İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde ödenmeyen ticari çeklere dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Davacı şirket, davalılarla arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve vadesinde ödenmeyen çek alacağını tahsil etmek amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine davalıların yaptığı itirazın iptali talebiyle bu davayı açmıştır; davacı, borçluların itirazlarının reddedilerek takibin devamını, belirli miktar çekin takibe konulan kısmının iptaliyle birlikte icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ederken, mahkeme ise uyuşmazlığın taraflar arasındaki ticari ilişki ve senetlerden kaynaklanan borcun haklılığı ile davalı itirazının geçerliliği noktasında toplandığını belirterek, ticari defterler ve ilgili kayıtlar üzerinde mali muhasip bilirkişi incelemesi yapılmasına karar vermiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/22
KARAR NO : 2026/590
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2025
KARAR TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalılarla olan ticari ilişkiden kaynaklı mevcut olan borcuna karşılık ciro edilen ---- Şubesine ait ---- seri no'lu, 16.04.2019 keşide tarihli 50.000,00 TL'lik çek ile---Şubesine ait ---- seri no'lu 100.000,00 TL'lik çeklerin vadesinde ödenmemesi nedeni ile müvekkilin alacağının tahsili için ---. İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalıların borca itirazı sonucu takibin durduğunu, sonuç olarak borçluların yetki itirazının reddini, davalıların --- İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı takip dosyasına yaptıkları itirazların reddini, davalı şirket açısından 145.940,00 TL, davalı tacir şahıs açısından 50.000,00 TL'lik çekin takibe konulan 47.970,00 TL'si bakımından iptali ile takibin devamını, davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen senetten kaynaklı borcun ödenmediği iddiasına davalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.
Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir (--- Bam ---.HD ---- Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.
Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.
İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir (Yargıtay ---.HD----
---İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı dosyasının tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, asıl alacak ve faiz olmak üzere toplam 296.883,00 TL alacağın davalıdan tahili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının 06/06/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.
Mahkememizce tensiple birlikte, dava/takip konusu icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından taraflar arasında bulunan sözleşme, takip konusu faturalar ve ilgili kayıtların sunulması istenilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle tanzim edildiği iddia olunan iki adet çeke bağlı olarak davacının başlattığı takibe yapılan itirazın haklı olunup olunmadığı, haklı değil ise inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmış mahkememiz 25/05/2025 tarihli ara kararı ile şirketin ticaret defter ve ilgili kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesi için dosyanın mali muhasip bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir.Temin edilen 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda;
"1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı Defter-i Kebir Açılış onamasının süresinde yaptırıldığı, yevmiye defteri ve envanter defterinin sunulmadığı. Davacı şirketin ibraz ettiği 2019 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, envanter defterinin sunulmadığı görülmüştür.
Sayın Mahkemenin 21.05.2025 tarihli ara kararı davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafın bilgisayar ortamında kayıtlı olan davalı tarafa ait 2018 yılı --- Kodlu Alcılar hesabı, ---- Kodlu Alcılar hesabı ile ---- Kodlu Alınan Sipariş Avansları hesabı ile 2019 yılı ticari defterlerinde davalı tarafa ait olan davalı tarafa ait --- Kodlu Alcılar hesabı ile ---- Kodlu Alınan Sipariş Avansları hesapları incelenmiş olup aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir. Davacının 2018 yılından 2019 yılına devir olan alacağının 49.282,32 TL olduğu, davacı tarafından 01.02.2018 tarihinden 26.03.2019 tarihine kadar davalı tarafa 25 fatura ile 1.108.451,60 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalı taraftan takibe konu olan ----Şubesi Şubesine ait --- seri nolu 100.000 TL tutarlı, ----Şubesine ait ---- seri nolu 50.000 TL tutarlı çekler ile birlikte toplam 1.204.192,00 TL ödeme aldığı, 8.227,53 TL tutarlı iade faturasının davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı taraftan alacaklı olmayıp, davalı tarafa 54.685,61 TL borçlu olduğu. Dosya kapsamında davacı tarafın 2018 yılı BS formu ile davalı tarafın 2018 yılı BA formları bulunmadığından, davalı tarafın davacının 2018 yılına ait 24 adet KDV dahil 1.087.702,77 TL tutarlı faturasını BA formunda bildirimin yapılıp yapılmadığı tespit edilmemiştir.
Davacı tarafın 2019 yılına ait 1 adet KDV dahil 20.748,83 TL tutarlı faturası, davalı tarafından 2019 yılı BA formunda bildirimin yapılmış olduğu görülmüştür.
Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Takibe konu olan-----seri nolu 100.000 TL tutarlı, -----Şubesine ait ----- seri nolu 50.000 TL tutarlı çeklerin karşılıksız çıktığının, davacının 2018 yılına ait 24 adet KDV dahil 1.087.702,77 TL tutarlı faturalarının davalı tarafından 2018 BA formunda bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiğin kabul halinde;
Davacı tarafın 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı tarafa olan 54.685,61 TL borçlu bakiyesinden ----- Şubesi Şubesine ait ----- seri nolu 100.000 TL tutarlı, ---- Şubesine ait ------ seri nolu 50.000,00 TL tutarlı çeklerin mahsup edilmesi ve çek tazminat tutarlarının davalı alacağına eklenmesi suretiyle, davacı alacağı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
31.12.2019 Tarihi İtibariyle Davalı Alacağı
-56.685,61
--- Çek No ----- 16.04.2019 Vadeli Karşılık Çek Tutarı
50.000,00
Kalan Davacı Bakiye Borç Tutar
-6.685,61
---- Çek No ----- 22.04.2019 Vadeli Karşılıksız Çek Tutarı
100.000,00
--- Çek No ----- 16.04.2019 Vadeli Çek Tazminat Tutarı
-2.300,00
--- Çek No ----- 22.04.2019 Çek Tazminat Tutarı
-2.300,00
Kalan Davacı Alacak Tutarı
88.714,39
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, davacının takibe konu olan--- Sapağı Şubesine ait ----- seri nolu 50.000,00 TL tutarlı çekten kaynaklı davalı taraftan alacağının bulunmadığı,---. Şubesi Şubesine ait ----- seri nolu 100.000 TL tutarlı çekten kaynaklı davalı taraftan 88.714,39 TL alacaklı olduğu görülmektedir.
3. İşlemiş Faiz Yönünden:
Takip alacaklısı davacı taraf 06.05.2024 tarihli icra takibinde, 145.900,00 TL tutarlı çek alacağına 135.899,00 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında yılık %51,75 oranında avans faizi yürütülmesini talep etmiştir.
Takip alacaklısı davacı taraf huzurdaki davada işlemiş faiz talebinde bulunmamış, 145.900,00 TL harca esas değer üzerinden itirazın iptal davası açmıştır.Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak tutarı için takip sonrasında avans faizi yürütülebileceği" belirlemelerine yer verilmiştir.
Temin edilen bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, mahkememiz 09/10/2025 tarihli celsesinde itirazlar ile sınırlı olmak üzere ek rapor alınmasına karar verilmiştir.26/04/2026 tarihli ek raporda,
"1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı şirketin ibraz ettiği 2018 yılı Defter-i Kebir Açılış onamasının süresinde yaptırıldığı, 2018 yılı yevmiye defteri ve envanter defterinin incelemeye ibraz edildiği. Davacı şirketin ibraz ettiği 2019 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, envanter defterinin sunulmadığı. Davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmamıştır.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Sayın Mahkeme dosyasına sunulan 01.09.2025 tarihli kök bilirkişi raporu, davacı tarafından 2018 yılı yasal ticari defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafından incelemeye sunulan 'cari hesap dökümleri' ve 2019 yılı davacı ticari defterleri üzerinden tanzim edilmiştir. İncelemeye ibraz edilen dava dışı "---- Şirketi" ait --- kodlu hesap ile davalı "..." ait .----- kodlu hesap arasındaki unvan benzerliği fark edilememiş;
Raporun düzenlendiği tarihte tarafların 2018 yılı BA-BS formları dosyada mevcut olmadığından karşılaştırmalı inceleme yapılamadığından dava dışı şirkettin carisinde kayıtlı olan ve davacı tarafından 2018 yılı BS formunda dava dışı şirkette yapılan satışlar olarak bildirimi yapılan 1.033.203,87 TL tutarındaki 21 adet fatura sehven davalı borçluya ait hesaba dahil edilerek hesap hatası yapılmıştır.Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
Davacının 2018 yılı BS formu ve incelemeye sunulan dava dışı şirketin ------ kodlu cari hesabına göre; davacı tarafından dava dışı şirkete 21 adet fatura ile 1.033.203,87 TL tutarında satış yaptığı ve takibe konu 2 adet, toplam 150.000,00 TL tutarlı çeklerin, dava dışı şirketin fatura borçlarından mahsup edildiği ve 2019 yılı ticari defterlerine göre dava dışı şirkette 31.12.2019 tarihi itibariyle 19.498,90 TL borçlu olduğu görülmüştür.
Davacının 2018-2019 yılları BS formları ile davalının BA formu karşılaştırıldığında; davacı tarafından davalı tarafa 2018 yılında 3 adet fatura ile 46.184,00 TL tutarında, 2019 yılında 1 adet fatura ile 17.583,00 TL tutarında olmak üzere 4 adet fatura ile toplam 75.247,73 TL tutarında satış yapıldığı ve 2019 yılı ticari defterlerine göre davalı tarafa 31.12.2019 tarihi itibariyle 37.352,27 TL borçlu olduğu ve takibe konu çeklerin davalı borcundan mahsup edilmediği dikkatte alındığında, davacının davalı taraftan takibe konu 2 adet çekten kaynaklı herhangi bir alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır." belirlemelerine yer verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; zamanaşımına uğrayan her iki senet bakımından davacının alacağını usulüne uygun ve senetle ispat etmesi gerektiği; temin edilen mali kayıtlar ve ticari defterler üzerinde yapılan incelemeye göre, davacı tarafından davalı tarafa 2018 yılında 3 adet fatura ile 46.184,00 TL tutarında, 2019 yılında 1 adet fatura ile 17.583,00 TL tutarında olmak üzere 4 adet fatura ile toplam 75.247,73 TL tutarında satış yapıldığı ve 2019 yılı ticari defterlerine göre davalı tarafa 31.12.2019 tarihi itibariyle 37.352,27 TL borçlu olduğu ve takibe konu çeklerin davalı borcundan mahsup edilmediği dikkatte alındığında, davacının davalı taraftan takibe konu iki adet çekten kaynaklı bakiye herhangi bir alacağının bulunmadığı; davalı tarafından ihtara rağmen defterlerin ibraz edilmediği, mali inceleme gününe iştirak edilmediği anlaşılmakla davacının defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil edebileceği anlaşıldığından mevcut delil duruma göre sübut davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Sübut bulmayan davanın reddine,
2-HARÇLAR
Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 2.492,30 TL peşin harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.760,30 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-VEKALET ÜCRETİ
Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-ARABULUCULUK ÜCRETİ
Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
5-YARGILAMA GİDERLERİ
a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
b-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.