına sahip olduğu, fuar etkinliğinin gerçekleşme tarihi ve davalının sözleşmeyi feshetme tarihleri esas alındığında covid-19 salgının mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, davacı tarafından davalı taraf adına düzenlenen fatura içeriğinin sunulan hizmet ile uyumlu olduğu, davalı tarafından, davacı tarafın düzenlemiş olduğu 14.03.202 tarihli ... sıra numaralı “... FUARI KATILIM BEDELİ” açıklamalı toplam 43.151,18 TL. bedelli e-faturayı ticari defterlerine işlemediği, .... Noterliği 22 Haziran 2020 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarname ile faturayı davacı tarafa iade ettiği, tarafların incelenen ticari defter kayıt ve belgelerine göre, davacının 16.06.2020 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 34.520,98 TL. alacaklı olduğu, davacının takip dosyası ile 34.520,80 TL. alacak talebinde bulunduğu, davacı tarafın icra takip dosyası ile takip tarihine kadar işlemiş faiz alacak talebi bulunmadığı için, faiz hesabı yapılmadığı belirtilmiştir.Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş ve davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
Cevap dilekçesinde, davalının mücbir sebep nedeniyle katılım sağlayamadığı belirtildiğinden öncelikle mücbir sebep koşullarının gerçekleşip/gerçekleşmediği üzerinde durulması gerekmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(19)11-58 E. 2022/40 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, sözleşmenin kuruluşundan sonra tarafların sözleşme ile düzenledikleri menfaatlerini etkileyen durumlarda değişiklik (“önemli değişiklik”) olabilir. Sözleşme içeriği (sözleşme muhtevası) ve önemli değişiklikler arasındaki uyumsuzluk sözleşme riski olarak adlandırılır (Antalya, Osman Gökhan: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. III, İstanbul 2018, s. 359). Maddi imkânsızlık niteliğinde olan ve Türk Hukuk Lûgatı’ndaki tanıma göre öngörülemeyen ve bunun sonucu olarak önlenemeyen, giderilmesi olanağı bulunmayan ve bir dış etkiden ileri gelen mücbir sebep (zorlayıcı neden) bir yönüyle sözleşme riski sorunudur. Zira, mücbir sebep sürekli nitelikteyse borcun ifası imkânsızlaşır ve borçlunun sorumlu olmadığı sonraki imkânsızlık (TBK m. 136) meydana gelir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop s. 1003). Bu hâlde taraflar arasında risk dağılımı yapılması gerekir. Bir başka deyişle, mücbir sebebin meydana getirdiği ifa imkânsızlığına kimin katlanacağı belirlenmelidir (Serozan, Rona: İfa, İfa Engelleri, Haksız Zenginleşme (Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bolum C.3), İstanbul 2016, §15 N.4).
Mücbir sebebin en önemli unsuru kaçınılmazlık unsuruna değinmek gerekirse; mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlâline sebep olmalıdır. Kaçınılmazlık, objektif ve mutlak bir kavramdır. Sözleşmeye bağlılık ilkesine göre, sözleşmenin tarafları dürüstlük kuralı (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m. 2/1) gereği borçlarını ifa etmek için gerekli her tür çabayı göstermelidir. Mücbir sebepte, mevcut her türlü tedbirin alınmasına ve her türlü imkân ve araca rağmen mücbir sebebin doğurduğu sonuçlar önlenememektedir (Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 539).İfa imkansızlığı ise, TBK'nın 136. maddesinde düzenlenmiş olup, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsız olmasını ifade etmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 136/1. Maddesinde; "Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa, borç sona erer." hükmüne yer verilmiştir.
Somut davada ise, davacının, davalı ile 30/01/2020 tarihinde sözleşme imzaladığı, fuar tarihinin 11-13 Mart 2020 dönemine ilişkin olduğu, dosyada yer alan bilgilerden 05-08 Mart 2020 dönemine ilişkin olarak düzenlenen uyuşmazlık konusu olmayan ancak yakın tarihlerde yapılan ........Fuarının yoğun bir katılım ile gerçekleştiği, davalının fuara katılamayacağını bildirir ihtarnamesinin düzenlenme tarihinin 06/03/2020, davacıya tebliğ tarihinin 10/03/2020 olduğu tespit edilmiş edilmiştir.
Davalının fuara katılamayacağını bildirdiği tarihte Covid-19 salgını nedeniyle ülkemiz ile ilgili henüz karantinaya alınma kararının bulunmadığı nazara alındığında, davacının 43.151,18 TL faturadan, davalı tarafça yapılan 8.630,20 TL' lik ödemenin tenzili ile bakiye 34.20,98 TL yönünden alacaklıdır. İş bu nedenle takip talebi ile tahsili talep edilen 34.520,80 TL bedelle ilgili olarak davanın kabulüne dair karar verilmesinin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 670,22 TL'nin mahsubu ile bakiye 61,78 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın taraflara ilk derece mahkemesince iadesine,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/05/2026