Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin, ticari satımdan kaynaklanan alacak ve bono ihtilafını inceleyen itirazın iptali davası istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, taraflar arasındaki ticari satıştan kaynaklanan cari hesap alacağı ihtilafını incelemekte olup, davacının davalıya ciro ettiği bonoların bedellerini ödediğini ve davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürmesi, davalının ise davacının bonoyu tam ödemediğini ve kendisinin alacaklı olduğunu iddia etmesi üzerine ilk derece mahkemesinin yaptığı değerlendirmede, sunulan deliller ve ticari defter kayıtları doğrultusunda, davacının davalıdan 3.377,53 TL alacaklı olduğuna hükmederek davalının icra takibine itirazını bu miktar üzerinden kısmen iptal etmesi ve icra inkar tazminatına karar vermesiyle sonuçlanmış, her iki tarafın da bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu bir dosyadır.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2021/999 KARAR NO : 2024/572T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNUMARASI : ... Esas, .... KararKARAR TARİHİ : 14/01/2021DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... [16836-38386-13244] UETSDAVALI : ... (...) ...VEKİLİ : Av. ... [16454-54048-34888] UETSDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 01/04/2024KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2024Davacı ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, müvekkilinin davalı taraftan 12.940,01 TL bedelli ve 38.590,47 TL bedelli olmak üzere toplam 51.530,47 TL bedelli mal aldığını ve teslim edilen mallara karşılık düzenlenen faturalara ve devam eden ticari ilişkiye binaen cari hesaba işlenmek üzere 31/03/2018 vade tarihli, 19.000 USD bedelli ve 05/05/2018 vade tarihli 6.000 USD bedelli olmak üzere iki adet bononun davalıya ciro edilerek teslim edildiğini, bono bedellerinin davalıya ödendiğini, bono bedellerinin ödeme günündeki kur üzerinden hesaplandığında Türk Lirası olarak değerinin 93.500 TL olup müvekkilinin davalıdan 41.969,53 TL alacaklı olduğunu, ödenmeyen cari hesap bakiye alacak bedelinin tahsili amacıyla Bursa 14. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli ve haksız itirazı nedeni ile takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından Seri A No.023020, 12.940,01 TL bedelli ve Seri A No.023015, 38.590,47 bedelli iki adet fatura kesilip faturaya konu malların davacıya teslim edildiğini, müvekkili ile davacı arasında devam eden ticari ilişkiden kaynaklanan işbu faturalardan sonra 12/01/2018 tarihli, Seri A No.023023, 31.301,17 TL bedelli faturanın kesilmiş olup bu faturaya konu malların da davacıya teslim edildiğini, davacı tarafın 31/03/2018 vade tarihli, 19.000 USD ve 05/05/2018 vade tarihli, 6.000 USD bedelli iki adet bonoyu satın aldığı kumaşlar için müvekkiline ciro ettiğini ancak 19.000 USD bedelli bononun bedelinin tamamını ödemediğini, müvekkilinin davacı taraftan alacağının mevcut olması sebebiyle davacı aleyhinde Bursa 17. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile 31/03/2018 vade tarihli 19.000 USD bedelli bonoya istinaden takip başlatıldığını, Bursa 17. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında davacı tarafın borca ilişkin herhangi bir itirazı ve ödemeye ilişkin makbuz bulunmadığını, ayrıca davacı tarafın müvekkiline atmış olduğu whatsapp mesajları ile kendisinin borçlu olduğunu ikrar ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, her ne kadar davacı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtlarına göre cari hesap sonu itibariyle davalı taraftan 41.969,53 TL alacaklı olduğu kayıtlı olsa da, davacı tarafından dosyaya sunulan 2 adet dekont örneğinden de anlaşılacağı üzere davalıya 09/05/2018 tarihli 6.000 USD (6.000 USD'lik senede istinaden yapılan ödeme) ve 17/08/2018 tarihli 32.468,00 TL (5.600 USD, kur: 5,798) (19.000 USD'lik senede istinaden yapılan kısmi ödeme) ödemelerin yapıldığı, 19.000 USD'lik senedin davacı tarafından kısmi olarak ödendiği, kalan bakiyesi olan 13.400 USD'ye ilişkin dekont ya da makbuzun dosyaya ibraz edilmediği, davacı tarafın cari hesap sonu itibariyle davalı taraftan 3.377,53 TL alacaklı olduğu, yine her ne kadar davalı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtlarına göre cari hesap sonu itibariyle davacı taraftan 27.923,64 TL cari hesap karşılığı alacaklı olduğu kayıtlı ise de, davacı tarafa 12/01/2018 tarihinde kesilen 23023 nolu 31.301,17 TL değerinde faturanın davacının ticari defterlerinde ve BA bildiriminde mevcut olmadığı, mahkemece faturaya konu malın teslimine ve yemin deliline ilişkin kesin süreye rağmen faturaya konu malların davacıya teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davalının davacıya cari hesap karşılığı 3.377,53 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalı Bursa 14. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra takibine itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 3.377,53 TL asıl alacak tutarı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20' si tutarında hesap edilen 675,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İstinaf talebinde bulunan davacı vekili, davalının 51.530,47 TL değerinde polyester cinsi kumaşı müvekkili firmaya teslim ettiğini, müvekkilin de teslim edilen mallara ve devam eden ticari ilişkiye karşılık davalıya 19.000 USD’lik 31/03/2018 vadeli ve 6.000 USD’lik 05/05/2018 vadeli senedi davalıya ciro ettiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere buraya kadar tarafların ticari defterlerindeki kayıtların aynı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın 31.301,17 TL bedelli fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmemesinden ve 19.000 USD’lik 31/03/2018 vadeli senedin müvekkiline iade edilmemesinden kaynaklandığını, 31.301,17 TL bedelli fatura konusu malların teslim edildiği ve senedin iade edildiğine dair yazılı bir belge bulunmadığını, senedin davalı tarafça müvekkili aleyhine açılan Bursa 17.İcra Müdürlüğünün 2019/3727 sayılı icra dosyasında takibe konu edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davalı vekili, müvekkilinin davacı ile 04/12/2017 tarihi itibariyle ticari ilişkiye başladığını, 04/12/2017 tarihinde ilk 19.000 USD bedelli 31/03/2018 vadeli senedi teslim aldıktan sonra bu senede istinaden 22/12/2017 tarihinde 38.590,47 TL bedelli ve 29/12/2017 tarihinde 12.940,01 TL bedelli toplam 51.530,47 TL bedelli fatura kestiğini, siparişler devam ettiği için 03/01/2018 tarihinde 6.000 USD bedelli, 05/05/2018 vadeli yeni bir senet aldığını, devam eden sipariş için de 12/01/2018 tarihli, 31.301,17 TL bedelli faturayı keserek malları da davacıya teslim ettiğini, bu suretle davacıya toplam 82.831,64 TL bedelli mal teslim edildiğini, 19.000 USD bedelli senedin ödenmediğini ancak devam eden siparişler için 03/01/2018 tarihinde alınan 6.000 USD bedelli 05/05/2018 vadeli senedin ödendiğini, 17/08/2018 tarihinde davacı tarafından 19.000 USD'lik senede istinaden müvekkiline 32.468,00 TL havale yapıldığını ve ödemeler düşüldükten sonra kalan 27.923,64 TL' için müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, davacı aleyhinde Bursa 17. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile 31/03/2018 vade tarihli 19.000 USD bedelli bonoya istinaden 6.255 USD takip başlatıldığını (faturalar karşılığı ödenmeyen miktar olan 27.923,64 TL'nin takip tarihteki dolar kuru olan 4,46 TL'den) uyuşmazlığın davacının 31.301,17 TL bedelli faturayı alım olarak kayıtlarına işlememiş olmasından kaynaklandığını, davacı tarafın müvekkiline atmış whatsapp mesajları ile kendisinin borçlu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yasal şartlarının oluşmadığını, müvekkilinin davacından alacaklı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.Davacı taraf, toplam 51.530,47 TL bedelinde davalından mal aldığını, karşılığında 31/03/2018 vade tarihli, 19.000 USD bedelli ve 05/05/2018 vade tarihli 6.000 USD bedelli olmak üzere iki adet bononun davalıya ciro edilerek teslim edildiğini, bono bedellerinin davalıya ödendiğini, bono bedellerinin ödeme günündeki kur üzerinden hesaplandığında Türk Lirası olarak değerinin 93.500 TL olup davalıdan 41.969,53 TL alacaklı olduğunu ileri sürmekte iken davalı taraf davacıya toplam 82.831,64 TL bedelinde mal teslim edildiği halde 19.000 USD bedelli bononun tamamının ödemediğini savunmaktadır.Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İtirazın iptaline konu Bursa 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine 11/04/2019 tarihinde, cari hesap alacağından kaynaklı 41.969,53 TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durdurulduğu, hak düşürücü süre içerisinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davacının cari hesap ve yevmiye defter kayıtları incelendiğinde, 2017 yılında davaya konu alacağı oluşturan faturanın 2(iki) adet ve toplamda 51.530,47 TL olduğu, bu rakama karşılık 2018 yılında davacı tarafından davalıya 2(iki) adet 19.000,00 Dolar(71.060,00 TL) ve 6.000,00 Dolar(22.440,00 TL) olmak üzere toplamda 25.000,00 Dolar(93.500,00 TL) değerinde senet verildiği, tüm bu kayıtların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, cari hesap sonu itibariyle davacının davalıdan 41.969,53 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalının cari hesap ve yevmiye defter kayıtları incelendiğinde, 2017 yılında davaya konu alacağı oluşturan faturanın 2(iki) adet ve toplamda 51.530,47 TL olduğu, bu rakama karşılık 2018 yılında davacı tarafından davalıya 2(iki) adet 19.000,00 Dolar(71.060,00 TL) ve 6.000,00 Dolar(22.440,00 TL) olmak üzere toplamda 25.000,00 Dolar(93.500,00 TL) değerinde senet verildiğinin kayıtlı olduğu, buraya kadar davacı ve davalının defter kayıtlarının aynı olduğu, bunun sonrasında davacı tarafa 12/01/2018 tarihinde 23023 nolu 31.301,17 TL değerinde faturanın kesildiği, ancak bu faturaya konu malların davacıya teslim edildiğini gösterir bir belgenin mevcut olmadığı, bu faturanın davacının ticari defterlerinde ve BA bildiriminde mevcut olmadığı, 31/03/2018 vade tarihinde ( 19.000,00 USD) 71.060 TL değerindeki ödenmeyen senedin iade kaydının yapıldığı, 17/08/2018 tarihinde ödenmeyen bu senede karşılık davacı tarafından 32.468 TL'lik kısmi ödemenin davalının banka hesabına geldiği, tüm bu kayıtların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre, cari hesap sonu itibariyle davalı ... Şen'in 27.923,64 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu görülmüştür.Davacı taraf, 51.530,47 TL değerinde mal aldığını, karşılığında ise 19.000 USD’lik 31/03/2018 vadeli ve 6.000 USD’lik 05/05/2018 vadeli bono verdiğini, avans verilen bedel kadar mal almadığını bu nedenle alacaklı olduğunu ileri sürmekte olup yapılan yargılama neticesinde davacı tarafından davalıya ciro edilen 6.000 USD bedelli senedin ödendiği ancak 31/03/2018 vade tarihli 19.000,00 USD bedelli senede ilişkin 17/08/2018 tarihinde davalının banka hesabına 32.468 TL'lik kısmi ödeme yapıldığı anlaşılmakla, davacı taraf bono bedelinin tamamını ödediğini ispat edemediğinden davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, davalı taraf 22/12/2017 tarihli 38.590,47 TL bedelli, 29/12/2017 tarihli 12.940,01 TL bedelli ve 12/01/2018 tarihli 31.301,17 TL bedelli üç adet faturaya konu malın davacı tarafa teslim edildiğini savunmakta iken davacı taraf 12/01/2018 tarihli 31.301,17 TL bedelli mal teslimini inkar etmektedir. Söz konusu fatura davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi BA bildirimi de mevcut olmadığından malların teslim edildiğini ispat yükü davalı tarafta olup dosya kapsamı uyarınca davalı tarafça malların teslim edildiği kesin deliller ile ispat edilemediğinden davalı vekilinin istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. Buna göre somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya 19.000 USD ve 6.000 USD bedelli bonoları avans olarak verdiği, karşılığında toplamda 51.530,47 TL değerinde mal teslim aldığı, 6.000 USD bedelli bononun vadesinde ödendiği ancak 19.000 USD (71.060,00 TL) bedelli bononun 32.468 TL'lik kısmının ödendiği, bu suretle davalının davacıya cari hesap karşılığı 3.377,53 TL borçlu olduğu anlaşılmakla, mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ve davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-) Davacı ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 230,68 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80 TL harcın mahsubu ile bakiye 150,68 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-) İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 01/04/2024 ...Başkan... ¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ....Katip... ¸e-imzalıdır