Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Kara Avcılığı Kanununa muhalefetten kesilen idari para cezasına yapılan itirazın reddi üzerine hükmedilen vekalet ücretine dair kanun yararına bozma istemini, kişisel hak niteliğinde olması sebebiyle reddetti.
Özet: Yargıtay, Kara Avcılığı Kanununa aykırılık nedeniyle verilen idari para cezasına yapılan itirazın alt mahkemece reddedilmesi üzerine, kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla Adalet Bakanlığı tarafından istenen kanun yararına bozma talebini, vekalet ücreti gibi şahsi hak niteliğindeki konularda kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği yönündeki yerleşik içtihadına dayanarak esastan incelemeksizin reddetmiştir.
7. Ceza Dairesi         2023/17052 E.  ,  2026/6267 K.
"İçtihat Metni"

HÂKİMLİĞİ : Zara Sulh Ceza Hâkimliği
SAYISI : 2022/163 Değişik iş
KABAHAT : 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na muhalefet
İNCELEME KONUSU
KARAR : Başvurunun reddi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu'na aykırı davranmak eyleminden kabahatli ... hakkında Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü Sivas Şube Müdürlüğünün 18.07.2022 tarihli ve 6300842 sayılı idarî para cezası karar tutanağı ile uygulanan 685,00 Türk lirası idarî para cezasına yönelik başvurunun Zara Sulh Ceza Hâkimliğinin 28.11.2022 tarihli ve 2022/163 değişik iş sayılı kararıyla reddine ve kararına itiraz edilen kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine 1.370,00 Türk lirası vekâlet ücretine hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.07.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88644 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/88644 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “... Zara Sulh Ceza Hâkimliğinin 28/11/2022 tarihli kararının hüküm kısmının 1. fıkrasında muterizin .... olarak belirtilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 16/05/2022 tarihli ve 2022/2612 esas, 2022/9433 karar sayılı ilâmında "... hakkında uygulanan idari para cezasının iptali için 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 27. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurusu reddedilen muteriz aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, muterizin yapmış olduğu başvurunun reddedilmesi durumunda bu red kararına karşı anılan Kanunun 29. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulması ve bu itirazının da reddedilmesi gerektiği, aksi kabulün Kanunun kabul ve sistematiğine aykırı olacağı gibi hak arama özgürlüğünün de önüne geçeceği, somut olayda, muteriz tarafından idari para cezasının kaldırılması için yapılan başvurunun reddine dair verilen kararın, karara konu idari para cezasının miktarı itibarı ile kesin olduğu ve muteriz aleyhine 755,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş.... kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, ..." belirtildiği üzere, başvurunun reddine dair karara karşı muteriz tarafından itiraz edilmiş olması durumunda vekalet ücretine hükmedilebileceği, aksinin kabulünün Kanun'un kabul ve sistematiğine karşı olacağı gibi, hak arama özgürlüğünün önüne geçileceği cihetle, yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesinde,
Kabule göre de,
Her ne kadar Zara Sulh Ceza Hâkimliğince kendisini vekil ile temsil eden kurum lehine 1.370,00 Türk lirası vekalet ücretine hükmedilmiş ise de; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza davalarında ücret” başlıklı 14. maddesinin 2. fıkrasında yer alan, “Ceza hükmü taşıyan özel yasa, tüzük ve kararnamelere göre yalnız para cezasına hükmolunan davalarda tarifeye göre belirlenecek avukatlık ücreti hükmolunan para cezası tutarını geçemez.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, söz konusu ücretin itiraza konu para cezasının miktarı olan 685,00 Türk lirasından fazla olamayacağının gözetilmemesinde, isabet görülmemiştir.'' yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 309-310.maddelerinde düzenlenen “Kanun Yararına Bozma” olağanüstü kanun yollarındandır. Kanun yararına bozma müessesesinin konusunu oluşturabilecek kanuna aykırılık halleri, olağan kanun yolu olan temyiz nedenlerine göre daha dar ve kısıtlı tutulduğunda kesin hükmün otoritesi korunmuş olur. Bu yola, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilebilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir. Ülke sathında uygulama birliğinin sağlanması ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi amacıyla kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir. 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında da belirtildiği üzere, kabul edip etmemenin hâkim veya mahkemenin takdirine bağlı olduğu istekler hakkında verilen kararlar ile kanıtların değerlendirilmesine ve şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı; bu itibarla şahsî hak niteliğindeki vekâlet ücretine ilişkin kanun yararına bozma isteminin yerinde olmadığı belirlendiğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Hâkimliğine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.