İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin gayrimenkul danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, gayrimenkul danışmanlık hizmetinden kaynaklanan 11.800 TLlik faturanın 3.000 TLlik kısmının ödenmesi sonrası kalan 8.800 TL bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıyla ilgilidir; ilk derece mahkemesi, davalının faturayı defterine kaydetmesi ve kısmi ödeme yapmasını dikkate alarak itirazın iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmetmişken, davalı vekili borcun bulunmadığını, hizmetin belirsizliğini ve icra inkar tazminatının hukuka aykırılığını ileri sürerek karara itiraz etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/423
KARAR NO: 2026/778
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/06/2020
NUMARASI: 2019/594 Esas - 2020/318 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/05/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Gayrimenkul danışmanlık hizmeti ile iştigal ettiğini, yapılan iş neticesinde davalı tarafa 26,01.2018 tarih ve ... seri numaralı toplam 11,800,00 Tl fatura düzenlenerek teslim edildiği, davalı tarafın iş bu faturaya karşılık kısmi ödemede bulunduğu, faturayı defterlerine kayıt ettiğini, borcun kalan kısmını ödemediğini, borçlu davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü' nün ... E, Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının süresinde itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk müessesesin den sonuç alınamadığım, davalının itirazının kötü niyetli olduğunu, davalının itirazın İptaline ve takibin devamına, davalı/ borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalının , davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın haksız menfaat elde etmeye çalıştığım, verilen danışmanlık hizmetinin neye ait olduğunun açıklanmadığını, bu nedenle icra takip konusu bedelin her hangi bir hukuksal dayanağının bulunmadığım, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, söz konusu %20 icra inkar tazminat talebinin hukuka aykırı olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığım, zaman aşımı defi’ini ileri sürdüklerini, haksız ve yersiz davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;"Dava bir adet (26/01/2018 tarihli 11.800,00 TL fatura alacağından ödenen 04/05/2019 tarihinde ...aracılığı ile ödenen 3.000 ,00 TL nin mahsubu ile 8.800,00 TL bakiye )fatura alacağına dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf davalı aleyhine ....İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile fatura alacağından kaynaklı takip başlattığı ,davalının borcu olmadığı savı ile süresinde takibe itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde ve dava değeri 8.800,00 TL üzerinden açıldığı anlaşılmakla;
Her ne kadar davalı yan borcu inkar etmiş ve de defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemiş yalnızca elektronik ortamda bilirkişiye bir ksım evrak ve cari hesap sunmuş ise de ;davalının dava konusu faturayı kendi defterine kayıtladığı, davacı yan ticari defter ve belgeleri ile her iki tarafın 2018 yılı ba-bs formları üzerinden yapılan inceleme uyarınca her iki tarafından takibe konu fatura yı vergi dairesine bildirdiği anlaşılmakla; davalının kısmi ödemesinin mahsubu ile davacının takip miktarı kadar alacaklı olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle,
"Davanın kabulüne, ....İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline takibin asıl alacak 8.800 TL üzerinden aynen devamına, Asıl alacak 8.800 TL'nin %20'si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilirse.." dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde; İlk derece mahkemesince, davalının , davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen aksi yönde verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça, takip konusu edilen miktar açısından davalının herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafça danışmalık hizmeti verildiği belirtilmesine rağmen bunun neye binaen olduğu ve ne açısından fatura düzenlendiğinin açıklanmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hukuka aykırı odluğunu, alacak yargılamayı gerektirdiğinden borcun likitte olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili talepli davalı aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının 26.01.2018 tarihli 075208 numaralı 11.800,00 TL bedelli faturadan kaldığı belirtilen 8.800,00 TL alacak yönünden 8.800,00 TL'nin tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mali müşavir tarafından düzenlenen 14.03.2020 tarihli raporda özetle; davacının incelenen ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 8.800,00 TL alacaklı bulunduğu, davacı tarafın BS formlarında sayfa 2. Sırada 25'te fatura bedeli KDV hariç 10.000 TL olarak usulüne uygun olarak beyan edildiği, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, defter fotokopilerini sunduğu , 2018 yılı kayıtlarda TL cinsinden hesap hareketleri incelendiğinde ... -.... cari hesap kodunda takip ettiği, davacı tarafın davalı adına düzenlenen faturayı 2018 yılı yevmiye defterine usulüne uygun davacı taraf alacağı olarak kayıtladığı, davalının BA formlarında davacı faturalarının beyan edildiği, icra inkar tazminat bedeli yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu görüşünde bulunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:
6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; "...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir.
Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nin m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır... Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nin 222. (6762 sayılı TTK'nin 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyette olup somut uyuşmazlıkta gayrimenkul danışmanlık hizmeti verilmediği iddiasını ispatla yükümlü olan tarafın davalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut davada, davacı tarafından verildiği anlaşılan gayrimenkul danışmanlık hizmeti dolayıyla davalı tarafın yaptığı kısmi ödemenin tenzili ile bakiye alacak yönünden davalı aleyhine icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafın sunduğu ticari defter/kayıtlar, davalı tarafın sunduğu ticari defter fotokopileri, tarafların BA, BS kayıtları ve bilirkişi raporunda yapılan teknik tespitler nazara alındığında, dosya taraflarının 2018 yılı ticari defterinde takibe konu faturanın kayıt altına alındığı, davacının alacak iddiasının dosya arasına alınan BA ve BS formlarında yer alan bilgilerle örtüştüğü, takibe konu bakiye alacakla ilgili olarak davalı tarafça davacı taraf yapılan herhangi bir ödemenin tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, takibe konu faturalara dayanak hizmetin verildiği davacı tarafça ispatlandığından davanın kabulüne dair karar verilmesi yerinde olup, aksi yöndeki istinaf sebebinin reddine dair karar verilmiştir.
İş bu nedenle HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması na, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf harcından, davalı tarafından yatırılan 225,20 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 506,80 TL harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/05/2026