Organize Sanayi Bölgesindeki taşınmazın yeniden tescili sonrası hesaplanan arsa ve inşaat bedelinin yetersizliği iddiasıyla açılan tazminat davasında, eksik inceleme ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu nedeniyle ilk derece kararının bozulması.
Özet: Davacı şirketin organize sanayi bölgesinde yatırımını tamamlayamadığı taşınmazın kanunen davalıya geri tescil edilmesi sonrası ödenen arsa ve inşaat bedelinin hatalı ve eksik hesaplandığı iddiasıyla açtığı tazminat davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin davayı reddetmesi üzerine, Yargıtay, davacıya yapılan ödemenin ilgili yönetmelik kriterlerine uygunluğunun, emsal taşınmazların rayiç bedeliyle kıyaslanmasının ve taraf denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak eksik incelemenin giderilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
3. Hukuk Dairesi         2025/3788 E.  ,  2026/1182 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/545 E., 2025/1478 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/142 E., 2023/730 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalı ... sınırları dahilinde kalan 1 54... nolu parselde kain 13.916,12 m²'lik taşınmazın, müvekkili şirket tarafından davalı ...'den tahsis sözleşmesi ile satın alınarak üzerine fabrika inşaatına başlandığını, ancak ekonomik sıkıntılar nedeniyle inşaatın tamamlanamadığını, bunun üzerine ... sayılı Kanunun 60. maddesinin geçiçi 15. maddesinin 1. fıkra hükmü uyarınca taşınmazın davalı ... adına tescil edildiğini, hesaplanan 555.771,42 TL arsa bedeli ile birlikte arsa üzerindeki inşaat bedeli olarak 411.840,00 TL'nin müvekkilinin belediyeye ve ...'ye olan borçları mahsup edildikten sonra ödendiğini, ancak tespit edilen arsa bedelinin çok düşük ve hatalı olduğunu, bu rakamın nasıl bulunduğu ve hesaplandığı açıkça denetime ve itiraza elverişli bir açıklama ve rapor ile belgelenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL'nin, zararın doğum tarihi olan tescil tarihinden itibaren işleyecek kamu alacağı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu işlemde açıkça hukuka aykırılık bulunmadığını, ... alanının büyümesi ve yatırımlar yapılmasını temin için daha önce yapılan bir dizi "kamulaştırma" işlemlerine karşı açılan davalarda da İdare Mahkemesince davaların reddi yönünde karar verildiğini ve ...'nin yaptığı işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazın organize sanayi bölgesinde olduğu, tapu kayıtlarına göre 01.09.2006 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davacı tarafından bir yatırım yapılmadığı gibi başka bir yatırımcıya da taşınmazın devrinin yapılmadığı, davalı tarafından yapılan tescil işleminde ... sayılı Kanunun 60. maddesinin geçici 15. maddesi kapsamında herhangi bir hukuka aykırılığın olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça ödenen bedelin 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun geçici 15/1 maddesi kapsamında Maliye Bakanlığı tarafından yeniden değerleme oranlarına göre güncellenmesi sonucu elde edilen tutar ve inşaat bedelinin, kamu borcu sebebiyle yapılan haciz kesintileri mahsubu sonrası davacıya ödendiği, İlk Derece Mahkemelerince verilen red kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve denetime elverişli olmadığını, re'sen tescil işleminin mülkiyet hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tescil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının edimlerini yerine getirememiş olması nedeniyle adına kayıtlı taşınmazın yeniden davalı ... adına tescil edildiğini, ancak arsa ve taşınmazın üzerindeki yapının bedelinin hesaplaması yapılırken hataya düşüldüğünü, hangi kriterlerin dikkate alındığının dahi davalı tarafından açıklanmadığını ve kendilerinin bu şekilde zarara uğradığını iddia ederek eldeyi davayı açmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyet raporunda ise; emsal taşınmazlar için rayiç bedel tespit edilmiş fakat davacıya ait arsa ve üzerindeki yapı için davalı tarafından Organize Sanayi Bölgeleri Uygulamaları Yönetmeliğine göre yapıldığı iddia olunan bedelle kıyaslanması açısından herhangi bir tespitte bulunulmamıştır. Davacının bilirkişi heyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu da görülmektedir.
Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince; davacıya yapılan ödemenin Yönetmelikteki kriterlere uygun olup olmadığı, emsal taşınmazlarla rayiç bedel durumu da göz önünde bulundurularak açık bir şekilde tespit eden, davacının itirazlarını karşılayan, taraf ve Yargı denetimine elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.