İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesindeki ticari hizmet sözleşmesinden doğan fatura alacağı itirazın iptali davasında, tarafların iddiaları ve bilirkişi incelemesi devam ediyor.
Özet: Ticari hizmet sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine borçlunun itiraz etmesi üzerine, alacaklı itirazın iptali davası açarak, sözleşmeden kaynaklı mal ve hizmet sağladığını, faturaya süresinde itiraz edilmediği halde ödeme yapılmadığını iddia etmiştir; borçlu ise, konkordato süreci, ticari ilişki ve sözleşme yokluğu, zamanaşımı, hizmetin ifa edilmediği ve faturanın tek taraflı düzenlendiği gerekçeleriyle davanın reddini savunmuştur; mahkeme, takibin ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığını, taraflar arasında arabuluculukta anlaşma sağlanamadığını ve dosyanın mali müşavir bilirkişi incelemesinde olduğunu belirtmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/665 KARAR NO : 2026/652DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 29/07/2025KARAR TARİHİ : 02/07/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşme uyarınca 31.12.2024 tarihli fatura kapsamında mal ve hizmet sağlandığını, müvekkilinin sözleşmeden doğan tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın teslim edilen faturalar karşılığında ödeme yapmayı kabul ettiğini, yasal süresi içerisinde faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığını, buna rağmen sözleşme konusu ödemelerin gerçekleştirilmediğini, alacağın tahsili amacıyla ----. İcra Dairesi ------. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiğini, davalının icra dosyasına sunduğu dilekçe ile borca, ferilere ve faiz miktarına haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının ticari defterlerinde faturanın işlenmemiş olması veya hizmete itiraz edilmesi durumunda müvekkil şirket bilgisayarları, ilan veritabanı, ilan log kayıtları, kullanıcılar sayfası ve firma log-in kayıtları üzerinde mahkemece verilecek yerinde inceleme yetkisi ile bilirkişi marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde hizmetin sağlandığının tartışmasız olarak ortaya konulacağını, davalının kendi ticari defterlerine kaydettiği fatura kapsamındaki malları almış olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, takip tarihi itibarıyla sözleşmeler, faturalar ve cari hesap dökümü ile sabit ve likit bir alacak bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamına, davalı borçlu aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil şirketin konkordato sürecinde bulunduğunu, konkordato süresi içinde icra takibi yapılamayacağını ve yapılmış takiplerin durduğunu, konkordato mühleti içerisinde borçlunun tasarruf yetkisinin sınırlandırıldığını,---Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyanın celbinin gerektiğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkil şirket ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının tek taraflı düzenlediği faturalara dayanarak alacak iddiasında bulunduğunu, herhangi bir delil ibraz edilmediğini, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın malın teslim edildiği anlamına gelmediğini, işin yapıldığının ispatlanması gerektiğini, faturanın deftere kaydının taşımanın gerçekleştiğine dair karine teşkil ettiğini ancak aksinin ispatının mümkün olduğunu, taraflar arasındaki temel ilişkide edimin yerine getirilip getirilmediği hususunda ispat yükünün davacıda olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca fatura düzenlenmesi için taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin şart olduğunu, taraflar arasında yazılı veya sözlü bir sözleşme bulunmadığını, faturaya itiraz edilmemesinin sözleşme ilişkisinin varlığını göstermediğini, davacının malın teslimine ilişkin hiçbir belge sunmadığını, müvekkilin davacıdan aldığı bir hizmet bulunmadığını, alınmayan ürün veya hizmet bedelinin fatura edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile davacının fatura alacağı sebebiyle davalı aleyhine başlattığı icra takibini davalı tarafça yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Dosyamız arasına alınan ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde takibin 31/01/2025 tarihinde başlatıldığı davalının süresinde 03/02/2025 tarihinde takibe itiraz ettiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Davacının; borçlu tarafından yapılan itirazın davacı-alacaklıya tebliğinden itibaren İİK.nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık süre içerisinde mahkememize davayı açtığı anlaşıldığından, açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Dosya mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilerek aldırılan 06/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılları ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda Davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m. 64, 66, V.U.K. M. 220-226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak 19.645,20 TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı şirketin Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi'nce hesap edilebileceği sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin raporunu mahkememize sunmuştur. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede;davacı ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisinin olduğu, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının defterlerine göre, davalı şirketten 19.645,20 TL alacağının olduğu, davalının verilen süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği, HMK'nın 222/3. maddesinde şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiğinin belirtildiği, davalının defterlerini ibraz etmemesi karşısında davacının, usulüne uygun defter kayıtları ile alacağının ispatlandığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatı verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davanın KABULÜ ile Davalının ---İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazıların iptaline takibin 19.645,20 TL asıl alacak üzerinden devamına asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına Alacak likit olduğundan asıl alacağın %20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.341,96-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 726,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 19.645,20-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 105,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.335,80TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---- Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 4.600,00-TL ücretin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.