İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ticari haksız fiilden kaynaklı haberleşme altyapı hasarına ilişkin itirazın iptali davasında yetki, sorumluluk, illiyet bağı ve tazminat miktarı uyuşmazlıkları ele alınmaktadır.
Özet: Davacı şirket, davalı idarenin çalışmaları sırasında haberleşme kabloları ve altyapı tesislerinin hasar gördüğünü ve 9.010,31 TL zarar oluştuğunu iddia ederek başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine bu itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş; davalı ise yargı yolu (idari yargı), husumet yokluğu (olay yerinde çalışma yapılmadığı), illiyet bağı eksikliği (tek taraflı tespitler), davacının altyapı tesislerinin mevzuata uygun olmaması nedeniyle müterafik kusur ve talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğu savunmalarıyla davanın reddini istemiştir.

T.C.
İSTANBUL13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2025/828 EsasKARAR NO:2026/436DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))DAVA TARİHİ:17/11/2025KARAR TARİHİ:19/06/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan “... Mah. 1265. Sok. No:38 .../İstanbul” adresinde, 05.04.2024 tarihinde davalı ... tarafından yapılan/yaptırılan çalışmalar esnasında müvekkili şirkete ait haberleşme kablolar ile altyapı tesislerine hasar verildiğini; hasarın ardından müvekkili şirket teknik elemanlarınca durumun tutanakla tespit edildiğini, kamu hizmeti niteliğinde olan iletişim hizmetinin aksamaması için ivedilikle gerekli onarım çalışmalarının yapıldığını ve müvekkili şirketin toplam zararının 9.010,31 TL olarak hesaplandığını, söz konusu zararın tahsili amacıyla hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu ve olay yeri fotoğraflarına istinaden .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden 9.010,31 TL asıl alacak ve 3.104,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.114,61 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını; ödeme emrinin tebliği üzerine davalının borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, tarafların tacir olması ve ticari işletmelerini ilgilendirmesi nedeniyle dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuluculuk Bürosu’nun 2025/... numaralı dosyasında 20.08.2025 tarihinde anlaşma sağlanamadan müzakerelerin sona erdiğini, davalı tarafından icra dosyasına yapılan itirazın haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; alacağın likit alacak niteliğinde olduğunu beyanla; itirazın iptaline ve takibin devamına, haksız itiraz nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yargı yolu yönünden: Müvekkili idarenin 2560 sayılı Kanun ile kurulmuş, kamu tüzel kişiliğini haiz bir kamu kuruluşu olduğunu; dava konusu eylemin hizmet kusuru niteliğinde bulunduğunu ve Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 29.11.2021 tarih ve 2021/602 E. – 2021/612 K. sayılı kararı doğrultusunda görev yerinin idari yargı olduğunu; bu nedenle davanın yargı yolu yokluğundan dava şartı yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazı: Esasa ilişkin itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, hasar tarihi konusunda ihtilaf bulunması halinde ihtiyaten zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, Husumet itirazı: Müvekkili idarenin ve yüklenicilerinin belirtilen tarih ve adreste herhangi bir çalışmasının ve alınmış kazı ruhsatının bulunmadığını; nitekim ... Abone İşleri 2. Bölge Dairesi Başkanlığı’nın 18.12.2024 tarih ve E-...-641.03.03-... sayılı yazısında dava konusu tarih ve adreste idarenin ... Şube Müdürlüğü ile yüklenici firmalarınca kazı çalışması yapılmadığının açıkça beyan edildiğini; bu nedenle davanın husumet yokluğu sebebiyle de reddi gerektiğini, İlliyet bağı yönünden: Davacının zarara uğradığı iddiasını ispat etmek yükü altında olduğunu; davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanağı, hasar keşif formu, fotoğraf ve sair belgelerin tek taraflı olarak düzenlendiğini, davalı idarenin haberi olmadan tutulduğunu ve karşı taraf imzasını taşımadığını; fotoğraflarda idare veya yüklenicisine ait herhangi bir tabela, ekipman ya da personelin bulunmadığını; resimlerde görülen çalışmanın “yeni yapılan bir binanın önündeki çalışma” niteliğinde olabileceğini; bu nedenle davacının zararı ile idarenin eylemi arasında uygun illiyet bağının kurulamadığını, Müterafik kusur yönünden: Davacı şirketin altyapı tesislerinin “Elektronik Haberleşme Altyapı ve Bilgi Sistemine İlişkin Yönetmelik” ile 30.05.2017 tarih ve 2017/DK-TED/178 sayılı, 07.09.2021 tarih ve 2021/DK-TED/240 sayılı Kurul Kararları ile güncellenmiş Elektronik Haberleşme Altyapı Tesisleri Referans Dokümanı’na uygun şekilde tesis edilip edilmediğinin (yeterli derinlik, koruyucu tuğla, ikaz bandı, ikaz levhası vb.) araştırılması gerektiğini; emsal İdare Mahkemesi kararlarında (Örn. 2022/2294 E. – 2024/2188 K.) bu tür eksikliklerin tek başına davalı idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırdığını, Hasar bedeli ve işçilik/araç giderleri yönünden: Talep edilen bedelin piyasa rayicine göre fahiş olduğunu; Yargıtay’ın yerleşik içtihatları (HGK 08.12.2010 tarih, 2010/7-530 E. – 2010/636 K.; Yargıtay 7. HD 2020/1940 E. – 2020/4477 K. vb.) gereği işçilik, araç ve yakıt gibi genel işletme giderlerinin müspet zarar kapsamında olmayıp gerçek zarar ilkesi gereği hesaba katılamayacağını; davacının bu kalemleri zaten yürütmek zorunda olduğu kamu hizmetinin olağan giderleri arasında karşıladığını, Faiz yönünden: Ortada likit ve kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından temerrütten söz edilemeyeceğini; idarenin ancak dava tarihi itibariyle mütemerrit hâle geldiğini; talep edilen faiz türü ve oranının (yıllık %51,75 değişen oranlarda reeskont avans faizi) hukuka aykırı olduğunu; idare aleyhine ancak yasal faize hükmedilebileceğini, beyan ve emsal Mahkeme kararları sunarak; öncelikle yargı yolu ve görev itirazlarının kabulü ile davanın dava şartı yokluğundan reddine; aksi takdirde davanın esastan ve tümüyle reddine; faiz isteminin reddine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davanın; 12.114,61-TL alacak için .... İcra Dairesinin 2024/... Sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı davalıların itirazı üzerine mahkememize açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili davada; ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. no'lu dosyası, Hasar Tespit Tutanakları, Hasar Bildirim Formları, Hasara Ait Resimler, Hasar Keşif Formları, Hasar Giderimine Ait Fatura ve Belgeler , Tanık, ...Arabuluculuk Bürosu'nun 2025/... numaralı dosyasına ait son tutanak, Ticaret Sicil Kayıtları, Şirket Kayıtları ve Belgeler, Bilirkişi İncelemesi ve her türlü yasal delile dayanmıştır. .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Anonim Şirketi borçlu İstanbul Su Ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü olduğu, 9.010,31 TL asıl alacak, 3.104,30 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.114,61 TL alacak için 04/12/2024 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür.Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği, 29/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamındaki dava ve cevap dilekçeleri, icra takip dosyası, hasar keşif ve tespit evrakları, fotoğraflar, ... ve ... resmi yazıları, saha çalışma kayıtları ile malzeme-işçilik dökümleri birlikte incelenip teknik yönden değerlendirildiğinde; Davacı ... A.Ş.’ye ait yeraltı haberleşme altyapısında 05.04.2024 tarihinde fiziksel hasar meydana geldiğinin ve hasarın aynı gün içinde lokal onarımla giderildiğinin dosyadaki teknik belgelerle uyumlu olduğu, Hasar Tespit Tutanağı’nda hasarı yapan kurum olarak “...” gösterilmiş olmakla birlikte; söz konusu tutanağın davacı personelince tek taraflı olarak düzenlendiği, davalı veya yüklenicisinin imzasını taşımadığı; saha fotoğraflarında davalıya ait tabela, iş makinesi, ekipman veya personelin bulunmadığı; davalı ...’nin Abone İşleri 2. Bölge Dairesi Başkanlığı’nın 18.12.2024 tarih ve ... sayılı yazısı ile davacı beyanı olan tarih ve adreste çalışma yapılmadığını; kazı ruhsatı vermekle münhasıran yetkili olan ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü’nün 22.01.2026 tarih ve ... sayılı yazısı ile aynı tarih ve adreste hiçbir gerçek veya tüzel kişiye altyapı kazı ruhsatı verilmediğini resmi olarak beyan ettikleri; dosya kapsamında bağımsız tanık beyanı, ... iş emri/CRM kaydı veya benzeri destekleyici belgenin de bulunmadığı, Bununla birlikte; bilirkişi tarafından yapılan saha/açık kaynak (... – Temmuz 2022) incelemesinde, hasar mahallinin hemen önünde davalı ...’ye ait bir baca (rögar/menhol) ile hemen yanında ...’a ait bir bina bağlantı kutusunun fiilen mevcut olduğu tespit edilmiş olup; bu durumun mahalde davalı idareye ait altyapının bulunduğunu sahada teyit ettiği, Davacının dava dilekçesinde, hasar tespit tutanağında ve icra takibinde hasar yerini “... Mah. 1265. Sok. No:38 ...” olarak göstermesine karşılık, bilirkişi incelemesinde davacı fotoğraflarında gözlemlenen yapı cephesi, parke deseni, ... bacası ve ... bağlantı kutusu konumu ile birebir örtüşen mahallin gerçekte “... Mah. .... Sok. No:24 ...” olduğunun anlaşıldığı; dosyada celp edilmiş ... ... ve ... resmi yazılarının münhasıran davacı beyanı olan “1265. Sok.” adresi üzerinden cevaplandırıldığı, fiilî hasar mahalli olduğu değerlendirilen “.... Sok.” adresi yönünden ise herhangi bir resmi kurum cevabının dosyada bulunmadığı, Bu çerçevede, mevcut dosya verileriyle dava konusu hasarın davalı ...’nin iş organizasyonu kapsamında yürütülen bir çalışmadan kaynaklandığına; yani davalı eylemi ile davacı zararı arasında uygun illiyet bağının bulunduğuna dair teknik kesinlikte bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı; ancak mahalde davalı altyapısının fiilen mevcut olması karşısında bu ihtimalin de tamamen göz ardı edilemediği; hasarın aynı zamanda söz konusu altyapıya yönelik bir bağlantı/bakım/onarım çalışmasından, ... bağlantı çalışmasından, bina inşaatı kapsamındaki bir müdahaleden veya başka bir üçüncü kişi kazısından kaynaklanmış olma ihtimallerinin de teknik açıdan göz ardı edilemediği, İlliyet bağının netleştirilmesi bakımından; fiilî hasar mahalli olduğu değerlendirilen “... Mah. .... Sok. No:24 ...” adresi yönünden hem ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü’nden 05.04.2024 tarihinde verilmiş kazı ruhsatı bulunup bulunmadığına; hem de ... Genel Müdürlüğü’nün ilgili daire başkanlığından (Abone İşleri 2. Bölge Daire Başkanlığı ve/veya Yatırım/İnşaat Daireleri) söz konusu adres ve tarihte gerçekleştirilmiş bir kazı, bağlantı, tamir veya bakım çalışması bulunup bulunmadığına ilişkin ek müzekkere ile bilgi ve belge celbinin yararlı olacağı, Müterafik kusur iddiası yönünden; hasar öncesi davacı altyapısının döşeme derinliği, tranşe detayı, kablo üstü koruyucu eleman ve ikaz bandı gibi unsurlara ilişkin verinin dosyada bulunmaması nedeniyle, müterafik kusur atfına veya bulunmadığına dair değerlendirme yapılamadığı, Hasar Keşif Tutarı Formu’nda toplam şirket zararı 9.010,31 TL olarak gösterilmiş ise de, bunun 8.993,88 TL’lik kısmının malzeme ve işçilik kalemlerinden oluştuğu ve dosya kapsamındaki kayıtlarla teknik olarak denetlenebilir, hasarın niteliğiyle uyumlu ve makul bulunduğu; ancak 16,43 TL tutarındaki işletme zararı kaleminin hesap yöntemi ve teknik dayanağının dosyada denetlenebilir şekilde ortaya konulamadığından teknik değerlendirme dışında bırakılması gerektiği, Sayın Mahkemece illiyet bağının kurulduğunun kabulü hâlinde; .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına konu 9.010,31 TL hasar bedelinin yalnızca 8.993,88 TL’lik kısmının teknik açıdan denetlenebilir ve hasarın niteliğiyle uyumlu olduğu, 16,43 TL tutarındaki işletme zararı kaleminin teknik olarak denetlenemediği, İşçilik, araç ve yakıt giderlerinin müspet zarar kapsamında olup olmadığı; faizin türü ve başlangıcı; %20 oranındaki icra inkâr tazminatı ile yargı yolu, husumet ve zamanaşımı itirazlarına ilişkin değerlendirmenin hukuki nitelikte olup bilirkişi inceleme kapsamı dışında kaldığı, bu hususlardaki takdirin münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu hususu tespit ve rapor edilmiştir. Davacı vekilinin 13/05/2026 tarihli dilekçesinde doğru adresin “... Mahallesi, .... Sokak, No:24” olması gerekirken hatalı adres üzerinden değerlendirme yapıldığı, bu nedenle doğru adres üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, davalı yanın buna muvafakatinin bulunmaması, davacının dava dilekçesindeki adres , buna ilişkin tutulan tutanaklar göz önüne alındığında 13/05/2026 tarihli dilekçesindeki taleplerin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, tarafların defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; taraflar arasındaki hukuki ihtilafın davacı yanın, 04/12/2024 tarihinde davalı borçlu aleyhine .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyası 12.114,61 TL tutarlı alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu ( 05.04.2024 tarihinde .../İstanbul, ... Mah. 1265. Sok. No:38 adresinde yürütüldüğü iddia edilen kazı çalışması sırasında davacı ... A.Ş.’ye ait yeraltı şebekesinin hasara uğratıldığı iddiasıyla 9.010,31 TL hasar bedeli için başlatılan ilamsız icra takibine ...’nin vaki itirazının iptali isteminden kaynaklanmakta olduğu) Davacı dava dilekçesinde, hasar tespit tutanağında, hasar keşif tutarı formunda ve .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı takip dosyasında hasar yerini “... Mah. 1265. Sok. No:38 ...” olarak gösterildiği, buna karşılık, bilirkişi tarafından yapılan saha/açık kaynak incelemesinde, davacının dosyaya sunduğu fotoğraflarda gözlemlenen yapı cephesi (kuaför, dükkân tabelaları, parke deseni, ... bacası ve ... bağlantı kutusu konumu) ile birebir örtüşen mahallin gerçekte “... Mah. .... Sok. No:24 ...” olduğu , bu durum, davacı tarafından dava boyunca beyan edilen adres ile fiilî hasar mahalli arasında sokak adı ve numara farkı bulunduğunu göstermekte olduğu, Dosyada celp edilen ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü’nün 22.01.2026 tarihli yazısı ile ... Abone İşleri 2. Bölge Dairesi Başkanlığı’nın 18.12.2024 tarihli yazısı, münhasıran davacının beyan ettiği adres olan “... Mah. 1265. Sok. No:38” üzerinden cevaplandırıldığı, Fiilî hasar mahalli olduğu anlaşılan “... Mah. .... Sok. No:24” adresi yönünden ise dosyada herhangi bir resmi kurum cevabı bulunmadığı, bu nedenle, mevcut resmi yazıların kapsamı ile fiilî hasar mahalli birebir örtüşmediği husununu tespit ve rapor edildiği denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davacının davasının REDDİNE,2-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732,00 -TL harcın başlangıçta peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, -6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-)Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-)Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 12.114,61-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,5-)Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı Miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/06/2026 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)